
Diyelim ki bir uzay yolculuğu programına katıldınız. Koltuğunuza oturdunuz ve geri sayımın bitmesini bekliyorsunuz. Önünüzde dakikalar, saatler, günler, hatta aylar var. Peki bu süre boyunca vücudunuzda neler olur?
Bu sorunun cevabını öğrenmek için uzaya gitmek gerekmez. Bilim insanları, uzun süre yatakta kalma deneyleriyle vücudun hareketsizliğe ve yerçekimsizliğe nasıl tepki verdiğini uzun zamandır inceliyor.
Günlük hayat küçük risklerle doludur. Yataktan kalkmak, işe gitmek, yürümek ya da araç kullanmak bile belli bir risk taşır. Bu yüzden insan bazen en güvenli yerin yatak olduğunu düşünebilir. Ama durum tam tersidir. Uzun süre yatakta kalmak, vücudu korumaz; aksine zayıflatır. Kaslar çalışmadıkça erimeye başlar, kemikler güç kaybeder, kan dolaşımı yavaşlar.
Bu durum, uzay yolculuğuyla yakından ilişkilidir. Çünkü yerçekimsiz ortamda vücut, uzun süre yatakta kalmaya benzer tepkiler verir. Bu nedenle bilim insanları, uzun görevlerde insan bedeninin nasıl değişeceğini anlamak için yatak istirahati deneylerinden yararlanır.
Uzay Yolculuğu İnsan Vücudunu Nasıl Etkiler?
Atmosferde 100 km ve üzerine, yani uzay olarak kabul edilen boşluğa çıktığımızda vücudumuz artık Dünya yüzeyindeki gibi hissetmez. İlk 24 saatin ardından kaslar zayıflamaya başlar. Bu etki önce baldır ve uyluk kaslarında görülür. Çünkü bu kaslar günlük hareket sırasında en çok çalışan kaslardır.

Hareketsizlik yalnızca kasları değil, kemikleri de zayıflatır. Astronotlar bu nedenle uzayda düzenli egzersiz yapar. Uzun görevlerde kas ve kemik kaybını azaltmak için özel egzersiz programları uygulanır.
Uzayda bir başka değişim de vücut sıvılarında görülür. Dünya’da yerçekimi sıvıları aşağı doğru çeker. Uzayda ya da uzun süre yatay pozisyonda kalındığında bu etki azalır. Sıvılar baş bölgesine doğru kayar. Bu yüzden astronotların yüzü şişkin ve kızarmış görünebilir.

Benzer durum omurgada da yaşanır. Dünya’da omurlar arasındaki diskler yerçekimi nedeniyle sürekli baskı altındadır. Uzayda bu baskı azalır. Disklerin arası biraz açılır ve astronotların boyu geçici olarak uzayabilir. Ancak Dünya’ya döndüklerinde bu değişim sırt ağrısına yol açacaktır.
Yatak İstirahati Deneyleri Nedir?
Uzaya gitmeden yerçekimsiz ortamın insan vücudu üzerindeki etkilerini incelemek kolay değildir. Bu nedenle bilim insanları, onlarca yıldır uzun süreli yatak istirahati deneyleri yürütüyor. Bu yöntem, uzay tıbbında yerçekimsizliği taklit etmek için kullanılan en güvenilir araştırma modellerinden biri kabul edilir.
Bu deneylerde gönüllüler günler, hatta haftalar boyunca başları yaklaşık 6 derece aşağı eğimli yataklarda kalır. Bu pozisyon, uzayda görülen sıvı kaymasını ve hareketsizliğin etkilerini taklit eder. Katılımcılar yemeklerini yer, çalışır ve günlük ihtiyaçlarını bile bu pozisyonda karşılar. Ayağa kalkmalarına izin verilmez.

Araştırmacılar bu süre boyunca kas gücünü, kemik yoğunluğunu, kalp ve damar sistemini, dengeyi, görme değişimlerini ve vücut sıvılarının dağılımını sürekli izler. Böylece uzayda aylar geçirecek astronotların karşılaşabileceği sorunlar, Dünya üzerinde güvenli koşullarda incelenebilir.
Bu alandaki en kapsamlı çalışmalardan biri AGBRESA araştırmasıdır. Alman Havacılık ve Uzay Merkezi (DLR), NASA ve Avrupa Uzay Ajansı’nın (ESA) ortak yürüttüğü bu çalışmada gönüllüler 60 gün boyunca yatak istirahatinde kaldı. Araştırmacılar ayrıca kısa kollu insan santrifüjü kullanarak yapay yerçekiminin kas ve kemik kaybını azaltıp azaltamayacağını test etti.
Sonuç olarak
Uzayda insan sağlığını nasıl koruyacağımızı öğrenmek, yalnızca astronotlar için işe yaramaz. Dünya’daki yaşam için de önemli sonuçlar doğurur. Uzay radyasyonuna karşı geliştirilen çözümler, radyasyon tedavisi gören hastalar için yeni yöntemlere kapı açabilir. Mikro yerçekiminde kasları ve kemikleri korumayı anlamak da yaşlanma, uzun süreli hastalık ve hareketsizlikle ilgili sorunların tedavisine katkı sağlayabilir.
Yatak istirahati deneyleri de bu yüzden önemlidir. Çünkü bize basit ama rahatsız edici bir şeyi hatırlatır: Vücut hareket etmek için tasarlanmıştır. Kısacası, bilim insanları Mars yolculuğunu anlamaya çalışırken bize de aynı mesajı verir: Yataktan kalkmak bazen küçük bir adım değil, biyolojik bir ihtiyaçtır.
Uzay yolculuğunda yalnızca insan vücudu değişmez. Günlük hayatta sıradan görünen birçok eşya da uzayda kullanılamaz. Bunun nedeni mikro yerçekiminin nesnelerin davranışını tamamen değiştirmesidir.
Neden tuzluk, kurşun kalem ve hatta sandalye gibi eşyaların uzayda sorun yarattığını merak ediyorsanız şu yazımıza da göz atabilirsiniz: Uzaya Gidiyoruz Peki Ama Ne Almalı? Uzayda Yasak Olan 5 Şeyi Öğrenin
Kaynaklar ve ileri okumalar:
- The Human Body in Space. Yayınlanma tarihi: 2 Şubat 2021; Kaynak site: NASA. Bağlantı: The Human Body in Space
- Juhl OJ 4th, Buettmann EG, Friedman MA, DeNapoli RC, Hoppock GA, Donahue HJ. Update on the effects of microgravity on the musculoskeletal system. NPJ Microgravity. 2021 Jul 23;7(1):28. doi: 10.1038/s41526-021-00158-4. PMID: 34301942; PMCID: PMC8302614.
- Ong J, Tarver W, Brunstetter T, Mader TH, Gibson CR, Mason SS, Lee A. Spaceflight associated neuro-ocular syndrome: proposed pathogenesis, terrestrial analogues, and emerging countermeasures. Br J Ophthalmol. 2023 Jul;107(7):895-900. doi: 10.1136/bjo-2022-322892. Epub 2023 Jan 23. PMID: 36690421; PMCID: PMC10359702.
- Arone A, Ivaldi T, Loganovsky K, Palermo S, Parra E, Flamini W, Marazziti D. The Burden of Space Exploration on the Mental Health of Astronauts: A Narrative Review. Clin Neuropsychiatry. 2021 Oct;18(5):237-246. doi: 10.36131/cnfioritieditore20210502. PMID: 34984067; PMCID: PMC8696290.
Matematiksel



