Okuldayken Einstein Matematik Dersinde Gerçekten Kötü müydü?

Matematik ile arası hoş olmayan birçok kişi için bir avuntudur bu aslında. Einstein bile matematikte kötüymüş, benim ki nasıl iyi olsun gibilerinden sözler oldukça yaygındır. Peki gerçek bu mudur acaba? Einstein başarısız bir öğrenci miydi? Özellikle matematik dersinde kötü müydü? Yanıt gayet basittir. Hayır, kötü değildi.

Bu bir şehir efsanesidir. Einstein küçük yaşlardan itibaren dahi seviyesinde IQ puanına sahipti. Ayrıca özellikle de matematik ve fizik derslerinde sıra dışı özellikle gösteren sıra dışı bir öğrenciydi. Aşağıda Einstein’ın 17 yaşında aldığı lise karnesini görüyorsunuz. Puanlamada 6 en yüksek, 1 en düşük not. Bu durumda karneye baktığımız zaman en düşün notunun Fransızca (3) olduğunu görüyoruz. Geometri, matematik derslerinden de aldığı not tam puan yani 6. Defalarca tekrarlanan bu asılsız söylenti, not cetvellerinin yanlış yorumlanmasından kaynaklanmaktadır. 

Albert Einstein’ın 17 yaşındayken 1896’da aldığı karnesi. Karnede notlar 6 üzerinden değerlendiriliyor. Yani en yüksek not altı. En düşük not ise bir.

Einstein on iki yaşına geldiğinde kendi kendine yüksek matematik öğrenmeye başlamıştı ve okuldaki müfredatın çok ötesindeydi. Einstein’in biyografisini yazanların çoğu, onun 14 yaşından önce, herhangi bir üniversitede matematik ya da fizik bölümünü bitirebilecek seviyede bilgisi olduğunu yazmışlardır.

Einstein’ın Eğitim Hayatı Hakkındaki Bazı Şehir Efsaneleri

1- İlk girişinde üniversiteye kabul edilmemesi, sınava ikinci kez girmek zorunda kalması.

İşin gerçeği, Einstein matematiğe ilişkin bilgisizliğinden değil, Fransızca’sının yeterli olmayışından dolayı sınava ikinci kez girmek zorunda kalmıştır. Einstein’in başvurduğu üniversiteye girebilmek için Fransızca bilmek zorunluydu ve Einstein sadece Fransızca sınavındaki başarısızlığı nedeniyle ilk girişte üniversiteye kabul edilmemişti. Sınavın matema­tik ve fen kısımlarını kolayca geçse de edebiyat, zooloji, botanik, Fransızca ve politikayı kapsayan genel kısmında başarısız olmuştu.

Zekasını doğru yönlendirme kabiliyetine sahip nadir insanlardan birisiydi, bilim dünyasına yaptığı tüm katkılarda bu kabiliyetinden beslendi.

2- Matematik Bölümü’nü bırakıp Fizik Bölümü’ne geçmesi.

Şehir efsanesine göre Einstein, matematikte iyi olmadığı için Fizik Bölümü’ne geçmiştir. Ama, işin aslı bunun tam tersidir. Einstein Matematik Bölümü’nü bilgisizliğinden değil, tam tersine, kendini beğenmişliğinden bırakmıştır. Matematikte zaten her şeyi bildiğine, bu yüzden de bu bölümde okumanın kendisine bir şey katamayacağına inandı. Bu nedenle, yeni şeyler öğrenmek için de Fizik Bölümü’ne geçti.

3- İş bulamaması:  

Gerçekten de Einstein, 1900’de mezun olduktan sonra iki yıl umutsuzca üniversitelerde iş aramış ancak, başaramamıştır. Ancak bu durumunu matematik ya da diğer derslerindeki başarısızlığına bağlamak çok yanlış olur.

Belki de bu başarısızlığında kişiliğinin etkisi olmuştur. Çünkü bildiğimiz kadarıyla Einstein oldukça isyankar, boyun eğmeyen ve gereksiz ya da aptalca bulduğu işleri yapmaktan kaçınan bir kişiliğe sahipti. Bütün bunlar, zamanın ruhuna uygun değildi. Ayrıca Einstein, iş bulması için gereken yağcılığı yapabilecek bir kişiliğe de sahip değildi.

Tarihte çok az bilim insanı bu kadar kısa bir sürede bu kadar devrimci çalışmalar yapabilmiştir. Kaldı ki akademik kariyeri olmadığı halde Annalen der Physik gibi bir dergide makale yayımlatmak, her yiğidin harcı olamazdı. Şunu da eklemeliyiz. Einstein’in patent ofisindeki konumu sağlamdı ve amirleri tarafından çok başarılı bir eleman olarak görülmekteydi. Memuriyeti sırasında devrim niteliğinde dört makale yayımlatmış ve doktorasını tamamlamış olan Einstein, nihayet bir üniversitede iş bulup patent ofisindeki görevinden ayrıldığında, amirleri tarafından kendisi hakkında övgü dolu bir rapor yazılmıştır.


Göz Atmak İsterseniz


Kaynaklar ve ileri okumalar:


Dip Not

Matematiksel, 2015 yılından beri yayında olan ve Türkiye’de matematiğe karşı duyulan önyargıyı azaltmak ve ilgiyi arttırmak amacıyla kurulmuş bir platformdur. Sitemizde, öncelikli olarak matematik ile ilgili yazılar yer almaktadır. Ancak bilimin bütünsel yapısı itibari ile diğer bilim dalları ile ilgili konularda ilerleyen yıllarda sitemize dahil edilmiştir. Bu sitenin tek kazancı sizlere göstermek zorunda kaldığımız reklamlardır. Yüksek okunurluk düzeyine sahip bir web sitesi barındırmak ne yazık ki günümüzde oldukça masraflıdır. Bu konuda bizi anlayacağınızı umuyoruz. Ayrıca yazımızı paylaşarak da büyümemize destek olabilirsiniz. Matematik ile kalalım, bilim ile kalalım.

SİNAN İPEK

Yazar, çizer, düşünür, öğrenir ve öğretmeye çalışır. Temel ilgi alanı Bilimkurgu yazarlığıdır. Bunun dışında Matematik, bilim, teknoloji, Astronomi, Fizik, Suluboya Resim, sanat, Edebiyat gibi konulara ilgisi vardır. Ara sıra sentezlediklerini yazı halinde evrene yollar. ODTÜ Matematik Bölümü mezunudur ve aşağıdaki başarılarıyla gurur duyar:TBD Bilimkurgu Öykü yarışmasında iki kez birincilik, 2. Engelliler Öykü yarışmasında birincilik, Ya Sonra Öykü Yarışması'nda finalist, Mimarlık Öyküleri Yarışması'nda finalist, 44. Antalya Altın Portakal Belgesel Film Yarışmasında finalist. Ithaki yayınları Pangea serisinin 5. üyesi "Beyin Kırıcı" adlı bir romanı var. https://www.ilknokta.com/sinan-ipek/beyin-kirici.htm
Başa dön tuşu