Biyografiler

Galileo Galilei Hakkında 10 İlginç Bilgi

Pek çok yeteneğe sahip bir bilim insanı olan Galileo Galilei, Evrendeki yerimize bakış açımızı değiştiren önemli keşifler yaptı. Teleskopu geliştirdi, Güneş’in güneş sisteminin merkezi olduğunu gösterdi ve Aristoteles’in zamanından beri değişmeyen hareket kuvvetleri hakkındaki teorilerde devrim yarattı. Bu yazıda İtalyan gökbilimci ve fizikçi hakkındaki bilmeyebileceğiniz 10 şeyden bahsedelim.

1- Galileo Galilei’yi Neden İlk Adıyla Tanıyoruz?

Albert Einstein’ı Albert olarak tanımıyoruz. Ancak söz konusu olan Galileo Galilei olunca onu kısaca ilk adı ile anıyoruz. Galileo’nun 1564’te doğduğu sırada İtalya’da soyadları isteğe bağlıydı. Günlük etkileşimlerde bir kişi ailesinin ona doğumda verdiği adı kullanırdı. Daha fazla açıklamaya ihtiyaç duyulursa bu ada baba adı, doğduğu yer ya da geleneksel aile soyadı (Galilei gibi) eklenirdi. Galileo ismi o dönemde nadir bulunan bir isimdi. Bu nedenle ilk ismi kullanmamız onu tanımamız için yeterlidir. Ancak Leonardo da Vinci’yi ele alalım. Vinci onun doğduğu yerdir. Leonardo ismi de oldukça sık rastlanan bir addır. Bu yüzden onu tanımlarken iki kelimeyi birlikte kullanıp Leonardo da Vinci kullanırız. ( Vinci’li Leonardo gibi düşünebilirsiniz.)

2 – Galileo Pisa Kulesi Deneyini Gerçekleştirmedi

1589 ve 1592 yılları arasında İtalyan bilimci Galileo’nun Pisa Kulesi’nde bir dizi deney yaptığı söylenir. Yapıldığı iddia edilen deneyde Galileo eğik Pisa Kulesi’nden, ağırlıkları farklı 2 top bırakır. Amacı topların düşüş süresinin, kütlelerinden bağımsız olduğunu göstermektir. Deneyin yapıldığını söyleyen kişi, Galileo’nun öğrencisi ve biyografi yazarı Vincenzo Viviani‘dir. Tarihçiler, Galileo’nun bu kadar görkemli bir gösteriye katılması durumunda daha fazla belge olacağını ve bunun aslında bir düşünce deneyi olduğu düşünüyor. Galileo bu deneyle bilim dünyasında önemli bir ün kazanmıştır. 1969 yılında Apollo astronotları da Ay üzerinde buna benzer bir deney gerçekleştirmiştir. Deneyde bir kuş tüyü ve çekiç, Ay’ın havasız ortamında serbest düşüşe bırakıldı ve iki cismin de aynı anda yere düştü.

3-Galileo Astroloji Dersleri de Vermiştir.

Modern bilimin babasının astrolojiyle uğraştığını düşünmek biraz garip. Ancak iki şeyi akılda tutmalıyız: Birincisi, tarihçilerin bize hatırlattığı gibi, geçmiş olayları bugünün standartlarına göre değerlendirmek sorunludur. Galileo’nun zamanında astroloji astronomiden daha yeni yeni ayrılıyordu. Üstelik Galileo zengin değildi. Astrolojik yöntemleri öğretebilen bir profesör, öğretemeyen birinden daha çok talep görürdü.

4- Galileo Her Zaman Otoriteye Karşı Bir Duruş Sergiledi.

Belki de Roma Katolik Kilisesi ile olan ilişkisine dayanarak bunu zaten biliyordunuz. Ancak Pisa Üniversitesi’nde genç bir profesör olarak bile Galileo, sisteme kafa tutması ile ünlüdür. Üniversitenin kuralları her zaman resmi cüppesini giymesini talep ediyordu. O da bir baş belası olarak gördüğü bu elbiseyi giymeyi reddetti. Üniversite de maaşını keserek onu cezalandırdı.

5 – Teleskopu Galileo İcat Etmedi

Orta çağda teleskop benzeri dürbünler denizciler tarafından kullanılıyordu. Galileo 1609 yılında Hollanda’da yaşayan bir optik bilimci olan Lippershey’in teleskop benzeri bir düzenekle çok uzakları görüntüleyebildiğini duydu ve kendi optik bilgisini kullanarak cisimleri 30 kat yakın ve bin kat büyük gösterebilen benzer bir cihaz geliştirdi. Yaptığı teleskopla Galileo, Samanyolu, Ay, Venüs, Jüpiter ve Satürn’ü gözlemledi ve bu detaylı gözlemlerini, ekli çizimleri ve vardığı sonuçları ile birlikte 1610 yılında Venedik’te Yıldızsal Haberci (Siderus Nuncius) isimli kitabında yayınladı. 

6 – Galileo Her Zaman Kilise İle Sorun Yaşamadı

Aslında, Vatikan astronomik bilgi edinme konusunda istekliydi. Bu tür veriler Paskalya ve diğer tatillerin tarihlerini hesaplamak için hayati öneme sahipti. 1611’de Galileo, teleskopunu oradaki Cizvit gökbilimcilerine göstermek için Roma’yı ziyaret ettiğinde onu coşku ile karşıladılar. Ancak daha sonra, birkaç hoşnutsuz muhafazakar profesör Galileo aleyhinde konuşmaya başladığında, işler kötüye gitmeye başladı. 1616’da Vatikan, Galileo’nun tüm gözlemlerinin desteklediği anlaşılan Kopernik tarafından tanımlanan Güneş merkezli sistemi resmen kınadığında durum daha da kötüleşti. İncil’deki bazı ayetlere aykırı görünen hareket eden Dünya fikri bu kınamanın temel nedeniydi.

7- Galileo Sanatla da İlgiliydi.

Galileo Galilei tarafından yapılan Ay çizimleri

Galileo’yu bir bilim insanı olarak düşünüyoruz, ancak ilgi alanları ve yetenekleri birçok disiplini birbirine bağlıyordu. Galileo, birçok uğraşısının yanı sıra çizimde bir perspektif ustasıydı. Bu da şüphesiz teleskopuyla ortaya çıkan görüntüleri yorumlamasına yardımcı olan bir beceriydi. Kendisinin Ay çizimleri özellikle dikkat çekicidir. Ayrıca müzik ile de yakından ilgiliydi. Galileo’nun babası Vincenzo, profesyonel bir müzisyen ve müzik öğretmeniydi. Genç Galileo, babasının yanında ud çalmayı öğrenmiş ve başarılı bir müzisyen olmuştu.

8- Galileo’ya, Roma Engizisyonu Ömür Boyu Hapis Cezası Verdi.

Papa, 1616’da Galileo’ya Güneş merkezcilikten vazgeçme ve bu konuda hiçbir şey söyleyip yazmama emri vermişti. Galileo on yıl boyunca tartışmalardan uzak durdu. Ancak Galileo 1632’de ‘İki Ana Dünya Sistemi Üzerine Diyalog’ isimli kitabını yayınladı. Güneş merkezcilik konusundaki çalışmaların yer aldığı bu kitap büyük yankı yaptı. Galileo’nun kitabı dünya merkezciliğe bir saldırı ve Kopernikçiliğin savunması gibi gözüküyordu. Ayrıca Papa’nın sözlerini kitaptaki bir karakterin ağzından yazarak onu sinirlendirmişti. Papa bu olayı affetmedi. 1633’ün 21 Haziran günü Engizisyon mahkemesi önünde dünyanın döndüğüne ilişkin tezini inkara zorlandı. Ancak işkence tehdidi altında bile savunmasını sürdürdü. Hatta bir rivayete göre önce Galileo önce teorisini yalanlamış, sonra “Ama yine de dönüyor” demişti.

Galileo’ya hapis cezası verildi. Ancak yaşından dolayı cezası kısa süre sonra ev hapsine çevrildi. Son yıllarında Floransa yakınlarındaki Arcetri kasabasındaki evindeydi. Arkadaşlarını görmekten veya kitap yayınlamaktan men edilmiş olmasına rağmen, filozof Thomas Hobbes ve şair John Milton da dahil olmak üzere Avrupa’nın dört bir yanından ziyaretçi kabul etti. Ayrıca, fizik ve mekanik hakkında bazı çalışmalar yapmayı başardı. Galileo’nun bu son kitabı 1638’de Hollanda’da yayınlandı. Aynı yıl Galileo tamamen kör oldu. 8 Ocak 1642’de 77 yaşında öldü.

Galileo’nun kitabı 1835 yılına dek Katolik Kilisesi’nin Yasaklanmış Kitaplar listesindeydi. 1979’da Papa II. John Paul, Katolik Kilisesi’nin Galileo’yu kınamasına ilişkin bir soruşturma başlattı. On üç yıl sonra ve Galileo’nun Engizisyon tarafından yargılanmasından 359 yıl sonra, papa soruşturmayı resmi olarak kapattı ve duruşma sırasında hakimler tarafından hatalar yapıldığını kabul ederek davayla ilgili resmi bir özür yayınladı.

9- Galileo Galilei Öldükten Sonra da Rahat Edemedi.

Galileo’nun parmağı

Galileo 1642’de öldüğünde, Vatikan onun Floransa’daki Santa Croce Bazilikasına aile üyeleriyle birlikte gömülmesine izin vermedi. Bir asır sonra, itibarı artınca şu anki konumuna, Santa Croce bazilikasına Michelangelo’nun yakınına nakledildi. Bu esnada bir dişle birlikte üç parmağı saklandı. Uzun yıllar boyunca kayıp olan iki parmak ve diş, 2009 yılında bir müzayedede ortaya çıktı ve bir koleksiyoncu tarafından satın aldı. Üçüncü parmak ise 1800’lerin ilk yarısından beri İtalya’daki çeşitli müzelerde saklanıyor.

10- NASA Onu Unutmadı

Galileo Galilei’nin adını taşıyan uzay aracı, bir yörünge aracı ve bir giriş sondasından oluşuyordu. Galileo uzay aracı, 1990’da Dünya yörüngesine teslim edildi. 1995’te Jüpiter’e ulaştı ve Jüpiter’in yörüngesinde dönen ilk uzay aracı oldu. Uzay aracı, Jüpiter’in üç uydusu Europa, Callisto ve Ganymede’nin yüzeyinin altında tuzlu su kanıtı buldu ve gezegenin uydularından biri olan Io’daki volkanik aktivite hakkında bilgi verdi. 2003 yılında, NASA görevi sonlandırdı.

Kaynaklar:

Matematiksel 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.