Bir Günde Neden 24 Saat Var?

Onluk sayma sistemi kullanmamıza rağmen saatlerden bahsettiğimiz zaman 12 lik sayma sistemine geçiyoruz. Bunun nedeni anlamak için geçmişte kısa bir yolculuğa çıkmamızı gerekiyor.

Bir günün 24 saate bölünmesinin geçmişinin, aynı zamanda günü daha küçük zaman dilimlerine ayıran ilk medeniyet olarak bilinen, antik Mısır’a dayandığı tahmin ediliyor. Ancak neden 24 sorusu bazen akıllara gelebiliyor.

Mısırlıların zamanı ölçmek için güneş saatlerini kullandığı biliniyor. Güneş saatleri düz bir yüzey üzerine yerleştirilen bir çubuğun gölgesinin uzunluğunda ve yönünde gün içinde ortaya çıkan değişimler takip edilerek zamanın ölçülmesine dayanıyordu. Ancak elbette bu sistem geceleri çalışmıyordu.

Mısırlılar gökyüzündeki 36 yıldızı ve yıldız kümesini gözlemleyerek bir yılı on günlük 36 parçaya ayırıyordu.Bu yıldızlardan 18’i gün batımı ile gün doğumu arasındaki zamanı ölçmek için kullanılıyordu.

Alacakaranlık zamanlarını belirlemek için üçer yıldız kullanılırken, 12 yıldız gökyüzünün tam olarak karanlık olduğu dönemin daha küçük zaman aralıklarına bölünebilmesini sağlıyordu.

Bu yıldızlardan her birinin ortaya çıkışı bir saati gösteriyordu. Ancak Mısırlılar gündüzü ve geceyi bugünkü gibi 12’şer saatlik bölümlere ayırmışsa da saatlerin uzunluğu birbirine eşit değildi.

Herhangi bir saate baktığınız da dairesel bir kadranla karşılaşırsınız. Bu fikrin çıkış noktası da 60’lık sayma sistemini kullanan Sümerler olarak biliniyor.

60 birçok bakımdan kullanışlı bir sayıdır: İki elle sayılabilecek en büyük sayı olmasının yanında, biliyoruz ki 2, 3, 4, 5, 6, 10, 12, 15, 20 ve 30’a tam bölünür ve 10 tane böleni olan daha küçük bir sayı yoktur.

Sümerliler daireyi de iyi tanıyorlardı.Bir dairenin çember uzunluğunun yarıçapa bağlı olarak nasıl hesaplanabileceği hakkında oldukça iyi fikirleri vardı.Sümerler, bir çemberin uzunluğuna, içine çizdikleri düzgün çokgenlerin kenar uzunluklarını hesaplayarak yaklaşıyorlardı.

Sümerler, çemberin içine çizilmiş bir düzgün altıgenin çevresinin, yarıçapın tam tamına altı katı olduğunu biliyorlardı.Çemberin içine çizilmiş bu altı adet eşkenar üçgen, çemberin 360’a bölünmesinin ana nedeni olsa gerektir: 60 derecelik 6 tane eşkenar üçgen. Buradan da yola daireyi 12 eş parçaya ayırmak oldukça kolay.

Neden 12 sorusuna geri gelince; Sağ elinizi açın. Başparmağınızı kullanarak diğer parmaklarınızın boğumlarını sayın. 12 adet değil mi? Her parmakta 3 boğum, 4 parmak toplamı 12 adet.

Matematiğin günlük hayata uygulanmasında her zaman basit düşünmek gerek gördüğünüz gibi…

Matematiksel

Yazıyı Hazırlayan: Sibel Çağlar

Kadıköy Anadolu Lisesi, Marmara Üniversitesi, ardından uzun süre özel sektörde matematik öğretmenliği, eğitim koordinatörlüğü diye uzar gider özgeçmişim… Önemli olan katedilen değil, biriktirdiklerimiz ve aktarabildiklerimizdir bizden sonra gelenlere... Eğitim sisteminin içinde bulunduğu çıkmazı yıllarca iliklerimde hissettikten sonra, peki ama ne yapabilirim düşüncesiyle bu web sitesini kurmaya karar verdim. Amacım bilime ilgiyi arttırmak, bilimin özellikle matematiğin zihin açıcı yönünü açığa koymaktı. Yolumuz daha uzun ve zorlu ancak en azından deniyoruz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.