Astroloji ve Astronomi Arasındaki Fark Nedir?

Ne yazık ki, dünya üzerinde yıldız işaretlerini ve burçları ciddiye alan oldukça fazla insan var. Bu insanların büyük bir bölümü de astrolojinin oldukça bilimsel olduğunu iddia ediyor. Bunun temel nedeninin terimlerin tam anlamlarının bilinmemesinden kaynaklandığını düşünüyoruz. Bu yüzden bu yazıda öncelikle astroloji ve astronomi diyerek neden bahsettiğimizi anlamaya çalışalım.

Astroloji ve astronomi telaffuz edilince kulağa neredeyse aynı gelen iki kelimedir. Ancak özlerinde tebeşir ve teneşir kadar birbirinden farklıdırlar. Günümüzde biri saygı duyulan ve ciddi olarak çalışmalar yapılan bir bilim alanı iken diğeri ise büyük ölçüde batıl inanç ve fantezilerle dolu olarak kabul edilmektedir. Ancak aslında ortak bir tarihleri vardır.

Günümüzde birbirine karıştırılmaları da aslında bundan kaynaklanmaktadır. Astroloji aslında gerçek astronominin öncüsü ya da atası olarak düşünülmelidir. Yani bir zamanlar, her iki alan da aslında aynı şeydi. Bu durum, astrolojinin sadece batıl inanç olarak tamamen reddedildiği “Akıl Çağı” sırasında değişti. Benzer bir durum simya ve kimyada da karşımıza çıkmaktadır.

Astronomi (gök bilimi ya da gökbilim), kökenleri, evrimleri, fiziksel ve kimyasal özellikleri ile gök cisimlerini açıklamaya çalışmak üzere gözleyen bilim dalıdır. Astroloji, göksel cisimlerin ve astronomik fenomenlerin, insan karakteri ve kaderi üzerine etkilerinin olduğu önermesini konu alan, bilimsel gerçekliğe sahip olmayan sözdebilimdir.

Neden astronomi bir bilim dalı iken astroloji değildir? 

Antik Çin ve Mayalardan Yunanlılara ve Arap imparatorluklarına kadar herkes yıldızlara ve gökyüzündeki yerlerine özel bir önem atfetmiştir. Bunun sonucunda astrolojik gelenekler 3.500 yıldan daha eskiye dayanmaktadır.

Aslında, insanlık hikayesinde astrolojinin önemini anlamak önemlidir. Astroloji, bir anlamda, insanın yaratıcılığının, felsefi ve kültürel gelişiminin temel taşlarından biridir. Birçok eski toplum, gezegenlerin ve diğer gök cisimlerinin hareketine ciddi anlamda takıntılıydı. Eski Mısır ve Babil uygarlıkları, gece gökyüzünün incelenmesine büyük önem veren medeniyetlerin dikkate değer örnekleridir.

Helenistik dünyada, Yunanca ‘astrologia’ ve ‘astronomia’ kelimeleri sıklıkla birbirinin yerine kullanıldı. Ancak kavramsal olarak aynı değillerdi. Platon ‘astronomiyi’ öğretti ve gezegensel olayların geometrik bir modelle tanımlanması gerektiğini şart koştu. İlk çözüm Eudoxus tarafından önerildi. Aristoteles fiziksel bir yaklaşımı tercih etti ve ‘astroloji’ kelimesini benimsedi. Ancak genel halk için, ayırt edici ilke açık değildi ve her iki kelime de aynı olarak kabul edildi. Sevillalı İsidor, Etymologiae adlı kitabında astronomi ve astroloji terimleri arasındaki farkı açıkça belirtti.

Ortaçağ Avrupa’sında, Helenistik ve Arap astrologların astrolojik metinlerinin Latince’ye çevrilmesi nedeniyle astroloji yaygın bir şekilde kabul görmüştü. Astronomia kelimesi genellikle her iki disiplini de kapsamak için kullanıldı. Krallar ve diğer yöneticiler, karar vermede onlara yardımcı olmak için genellikle astrologlardan danışmanlık hizmeti aldılar. Bu nedenle de astronomik araştırmaları finanse ettiler. Batı’da astroloji ve astronomi arasında daha kesin bir ayrım, astrolojinin entelektüel seçkinler tarafından giderek daha fazla gizli bir bilim veya batıl inanç olarak düşünüldüğü 17. ve 18. yüzyıllarda gerçekleşti.

Astroloji, astronominin bir dalı mı? 

Astronomi “göksel nesneler, uzay ve bir bütün olarak fiziksel evrenle ilgilenen bilim dalı” olduğundan, basitçe cevaplarsak: hayır. Ancak gördüğümüz gibi, iki disiplin ortak bir soydan geliyor ve ikisinin bazı yönleri örtüşüyor. Aslında binlerce yıl boyunca astroloji meşru bir bilim alanı olarak kabul edildi ve astronomi, jeoloji ve diğer doğa bilimlerinde benzer bir şekilde konuşuldu. Aralarındaki farklar sonradan anlaşıldı. Bu farkları kısaca maddelemek gerekirse:

  • Astronominin temel amacı, evrenin fiziğini anlamaktır. Astrologlar, gök cisimlerinin konumları için astronomik hesaplamalar kullanırlar ve gök olaylarını dünyevi olaylar ve insan ilişkileriyle ilişkilendirmeye çalışırlar.
  • Gökbilimciler, evrendeki fenomeni araştırmak veya açıklamak için bilimsel yöntemi ve soyut matematiksel akıl yürütmeyi kullanırlar. Astrologlar, evrendeki olayları açıklamak için mistik veya dini akıl yürütmenin yanı sıra geleneksel folklor, sembolizm ve matematiksel tahminlerle harmanlanmış bir düşünce biçimi kullanırlar. Bilimsel yöntem astrologlar tarafından tutarlı bir şekilde kullanılmamaktadır.
  • Astrologlar evrenin uyumlu, değişmez ve statik olduğunu düşünürler, gökbilimciler ise evrenin bir merkezsiz ve dinamik olduğu sonucuna varmışlardır.
  • Astrologlar, yıldızların ve gezegenlerin konumunun bir bireyin kişiliğini ve geleceğini belirlediğine inanırlar. Gökbilimciler ise gerçek yıldızları ve gezegenleri incelerler.

Kısacası astroloji ve astronomi arasındaki farklar aslında çok açıktır. Birincisi evrene eleştirel bir biçimde bakarken, ikincisi evrenin gözlemlerini gelecekteki olayların kehanet aracı olarak kullanma eğilimindedir. Bunun sonucunda da birçok kişinin düşündüğü gibi hiçbir şekilde bugün birbirleriyle doğrudan ilişkileri kalmamıştır.

Astroloji ve Astronomi Neden Birbirine Karıştırılıyor?

Birçok insan için meseleleri karmaşıklaştıran şey, astrolojinin astronomi ile benzer içerikten büyük ölçüde faydalanmasıdır. Yetenekli bir astrologun, yıldızları “okumak” ve tahminlerini yapmak için gök cisimlerinin hareketlerini ve astronominin bazı temel ilkelerini anlaması gerekecektir. Bu da insanların astrolojinin gerçek olduğunu veya kanıta dayalı olduğunu zannetmesine yol açar. Oysa ki ortaya atılan görüşler astronomik olaylara dayansa da temelsiz ve soyut biçimde türetilmektedir.

Ancak hatırlatalım. Astrolojiye inanan biri ile tartışmak, çoğu zaman boşunadır. Çünkü bu sadece mevcut inançlarını güçlendirecektir. Bu nedenle yapılması gereken en doğru şey bilimsel bilgileri gösterip kararı kendilerinin vermesini sağlamak olacaktır.



Kaynaklar ve ileri okumalar:


Dip Not:

Matematiksel, 2015 yılından beri yayında olan ve Türkiye’de matematiğe karşı duyulan önyargıyı azaltmak ve ilgiyi arttırmak amacıyla kurulmuş bir platformdur. Sitemizde, öncelikli olarak matematik ile ilgili yazılar yer almaktadır. Ancak bilimin bütünsel yapısı itibari ile diğer bilim dalları ile ilgili konularda ilerleyen yıllarda sitemize dahil edilmiştir. Bu sitenin tek kazancı sizlere göstermek zorunda kaldığımız reklamlardır. Yüksek okunurluk düzeyine sahip bir web sitesi barındırmak ne yazık ki günümüzde oldukça masraflıdır. Bu konuda bizi anlayacağınızı umuyoruz. Ayrıca yazımızı paylaşarak da büyümemize destek olabilirsiniz. Matematik ile kalalım, bilim ile kalalım

Matematiksel

Nesibe Manav

Öğrendikçe büyüyoruz, hayallerimiz ve dünyamız güzelleşiyor. Öğrenmek, hayatı anlamak için pek çok pencere açıyor. Matematiğin öğrettiği şeylerden biri de ne kadar bilirsen o kadar az şey bildiğini farketmen. Öğrenmeyi seviyorum ve öğrendiklerini paylaşmak beni mutlu ediyor. O yüzden paylaşalım ki bilgimiz artsın.
Başa dön tuşu