Her 4 Bulaşıcı Hastalıktan 3’ü Zoonotik: Zoonotik Hastalık Nedir?

Bitkiler, hayvanlar ve insanlık birbiri ile sürekli bir etkileşim halindedir. Ancak bu etkileşim olması gereken süreçten farklı bir biçimde gerçekleşince olumludan olumsuz sonuçlara da evrilme potansiyeli taşır. Uzmanlar her dört bulaşıcı hastalıktan üçü, zoonotik –yani hayvanlardan insanlara bulaştığını dile getiriyor. Çoğunlukla yabanıl doğada yaşayan memelilerden oluşan bu hayvanlar, insanlara sıçrayarak Zika, Ebola ve COVID-19 gibi büyük salgınlara yol açan virüslerin taşıyıcıları oldu.

Zoonotik Hastalık Nedir?

Dünya mikroorganizmalarla dolu. Birçoğu hastalığa neden olabilen bakteriler, mantarlar protozoa ve virüsler gibi şeyleri içeriyor. Hastalığa neden olan mikroorganizmalara ‘patojen’ diyoruz. Bir patojen, bir türden kendisine aşina olmayan başka bir türe atladığında, yeni konakçının savunma eksikliğinden yararlanarak hastalığa neden olabiliyor. Bir patojen bir hayvandan insanlara sıçradığında buna zoonoz yani zoonotik hastalık denir.

Zoonotik Hastalık

Zoonotik hastalıklar, yeni tanımlanan tüm bulaşıcı hastalıkların yanı sıra mevcut olanların da büyük bir yüzdesini oluşturur. İnsanlardaki enfeksiyonların yaklaşık yüzde 60’ının hayvan kaynaklı olduğu ve tüm bulaşıcı hastalıklarının yaklaşık yüzde 75’inin hayvanlardan insanlara ‘sıçrayan türler’ olduğu tahmin ediliyor.

Bütün zoonotik virüsler insanlar arasında yayılmayacaktır. Bir insanın enfekte olması için bir hayvanla etkileşim halinde olması gerekmektedir. Bu etkileşim de genellikle ısırık, yakın mesafe ya da hayvansal ürünlerin tüketilmesiyle olacaktır. Ancak tüm taşıyıcılar, insanlara virüs bulaşmasındaki ana kaynağı oluşturmaz. Kan emici keneler ve sivrisinekler gibi taşıyıcılar aracılığıyla da insanlara virüs bulaşmaktadır.

Dünyanın en ölümcül zoonotik virüslerinden biri olan kuduz, aynı zamanda en çok sayıda taşıyıcı memeliyle (en az 124 türle) bağlantılıdır. Bunun sonucunda da geniş bir coğrafyaya yayılmıştır. En çok sayıda zoonotik virüs taşıyan 10 memeli türünün sekizi evcilleştirilmiş türlerdir. Bu hayvanlar, insanlara yayılabilen virüslerin yarısından sorumlu.

Ormansızlaşma, orman dışında bir şeye alan açmak için ağaçların kalıcı olarak ortadan kaldırılmasıdır. Bu, araziyi tarım veya otlatma için temizlemeyi veya kereste yakıt, inşaat veya imalat için kullanmayı içerebilir. Dünya Yaban Hayatı Fonu’na göre ormanlar, Dünya’nın kara yüzeyinin %30’undan fazlasını kaplıyor.

Zoonotik Hastalıklar Neden Artıyor?

Hastalık bulaşmasında pek çok faktör yer alırken, bilim insanları giderek artan bir şekilde dikkatlerini, arazi değişikliğinin bir patojenin hayvanlardan insanlara yolculuğuna nasıl müdahale ettiğine çeviriyorlar.  Sonucunda gezegendeki karasal arazinin yarısından fazlasını kullandık. Ve insanlar vahşi hayvan yaşam alanlarını dönüştürdükçe, insan-hayvan etkileşimlerinin olasılığı da arttı. Bu da sonucunda zoonotik hastalıkların ortaya çıkma riskini arttırdı.

Montpellier Üniversitesi ve Aix-Marseille Üniversitesi’ndeki araştırmacılar tarafından yayınlanan bir araştırma, 1990 ile 2016 yılları arasında küresel orman örtüsündeki değişiklikler ile rapor edilen salgın hastalıklardaki artış arasında bir bağlantı buldu. Orman örtüsü küçüldükçe (yüzde 31,6’dan yüzde 30,7’ye), özellikle tropik, biyoçeşitliliğe sahip bölgelerde hastalık vakaları arttığı görüldü.

Zoonotik hastalıkların artışında iklim değişikliğinin de temel etkenlerden biri olduğu düşünülüyor. Zoonotik hastalığın ortaya çıkma olasılığını artıran gıda ve tarım sistemlerimizle bağlantılı da birkaç sorun var. On binlerce hayvanın iç mekanlarda bir araya toplandığı bir üretim çiftliğinin doğal olmayan koşulları, virüslerin ve bakterilerin birçok hayvana hızla yayılması için mükemmel bir ortam sağlar.

Bir patojen bir fabrika çiftliğinde binlerce yeni konakçı hayvana yayılırken, mutasyona uğrama olasılığı çok daha yüksektir. Sonucunda bu da yalnızca daha zararlı olmakla kalmayıp zoonotik potansiyele sahip suşların ortaya çıkma riskini de beraberinde getirir. Ayrıca, çiftlik hayvanları için sıklıkla yüksek oranda antibiyotik kullanımı söz konusudur. Bu, çiftçileri mevcut antimikrobiyal ilaçlara dirençli patojenler açısından yüksek risk altına sokar.

Sonuç Olarak;

Zoonotik hastalıklardan korunma yöntemleri, her patojen ve bulaşma yolu için farklıdır. Gelecekteki zoonotik salgınlar kaçınılmaz olabilir. Ancak doğru önlemlerle bunların pandemiye yol açmamasını sağlamak mümkün olacaktır.  



Kaynaklar ve ileri okumalar:

Matematiksel

Deniz Karagöz

Hukuk eğitimi almış olmama rağmen matematik her zaman ilgimi çeken bir bilim olmuştur. Matematiksel.org bana bu ilgimi üretkenliğe çevirme şansı veren kaliteli bir ortam. Bu yüzden gerek çevirilerim gerekse yazılarımla katkıda bulunabilmek benim için oldukça anlamlı. Aynı zamanda buradan beslenerek öğrenmeye de devam ediyorum. İyi okumalar

Bu Yazılarımıza da Bakmanızı Öneririz