Astronomi ve Kozmoloji

Uzay Yolculuğu Vücudunuzu Nasıl Etkiler?

Türümüz, yaşadığı gezegendeki yerçekimine uyum sağlaması için böyle gelişti. Diğer bir deyişle, vücutlarımız uzayda yaşayabilecek şekilde ayarlanmadı. Atmosferde 100 km ve üzerine, yani uzay olarak kabul edilen boşluğa çıktığımızda vücudumuz artık Dünya yüzeyindeki gibi hissetmez. Bu nedenle uzaya çıkanlar vücutlarını korumak için uzay giysileri giymek zorunda kalır. Bunlar, eksi 150 dereceden artı 120 dereceye kadar değişen aşırı sıcaklıklarda astronotun yaşamını sürdürmesine yarar. Ayrıca solunacak oksijeni ve içme suyunu sağlar, vücudu küçük parçacık çarpmalarından, parlak ışıktan ve radyasyondan koruyorlar.

Bu durum vücudumuzu nasıl etkiler?

Uluslararası Uzay İstasyonu astronotlarının üçte ikisi uzaydan geri geldiklerinde görüşlerinde bozulma olduğunu rapor etmişlerdir. Yapılan taramalar, göz yuvarlağının arka kısmının bir şekilde düzleştiğini, retinanın kırıştığını ve uzun zaman mikro yerçekimine maruz kalındığında hipermetropi geliştirdiğini göstermiştir.Bunun açıklaması, vücut sıvılarının yükselip astronotların gövde ve kafalarında birikmeleri sonucunda, beyine ve gözün arka bölümüne baskı yaparak şeklinin değişmesine neden olmasıdır.

Aslında görme netliğindeki bozulmaları incelemek için astronotlara ihtiyaçları yok.

UT Southwestern Medical Center’de bir ekip, tedavi amaçlı olarak kafalarına bir alet yerleştirilmiş kanser hastalarını incelemekteler. Ommaya reservoir olarak adlandırılan bu cihaz, doktorların omurilik sıvısına ilaç enjekte etmelerini ya da fazla sıvıyı boşaltmalarını sağlamakta.Bu bağlantı cihazı, kafatası içi basıncının ölçülebilmesine de olanak sağlıyor.

Sekiz gönüllü, NASA’nın, astronotları mikrogravite şartlarına eğitmek üzere kullandığı parabolik uçuşlarda dönüşümlü olarak yer aldı. Hava aracı keskin iniş çıkışlarla 20 saniyelik periyotlarda yerçekimsiz ortamlar yarattı. Bu esnada kafatası içi basıncını ölçüldü. Hastaların otururken ve sırt üstü yatarken ki ölçümlemeleriyle karşılaştırıldı. Araştırmacılar, düşük yerçekimi şartlarında kafa içi basıncının, hastaların yerçekiminde ayakta ya da oturur durumdayken olduğundan daha yüksek, ancak uyurken olduğundan daha alçak olduğunu buldular.

Yörüngedeyken astronotlar asla gerçekten oturur durumda ya da ayakta olmazlar. Ağırlıksız olduklarından, sürekli uzanmış pozisyondadırlar. Ve eğer sürekli yatay durumdaysalar, kafatası içi basınçları uyandıklarında, işe giderken ya da uyurken değişmez. Araştırmacılar, gözdeki ve görme yetisindeki bozulmaya bu sabit durumun yol açtığını belirtiyorlar. Bir kez daha, serbest kalan vücut sıvıları bu durumun baş şüphelisi durumunda.

Araştırmacılar, astronotların uzayda uyurken dik pozisyonda durduklarını simule eden ekipmanların yardımcı olabileceğini düşünüyorlar. Aynı zamanda, astronotların bedenlerinin alt kısmına, sıvı akışını ve kan deveranını düzenleyecek negatif-basınç kutuları, cihazları takmalarının yardımcı olabileceğini de. Şimdilik, görme problemleri 40 yaş üzeri Uluslararası Uzay İstasyonu sakinleri için numaralı gözlük gerektiren meslek riski olarak kabullenilmekte.

Uzay Yolculuğu İle İlgili Bazı Ek Bilgiler

  • Uzayda, kemik yoğunluğu, ayda yüzde bir kadar düşüş gösterebilir. Kana karışan kalsiyum, böbrek taşı riskini de artırır. Birçok astronotun Dünya’ya döndüğünde böbrek taşı düşürmesinin nedeni budur.
  • Kalp uzayda, Dünya’da olduğu kadar güçlü çalışmak zorunda değildir. Bu durum, zamanla kalbin boyutlarında küçülmeye neden olur.
  • Denge organlarının yer aldığı iç kulak, uzayda, Dünya’da olduğu gibi çalışmaz. Bu nedenle göreve yeni başlayan astronotların uzayda yaşadığı ilk sorunlardan biri de, denge kaybı nedeniyle oluşan uzay tutması olur.
  • İnsan omurgasında bulunan omurga kemikleri arasındaki diskler, Dünya’nın çekim etkisiyle sürekli bir baskıya uğramaktadır. Uzayda ise, bu diskler üzerinde böyle bir baskı yoktur. Bu da disklerin arasındaki mesafenin genişlemesine ve sonuç olarak omurganın, dolayısıyla boyun uzamasına neden olur.
  • Mikro-çekim nedeniyle vücudun üst kısmında toplanan vücut sıvıları nedeniyle “şişkin yüz” denilen bir durum ortaya çıkar. Astronotların suratlarının kırmızı ve şişkin olmasının nedeni budur. Uzayda, bacaklardan beyne doğru hareket eden sıvı miktarı, neredeyse iki litredir!

Hatırlarsanız geçtiğimiz yıllarda tek yumurta ikizleri olan Scott ve Mark Kelly kardeşlerden Scott uzay istasyonunda bir yıl geçirmişti. Bu esnada Mark ise dünyada kalarak bir deneysel kontrol grubu oluşturmuştu. “NASA İkizler Çalışması” olarak bilinen bu çalışma uzay yolculuğu ile ilgili bazı sorularımıza cevap vermişti. Ancak insan vücudunun uzun süreli uzay yolculuklarına nasıl cevaplar verdiğini anlamak için elbette daha fazla çalışma gerekiyor.

Göz Atmak İsterseniz

Matematiksel için çeviren: Suzi Acıman

Kaynak: Would You Give Up Perfect Vision for a Trip to Space?; https://www.theatlantic.com

Matematiksel

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu