Einstein Bile Hata Yapar! Einstein’ın Beş Hatası

Fizikçiler sürekli olarak Albert Einstein’ın yanıldığını kanıtlamaya çalışıyorlar ve çoğunlukla başarısız oluyorlar. Bilim insanları onun fikirlerini çürütmeye çalışsa da Einstein daima kazanır. Ama bu durum, onun hiç yanılmadığı anlamına gelmiyor elbette. O da hepimiz gibi insandı ve bazı hatalar yaptı.

Ancak işin güzel tarafı Einstein hata yapmaktan ve bunları itiraf etmekten asla korkmadı. Fark edebildiği hesaplama veya düşünce hatalarını bulduktan sonra bunları çözümlemek için yeni yöntemler üzerinde çalışmalarına devam etti. Kendisinin de söylediği gibi, ” Matematikte zorlanıyorsanız, aldırış etmeyin. Sizi temin ederim ki ben hala zorlanıyorum.” biçimindeki sözleri onun alçak gönüllüğünü bizlere yansıtır. Özellikle genel görelilik teorisini geliştirirken Einstein pek çok matematiksel ve kuramsal hata yaptığını itiraf etmiştir. Ancak Einstein hataları bile öğreticidir. İşte bunlardan birkaçı.

Einstein’ın Bazı Hataları

1) Kozmolojik sabit

Einstein’ı ele aldığımızda hayatında yaptığı en büyük hata kozmolojik sabitini tanımlamak olmuştur. Einstein 1916 yılında genel görelilik teorisini evrene uyguladığında kendi denklemlerinin evrenin sabit olmadığını aksine evrenin ya genişlediğini ya da küçüldüğünü gösterdiğini fark etti. Bu bulgu Evrenin değişmezliğini savunan daha önceki fikirler ile bir tezatlık oluşturuyordu.

Einstein daha öncesinde pek çok defa kalıplaşmış düşüncelere karşı çıksa da bu sefer çalışmalarının ortaya çıkardığı sonuca bir türlü kendini de inandıramadı. Ne olursa olsun, sabit evren kavramını koruyan bir şeyler bulması gerektiğini düşündü. Bu nedenle Einstein kozmolojik sabit diye adlandırdığı yeni bir terimi denklemlerine ekledi. Sonuç olarak evrenin genişlemesini ya da küçülmesini zaman ile ayarlamayı düşünmüştü. Artık evren dengesiz ama sabitti. Ancak bu elbette bilinen en önemli Einstein hatası idi.

Einstein’in kozmolojik sabiti kullanarak değiştirdiği alan denklemi

1922 yılında matematikçi Alexander Friedmann Einstein denklemlerinin, içindeki kozmolojik sabite rağmen, hala evrendeki genişleme ya da küçülmeyi gösterdiğini kanıtladı. Einstein başlangıçta bu sonuca kuşku ile yaklaştı. Fakat mevcut çalışmayı inceledikten sonra doğru olduğunu kabul etti. 1929 yılında Edwin Hubble evrenin genişlediğini ispatladı. Einstein 1931 yılında “O zaman kozmolojik sabitten kurtulun,” diye bağırdı. Bunu en büyük hatası olarak kabul etti. Fakat astrofizikçiler Kozmolojik sabiti, karanlık madde, karanlık enerji gibi kavramlar ile birlikte ilerleyen yıllrda yeniden kullanmaya başladı. Bu nedenle kozmolojik sabit 21. yüzyılın evren ile ilgili açıklamalarında yendein karşımıza çıkıyor.

2) Yerçekimsel Dalgalar

Bilim insanları, geçtiğimiz yıllarda, yerçekimi dalgalarını doğrudan tespit ettiklerini açıkladılar. Bu tespit, neredeyse tam 100 yıl önce varoluşlarını öngören Einstein’ın çalışmasının büyük bir onayıydı. Ancak, bir süreliğine Einstein’ın kendisi de bunun gerçekten var olduğundan şüphelenmişti. Uzay-zamandaki dalgalanmalar Einstein için biraz fazla abartılı görünüyordu. Dahası, yerçekimi dalgalarının nasıl çalıştığını açıklamak için matematiksel bir formül yazmaya çalıştığında bunu başaramadı.

kutle cekim kuvveti nedir

Böylece Einstein yerçekimi dalgalarını reddetti (kendi teorisi onların var olduğunu öngörmesine rağmen!). Neredeyse bu büyük hatayı içeren bir makale yayınlayacaktı. Neyse ki başka bir bilim insanı, makale baskıya gitmeden önce onun hatasını fark etti. Einstein, yerçekimi dalgaları formülünü düzeltmeyi başardı ve onların var olduğunu öne süren düzeltilmiş versiyonu yayınladı. Tabi ki artık onları gördüğümüz için, gerçek olduklarını da biliyoruz.

3) Karadelikler İle İlgili Sorun

Günümüzde kara deliklerin sadece var olmakla kalmayıp, bazılarının Samanyolu’nun merkezinde olmak üzere, güneşin kütlesinin milyonlarca katına ulaştığına dair, bol miktarda kanıtımız var. Ancak Einstein kara deliklerle ilgili bir sorun yaşıyordu. Teorileri onların varlığını öngörse de, onlara bir türlü anlam veremedi. Ancak yerçekimi dalgalarının aksine bu konudaki fikrini asla değiştirmedi. Sonuçta mevcut fizik kuralları karadeliklerin merkezindeki tekillikler etrafında çalışmıyordu. Makalelerinden birinde “Elbette, bu fenomeni doğrudan gözlemleme ümidi yok” diye yazmıştı. Ama yanılıyordu.

4) Kuantum Mekaniğini Ret

Einstein’ın evrene ilişkin görüşlerinin çoğu zekice düşünülmüş deneylerinin sonucuydu. O büyük fikirler üretme ve onları takip etme yeteneğine sahipti. Yine de, en küçük parçacıkların öngörülemez bilimi olan kuantum fiziğinin öncülerinden biri, evrenin temelde rastgele olduğu fikrini asla önemsemedi. Einstein’ın kuantum mekaniği hakkında büyük şüpheleri vardı. Ancak kuantum mekaniğinin gerçek olduğunu günümüzde biliyoruz. Bu yüzden Einstein’ın teoriyi kabul etmedeki başarısızlığı, onun en büyük bir başka hatası olarak kabul edilebilir. İronik kısmı, ona 1921’de Nobel Ödülü’nü (fotoelektrik etki) kazandıran araştırma, kuantum mekaniğinin gelişmesinde büyük ölçüde etkili olmuştur.

5) Birleşik Alan Teorisi İle İlgili Sorunlar

Belki de Einstein’ın en büyük hatası başarılarının mahkumu olmasıdır. Einstein’ın kütle çekimini uzay-zaman geometrisi ile açıkladığı  başarısından sonra, geometrik prensiplere dayanan “Birleşik Alan Teorisi” içine kütle çekimini de dahil etmeye çalıştı. Araştırmacılar yüzyıllar boyunca doğanın tüm temel kuvvetlerini ve bunların tek bir teori içerisinde nasıl etkileşime girdiğini tanımlamaya çalıştılar. Birleşik alan teorisi olarak isimlendirilen bu teori, üzerinde yıllarca çalışan Albert Einstein’ın çabalarını boşa çıkardı. Einstein’ın teoriyle ilgili ilk yazısı 1922’de yayınlandı. Daha sonra Einstein, uzayın ve zamanın eğriliğini ölçen metrik tensörü birleştiren bir teori ortaya koymaya çalıştı. Einstein, yaşamının son otuz yılında her iki yöntemde de çalışmalarına devam etti fakat bir başarıya ulaşamadı.

Bütün bu hatalara rağmen, Einstein hala tüm zamanların en etkili bilim insanlarından biri olarak kabul edilmektedir. Sonuçta, yol boyunca birkaç hata yapmadan bir alanda devrim yapamazsınız.

İleri okumalar:

Matematiksel

Sibel Çağlar

Merhabalar. Matematik öğretmeni olarak başladığım hayatıma 2016 yılında kurduğum matematiksel.org web sitesinde içerikler üreterek devam ediyorum. Matematiğin aydınlık yüzünü paylaşıyorum. Amacım matematiğin hayattan kopuk olmadığını kanıtlamaktı. Devamında ekip arkadaşlarımın da dahil olması ile kocaman bir aile olduk. Amacımıza da kısmen ulaştık. Yolumuz daha uzun ama kesinlikle çok keyifli.

Bu Yazılarımıza da Bakmanızı Öneririz