Büyük Açlık Yani İrlanda Patates Kıtlığı Neden Çıktı ve Önlenemedi?

Büyük Açlık olarak da bilinen İrlanda Patates Kıtlığı, 1845’te Phytophthora infestans (Patates mildiyösü) adı verilen mantar benzeri bir organizmanın İrlanda’da hızla yayılmasıyla başladı. Bu hastalık patates yetiştirilen bütün tarım alanlarında görülen bir mantar hastalığıdır. Hastalıklı yumruların tarlaya dikilmesi sonucu alt yapraklarda küçük, sulu lekeler olarak ortaya çıkan hastalık, iklim şartlarının da desteklemesiyle birlikte yaprakların kuruyarak kahverengileşmesine ve ölmesine neden olur.

Hastalık, o yıl patates mahsulünün yarısı kadarını ve sonraki yedi yıl boyunca da mahsulün yaklaşık dörtte üçünü mahvetti. Bu nedenle hastalık, İrlanda ve nüfusu üzerinde feci bir etki yarattı. Yıkımın boyutu, Kara Ölüm’den bu yana Avrupa’nın bazı yerlerinde emsali görülmeyen bir düzeydeydi. İnsanlar sadece açlıkla değil, hastalıklarla da boğuşmak zorunda kalmıştı.

İrlanda’da kıtlık sonucunda açlıktan ölen ya da kıtlığın hemen sonrasında ortaya çıkan hastalıklardan kırılan insan sayısı bir milyon civarındaydı. Yine bir o kadar insan ise kıtlıktan kaçma amacıyla, çoğu Amerika’ya olmak üzere, göç etmek durumunda kalmıştı. 1844’te yaklaşık 8,4 olan İrlanda nüfusu, 1851’de 6.6 milyona düştü. Hatta bugün bile İrlanda kıtlık öncesi nüfusuna tekrar ulaşamadı çünkü kıtlık zamanı başlayan göçler, sonrasında da devam etti.

İlk olarak güney Peru ve Bolivya’da 7.000 yıldan daha uzun bir süre önce evcilleştirilen patates, 16. yüzyılın sonlarında Güney Amerika’dan uzun yolculuğuna başladı. Bazı Avrupalılar yeni gelen yumruya şüpheyle yaklaştılar. Ancak sonra da, bitkinin faydalarına hızla ikna oldular. Patateslerin bozulması yavaştı. Tahılın üç katı kalori değerine sahipti. Ayrıca hem büyük çiftliklerde hem de küçük, arka bahçelerde yetiştirilmesi ucuz ve kolaydı. 

Patateste görülen bu mantar hastalığı sonrasında kıta Avrupa’sına da sıçradı. Bunun sonucunda iki yıl boyunca hiçbir yerde yiyecek patates bulunmadı. Bu hastalığın etkileri, çok çeşitli farklı patateslerin yetiştirilmesi sayesinde birçok ülkede büyük ölçüde iyileştirildi. Ancak İrlanda sadece bir türe, İrlanda Lumperine bağımlılığı nedeniyle bu duruma karşı savunmasız kaldı. 

1800’lerde İrlanda

İrlanda, 20. yüzyılın başlarındaki bağımsızlık savaşına kadar Büyük Britanya’nın bir kolonisi idi. İkisi birlikte Büyük Britanya ve İrlanda Birleşik Krallığı olarak bilinmektedir. Lordlar Kamarası (House of Lords), Birleşik Krallık parlamentosunun üst kamarasıdır. Üyeleri “lord” unvanını taşır. Avam Kamarası (House of Commons) ise üyeleri seçimle işbaşına gelen milletvekillerinden oluşan alt meclistir. İrlanda’nın her iki kamarada da temsilcileri vardı. Ancak bu kişilerin büyük bölümü İngiliz kökenli toprak sahiplerinden oluşuyordu.

Açlıktan ölmek üzere olan kasaba halkı, 13 Haziran 1842’de İrlanda’daki patates kıtlığı sırasında İrlanda’nın Galway kentinde bir patates dükkânına baskın düzenledi. ( London News/Hulton Archive/Getty Images)

O dönemlerde İngiliz ceza kanununda Katolikliğe karşı İngiltere Kilisesi’nin kurulmasını desteklemeye çalışan bazı yaptırımlar vardı. Bu nedenle çoğu Katolik olan İrlandalı, arazi sahibi olamıyor, oy kullanamıyordu. Bu yasaların sonucunda bu kişiler, toprak sahiplerine kira ödemek zorunda kalan çiftçiler olarak çalışmak zorunda kaldı.

Kıtlığın başlangıcından önce patates, toprak sahibi soylular tarafından İrlanda’ya getirildi. Ülkede patatesin yalnızca bir çeşidi (İrlandalı Lumper) yetiştirilmekteydi. Buna rağmen, özellikle soğuk kış aylarında, kısa sürede patates yoksulların temel gıdası haline geldi. Bir dönüm kadar küçük arazilerde ailelerini beslemek için yeterli gıdayı yetiştirmeye çalışan yoksul kiracı çiftçiler, en kötü toprakta bile yetişme kabiliyeti sayesinde kitleler halinde patatese yöneldiler. Kısa sürede her gün 40 ila 60 patates tüketmeye başladılar. 

İrlanda Patates Kıtlığının Başlaması

Daha çok Kuzey Avrupa’da yaşanan bu kıtlık dönemi nedeniyle İrlanda’da 1 milyondan fazla insan hayatını kaybederken 2 milyondan fazlası ise başta ABD olmak üzere başka ülkelere göç etti. 

1845’te, mahsuller bozulmaya başladığında, Dublin’deki İrlandalı liderler, Kraliçe Victoria ve Parlamento’ya harekete geçmeleri için dilekçe verdiler. Kıtlığa verilen cevap, dışarıdan tahıl ithal ederek İrlanda’daki durumu yatıştırmaya çalışmaktı. Ancak, böylesi bir ithalata yasalar ile ağır vergiler uygulanmaktaydı. Bu yasalarla yerli üreticiler, ucuz ithalata karşı korumak amaçlanıyordu. “Tahıl Yasaları” (The Corn Laws) olarak bilinen yasalar, tartışmanın tam da merkezinde yer almaktaydı. Toprak sahipleri yasaların olduğu gibi kalmasını istedi. Sanayicilerin başını çektiği muhalif grup ise yasaların kalkmasından yana tavır koyuyordu.

Büyük İrlanda Kıtlığı’nın en önemli sembollerinden biri ise 1997’de İrlandalı heykeltıraş Rowan Gillespie tarafından Dublin Liffey Nehri kenarına yapılan heykellerdir.

1846 yılının Mayıs ayında parlamentoda yapılan oylama ile Tahıl Yasaları yürürlükten kalktı. Bunun sonucunda da Amerika’dan mısır ithal edilmesinin de yolu açıldı. Ancak hükümetin yardım çalışmasını yanlış yürütmesinden dolayı atılan adımlar İrlanda’daki durumu pek değiştirmedi.

Patates Kıtlığının Ardından

Tarihçilerin vardığı sonuca göre meseleleri daha da karmaşık hale getiren şey, İrlanda’nın felaket sırasında gıda ihraç etmeye devam etmesiydi. İngiliz hükümetinin Patates Kıtlığı’nda ve sonrasındaki rolü, İrlanda’nın yoksullarının kötü durumunu kötü niyetli olarak görmezden gelip gelmedikleri, toplu eylemsizlikleri ve yetersiz tepkilerinin atfedilip atfedilmeyeceği günümüzde hâlâ tartışılıyor. Tony Blair, İngiltere Başbakanı olarak görev yaptığı sırada 1997’de bir bildiri yayınladı ve İrlanda’dan Birleşik Krallık hükümetinin o sırada krizi ele alış biçimi nedeniyle resmi bir özür diledi.

Ayrıca Patates Kıtlığı ve etkisi hakkında bilgi arayanların yanı sıra olayı ve sonrasını araştırmak isteyenler için bir kaynak olarak Connecticut, Hamden’deki Quinnipiac Üniversitesi’nde Büyük Açlık Müzesi kuruldu.

2013 yılında yapılan araştırmada, patates kıtlığını tetikleyen patates hastalığı türü bilim insanları tarafından tespit edildi. En olası suçlunun, bugün bile her yıl milyarlarca dolarlık mahsul hasarından sorumlu olan US-1 olarak bilinen bir tür olduğuna inanıyorlardı. Avrupa ve ABD’den moleküler biyologlar, 120 ila 170 yaşında olmalarına rağmen birçok bozulmamış DNA parçasına sahip olan kuru bitkilerden patojeninin yayılımını yeniden yapılandırdılar. Bunun sonucunda HERB-1 adlı bitki patojeni, İrlanda patates kıtlığının nedeni olarak kabul edildi.



Kaynaklar ve ileri okumalar

Matematiksel

Sibel Çağlar

Merhabalar. Matematik öğretmeni olarak başladığım hayatıma 2016 yılında kurduğum matematiksel.org web sitesinde içerikler üreterek devam ediyorum. Matematiğin aydınlık yüzünü paylaşıyorum. Amacım matematiğin hayattan kopuk olmadığını kanıtlamaktı. Devamında ekip arkadaşlarımın da dahil olması ile kocaman bir aile olduk. Amacımıza da kısmen ulaştık. Yolumuz daha uzun ama kesinlikle çok keyifli.
Başa dön tuşu