Biyoloji ve Coğrafya

Bazı Uçan Böcekler Neden Işığa Gelir ve Etrafında Döner Durur?

Özellikle yaz aylarında tanıdık bir manzaradır. Güveler ve diğer böcekler, bir lamba gibi ışık kaynağının etrafında toplanır ve döner durur. Çoğu zaman bu onların sonu olur. Parıltıyla büyülenen yaratıklar, avcılar tarafından yenir veya aşırı ısınma nedeniyle ölür. Bu yaygın bir gözlem olsa da sebebi aslında çok basit değildir. Romeo ve Juliet’in trajik hikayesi gibi, lamba ve güvenin hikayesi de ölümcül bir çekicilik ile ilgilidir. Ancak onu çeken ne ışığın cazibesi, ne de sıcaklığıdır. Bu sadece yön bulma sistemlerinin yaptığı bir hatadır.

Bu fenomeni anlamak için fototaksi hakkında bilgi sahibi olmanız gerekir. Fototaksi, bir organizmanın ışığa doğru veya ışıktan uzaklaşma hareketidir. Hamamböcekleri, negatif fototaktik organizmalara bir örnektir. Mutfağınızdaki gece ışığı açtığınızda, karanlık köşelere ve yarıklara nasıl kaçtıklarını muhtemelen fark etmişsinizdir. Güveler pozitif fototaktiktir. Veranda ışığınız, farlarınız veya kamp ateşiniz tarafından büyülenmiş görünürler. Bu fenomen için kesin bir açıklama olmasa da, bazı ilginç teoriler var.

Güveler Yönlerini Nasıl Bulur?

Güveler, ışığın bazı dalga boylarına (örneğin ultraviyole) diğerlerinden daha duyarlıdır. Beyaz bir ışık, sarı bir ışıktan daha fazla güveyi çeker. 

Bazı güve türlerinin göç ettiği bilinmektedir ve gece gökyüzünün onlara yön bulma ipuçları verir. Güveler yönlerini ay ışığına göre bulurlar. Böcek uçmaya başladığında ışık belli bir açıdan gelmektedir. Böcek, bu açıyı hiç bozmadan uçarsa düz uçmuş olur. Ay çok uzakta olduğundan, böcek hareket etse bile ışığın geliş açısı değişmez. Bunu bizim nerede olduğumuzu bilmemiz için kuzey yıldızını belirli bir konumda tutmamız gibi bir şey olarak düşünebilirsiniz.

Bunu kendiniz de bilirsiniz. Araba yolculuğu sırasında Ay’ın size göre konumu değişmiyorsa, düz gidiyorsunuz demektir. Peki ya böcek bir sokak lambasını ay zannederse ne olur? O zaman düz uçamaz. Çünkü lamba, Ay’a göre çok yakındadır ve böcek biraz gittiğinde, lambadan gelen ışığın geliş açısı değişir. Böcek düz uçmak için bu açıyı düzeltme gereği duyar. Sokak lambasının kendisini yanıltması yüzünden, eğri uçar. Eğri uçtuğunu, aynı noktanın çevresinde dönüp durduğunu anlayamaz. Kendisine sorsanız şöyle der: “Uzun bir süredir dümdüz uçtuğum halde bir türlü hedefime varamıyorum.”

Böcekler Neden Işığa Gelir?

Bazı Böcekler Neden Işığın Etrafında Dönerler?
Bir güvenin gözleri, insan gözleri gibi, ışık sensörleri içerir ve sensörlerin algıladığı ışık miktarına göre ayarlanır. Güve gözlerindeki öğeler soluk ışığa ayarlanmıştır. Güçlü bir yapay aydınlatma ile karşı karşıya kaldıklarında bu onlara süper bir uyarıcı haline gelir. Güve davranışını tam olarak anlamak için hâlâ yapılacak araştırmalar olsa da, bilim insanları lambaların güvenin evrimsel sürecinde bir dönüm noktası olacağını düşünüyorlar.

Böcekler milyonlarca yıl hiç yapay ışık kaynağı olmayan, sadece doğal ışık kaynaklarıyla aydınlanan gecelerde evrimleşmişlerdir. Bu dünyada en az 400 milyon yıldır varlar. Oysa insan ateşi 100 bin yıl önce buldu. Güve evriminin açıklayamadığı şey, modern dünyamızda 7/24 elektrik ışığının yaygınlaşmasıdır.

Gerçekten de, Thomas Edison’un ampulün patentini aldığı gün olan elektrik aydınlatmasının küresel dağıtımının yolunu açan 27 Ocak 1880 günü, güve ve bu tarz böceklerinin tarihinde karanlık bir gündür. Bunun sonucunda artık çok fazla yapay ışık kaynağına sahip olduk. Ancak bu tarz böcekler açısında yapay ışık kaynaklarına uyum sağlamasına yetecek kadar zaman geçmemiştir. Yarasalar da böceklerin bu hatasından çıkar sağlamayı öğrenmişlerdir. Gece sokak lambalarını dikkatle gözlemlerseniz, her lambanın etrafında bir iki yarasanın döndüğünü ve lambanın cazibesine kapılan böcekleri havada kaptıklarını gözlemleyebilirsiniz.

Bu durumdan kendimize nasıl bir ders çıkarabiliriz?

Bence, kimi insanların mürşit ya da önder sandıkları kişiler, esasında bir sokak lambasından başka bir şey değildir. Onların etrafında, onların etkisiyle düz uçtuğunu sanan kişi gerçekte eğri uçuyordur. Belli bir kişinin ya da ideolojinin tuzağına kapılan kişi hiç ilerleme kaydedemez. Daha kötüsü, bu durumun farkında bile olmaz. Doğru bildiğimiz şeyler hiç de doğru olmayabilir. Kısır daireler halinde etrafında döndüğümüz ateşin etkisi altında olabiliriz. İşte bu nedenle ara sıra sabit diskimize reset atmamız tavsiye edilir.


Göz atmak isterseniz


Kaynaklar ve ileri okumalar:

Matematiksel

SİNAN İPEK

Yazar, çizer, düşünür, öğrenir ve öğretmeye çalışır. Temel ilgi alanı Bilimkurgu yazarlığıdır. Bunun dışında Matematik, bilim, teknoloji, Astronomi, Fizik, Suluboya Resim, sanat, Edebiyat gibi konulara ilgisi vardır. Ara sıra sentezlediklerini yazı halinde evrene yollar. ODTÜ Matematik Bölümü mezunudur ve aşağıdaki başarılarıyla gurur duyar:TBD Bilimkurgu Öykü yarışmasında iki kez birincilik, 2. Engelliler Öykü yarışmasında birincilik, Ya Sonra Öykü Yarışması'nda finalist, Mimarlık Öyküleri Yarışması'nda finalist, 44. Antalya Altın Portakal Belgesel Film Yarışmasında finalist. Ithaki yayınları Pangea serisinin 5. üyesi "Beyin Kırıcı" adlı bir romanı var. https://www.ilknokta.com/sinan-ipek/beyin-kirici.htm
Başa dön tuşu