Fizik

Zaman Nedir? Zamanın Bilimsel Bir Açıklaması Var mıdır?

Zamanı kontrol etmek isteriz. Kötü zamanlarımız, iyi za­manlarımız, eski zamanlarımız, çılgın zamanlarımız olduğundan bahse­deriz. Zaman ayırırız, zaman tutarız, zaman yaratırız, zaman harcarız, zaman geçiririz. Zaman hiç kimseyi beklemez! Bazen uçar gider, bazen çaktırmadan yanaşır ve bazen de acımasızca geçer gider. Genelde zama­nımız hiçbir şeye yetmez. Peki, zaman nedir?

Kimisi için günden güne, acımasızca akıp geçen süre. Fakat bahsettiğimiz bu süre, hayatlarımızla öyle içiçe geçmiş bir süre ki, onu ancak, bir toplantıya geç kaldığımızda veya aniden saçlarımızda çıkan beyazları gördüğümüzde fark ediyoruz. Zamanın peşine düşen fizikçilerin devreye girmesiyle işler biraz karmaşıklaşıyor. Termodinamiğin ikinci kanunu, zamanın akışına bağlı olarak, evrenin düzensiz bir biçimde büyüdüğünden bahsederken; Einstein, zamanın genişleyip, daralabileceğini iddia ediyor mesela. Peki, o zaman…

Zaman Nedir?

Evrene dair sorabileceğiniz bütün soruların içinde en eğlenceli olanlar, kulağa en basit gibi gelen, ama aslında cevaplaması zor olan sorulardır. Öncelikle anlamaya çalıştığımız şeyin bir tanımını yapmalı, ar­dından tanımı matematiksel ifadeye dönüştürmeliyiz. Böylece elimiz­deki veriyi bir mantığa oturtabiliriz. Öyleyse bilimsel olarak zaman nedir? Zamanı tanımlamak zordur. Bunun nedeni bu kav­ramın deneyimlerimizin ve düşünce şeklimizin içine yerleşmiş olmasıdır. Zaman, şu anda elimizde olan “şimdi” ile geçmişte elimizde olan “şimdiyi” ilişkilendirmemizi sağlar. İçinde bulunduğumuz anda ne yaşıyorsak ona şimdi adını veririz, ama şimdi geçicidir. Ama zaman bir yandan da gelecekle de alakalıdır. Gerçek şu ki insanlar tarafından yapılacak herhangi bir zaman tanımı kendi deneyimlerimizin doğası uyarınca deforme olmaya mahkumdur. Aynı sorun fizikçiler için de geçerlidir. Bu nedenle onlar olaya farklı bir çerçeveden yaklaşırlar.

Fizikçiler zamanı kesintisiz bir deneyimler akışı olarak düşünmek yerine onu dilimlere ayırarak anlamaya çalışırlar. Yani zamanı film kareleri gibi düşünebilirsiniz. Fizikçiler için bu anlık görüntülerin her biri, belirli bir ana dair etkile­şim durumunu tarif eder. Her biri donmuş, statik ve değişmezdir. Bu karelerin her biri bağımsız olarak var olamazlar, birbirlerine bağlıdırlar. Tek yapılması gereken belli bir nedensellik çerçevesinde sıraya dizilmeleridir. Fizik bilimi, belirli bir kareye bakarak olası olan ve olmayan gelecek kareleri söyler. Değişimle dolu evren tanımımız da, fizik kurallarına göre bir­birleriyle ilişkilendirilip sıraya dizilmiş anlık karelerden oluşan bir bütündür.

Uzay – Zaman Nedir?

Aynı yaklaşım biçimi uzay içindeki hareketimize de uygu­lanabilir. Bu da bizi, uzay ve zamanın birbirleriyle son derece yakından ilişkili oldukları ihtimaline götürür. Bu sayede de zamanı, içinde ilerleyebildiğimiz bir başka yön olarak düşünebiliriz. Gerçekten de modern fizik bize, uzay ve zamanın birbirlerine epey benzediklerini söyler. Ve zamanı, içinde ilerleyebildiğimiz bir başka yön olarak düşünmek de doğrudur. Zamanı başka bir boyut olarak düşünmek mevcut matematiksel teo­rilerimizle uyumlu olsa da onu son derece farklı kılan çok önemli fark­lar olduğunu unutmamalıyız. Zamanla olan ilişkiniz uzayla olan ilişkinizden çok daha farklıdır. Örneğin, uzayda istediğiniz biçimde hareket etme özgürlü­ğüne sahip olursunuz. Söz konusu zaman olunca, bu tür özgürlükleriniz olmaz. Uzayda farklı zamanlarda aynı konumda bulunabilir, ama aynı zamanda farklı konumlarda bulunamazsınız. Zaman ile ilgili daha tartışılacak çok şey var. Bunları şimdilik başka yazılara bırakalım ve bir bilim insanının sözlerine kulak verelim.

Carlo Rovelli ve zamanın anlamı üzerine

Carlo Rovelli, kariyerinin büyük bir kısmını zamanın gizemini çözmeye adamış ve meslektaşları arasında kuantum çekim döngüsü ile ilgili yaptığı çalışmalarla ün yapmış İtalyan bir fizikçi. Halk arasında ise, bilimsel konuları, dokunaklı ve hatta şiirsel bir dille anlatabilme yeteneği ile biliniyor. Rovelli, aşağıda izleyebileceğiniz konuşmasında zamanın, her yerde aynı hızla ilerlediği fikrinden başlayarak ve aynı salonu paylaştığı insanlarla bile aynı anı paylaşmadığı iddiasında bulunarak zamanla ilgili oluşmuş kanıları tek tek çürütmeye çalışıyor. Konuşmasına, zamanın geçmişten geleceğe doğru tek bir yönde aktığı inancını yıkmaya çalışarak devam ediyor. “Öyle sanıyorum ki, şu an karmaşık gibi görünen şeyleri gelecekte daha iyi anlayabilecek konuma geleceğiz. Bugün burada konuştuklarımız, zamanın gizemine dair küçük birkaç ayrıntı sadece.” diyerek konuşmasını bitiren Rovelli’nin anlattıklarının ışığında, genel geçer olduğunu düşündüğümüz kuralları ve evreni anlayış biçimimizi bir kez daha gözden geçirelim. Ne dersiniz?

Kaynak ve İleri Okuma:

Matematiksel

Fatma Ayca Cetinkaya

Matematik alanındaki lisans derecemi Ankara Üniversitesi'nden, yüksek lisans ve doktora derecelerimi Mersin Üniversitesi'nden aldım. Mersin Üniversitesi Matematik bölümünde öğretim üyesi olarak görev yapmaktayım.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu