Gizemlerle Dolu Bir Matematikçi: Von Neumann

Bir çok kişi için matematikçiler sadece sayılarla uğraşan sıkıcı insanlardır.

Bu yorum yaşasaydı Neumann’ı oldukça eğlendirirdi. Neumann’ın yaşamı, bu yüzyılın en parlak matematikçilerinden biri olarak kariyeri, pür matematik sahasına yapılan mükemmel katkıların yanısıra, atom bombası ve roketler üzerine bir kitap, poker ve diğer şans oyunları üzerine bir inceleme ve yüksek hızlı elektronik kompütürlerin geliştirilmesinde öncülüğü de kapsamaktadır.

Bütün bunlara sıkıcı denemezdi!

John von Neumann, 1903 yılında Macaristan’ın Budapeşte kentinde dünyaya geldi. Olağanüstü matematik yeteneği daha altı yaşındayken kendini göstermişti ve onun eğitimin ik yıllarında “Harika Çocuk” lakabı ile anılmasına sebep olmuştu. Etrafındaki insanları en çok etkileyen, matematik yeteneğinden öte, fotografik hafızasıydı.

Orta öğretimi izleyen yıllar John von Neumann’ı mükemmel bir bilimsel eğitim aramaya Almanya ve İsviçre ‘ye götürdü. 1921 yı­lından 1923 yılına kadar Berlin Üniversitesinde kimya eğitimi aldıktan sonra devamında İsviçre’de Teknik Yüksek Okulundan kimya mühendisliği diploması aldı. Nihayet 1926 yılında Budapeşte Üniversitesinden matematik doktorası aldı.

Budapeşte’teki çalışmalarını bitirir bitirmez, genç matematikçiye Göttingen Üniversitesinde bir Rockefeller bursu verildi. Burada, yirmi üç yaşındayken Von Neumann ilk şaheser eseri Kuantum Mekaniğinin Matematik Temelleri’ni yayınladı. Bu eser bütün atom ve nükleer fiziğin üzerine kurulduğu Kuantum Teorisi anlayı­şı için çok önemliydi.

Neumann Berlin’de iken poker oyununu incelemeye başladı. Özellikle bu oyun onun ilgisini çekmişti, çünkü bu oyunda sadece şans faktörü değil, aynı zamanda oyuncunun stratejisi meselesi de işe karışıyordu. Böyle bir oyun matematik terimleriyle ifade edilebilir miydi?

Bu arayış onu, matematik incelemelerine yeni bir saha getiren “oyunlar teorisi”ni geliştirmeye yöneltti. Von Neumann’ın yaklaşımı sadece şans ve strateji oyunlarına değil, aynı zamanda ekonomi, askeri strateji ve sosyoloji gibi önemli alanlara da uygulanabilirdi.

“Oyunlar teorisi” von Neumann yalnızca yirmibeş yaşında iken, 1928 yılında ilk kez yayınlanmasına rağmen, derhal matematiksel bir sanat eseri olarak kabul edildi. O zamandan beri eserdeki temel fikirlerde önemli bir değişiklik yapılmamıştır. Teori, 1944 yılında ekonomist Oskar Morgenstem tarafından ekonomik yapılara uygulandığı zaman ayrıca alkış aldı. Oskar Morgenstem ve von Neumann sonuçları o yıl “Oyunlar Teorisi ve Ekonomik Tavır” kitabında yayınladılar.

1930 yılında von Neumann Avrupa’nın bir trajediye doğru yaklaştığını hissetti. Kendisine Amerika’daki Princeton Üniversitesinden teklif gelince, kariyerine burada devam etme kararı aldı.

Sıradışı, ilginç bir öğretmendi derslerinde. Öğrencileri çoğu zaman onu takip etmekte zorlanıyordu. Hatta bazı profesör arkadaşları bile onu anlayamıyordu. Neumann’ın güç bir problemin gelecek adımlarına yer açmak için tahtayı durmadan silmesini seyreden bir arkadaşı kıkırdayarak şunu söyledi: “Anladım, silmeyle ispat.”

J. Biglow, H. Goldstine, R. Oppenheimer, J. von Neumann

Derken İkinci Dünya Savaşı patlak verdi ve yeni Amerikan vatandaşı ansızın Amerikan hükümetine askeri danışmanlık yapmaya çağrıldı. Çok geçmeden von Neumann denizaltı savaşı ve atomik silahlar problemini halletti. Atom bombasının patlaması problemi üzerine çalışması Los Alamos projesinin planlandığından bir yıl önce tamamlanmasını sağladı.

Her ne kadar partilere katılmak, spor arabaya binmek ve anlamsız şiirler yazmak gibi hobileri olsa da, onun en çok keyif aldığı şey meydan okuyan konular üzerine çalışmaktı. Savaştan önce hesap makinesi olasılıkları onu büyülemişti; şimdi ise, onu Amerika Birleşik Devletlerinde bilgisayarlar konusunda en önde gelen, uzman yapan hesap makinesi olasılıklarını tam olarak inceleme işine başlamak üzereydi.

Bilgisayar araştırmalarında ilk adım olarak von Neumann psikiyatri çalıştı, nörolojistlere danıştı ve yüzlerce uzman ile insan beynini tartıştı. Sonunda Neumann’ın karmakarışık yaratısı ortaya çıktı: MANIAC (Matematiksel Analizci, Nümerik İntegralci ve Compütür). O zaman için inanılmaz süratli hesaplamalar yapabilen MANIAC geleceğe bir model hizmeti gördü.

NORC (Naval Ordinance Research Computer- Kanunu Araştırma Kompüteri) von Neumann’ın ikinci çalışmasıydı. Bu hünerli makine yirmidört saatlik bir hava tahminini birkaç dakikalık  zamanda verebiliyor, yer kürenin özü hakkında bilgi kaydedebiliyordu.

Von Neumann’ın gelişiminde böylesine önemli bir role sahip olduğu elektronik beyinler yirminci yüzyıl yaşantısına düşünülemiyecek kadar çarpıcı değişiklikler getirdi; zamanımızın göz kamaştıran bilimsel, eğitimsel ve endüstriyel gelişmelerinin çoğu bunlarsız mümkün olamazdı.

Von Neumann sık sık matematik düşüncelerine kendini kaptırdığından, dalgın olmakla suçlanırdı. O, cüzdanını veya uçak biletini ararken arkadaşları muzipce bakışırlardı, bu kaybettikleri genellikle Princeton’daki bürosuna geri gelirdi. Birkaç defa da seyahat ederken bir problemle öylesine uğraşmıştı ki, niçin seyahat ettiğini öğrenmek için ilk mola yerinde eşini aramıştı. Öte yandan, gerekli olduğundan hayret verecek şekilde yoğunlaşabiliyordu; çalışmalarının çoğunu oturma odasında müzik dinlerken yapmıştır ve kalabalık restoranlarda ya da gürültülü partilerde düzenli biçimde problem çözmüştür.

1953 yılında von Neumann Amerikan güdümlü mermi programına paha biçmeye çalışan bilim adamları ve askeri liderler komisyonuna başkan atandı. Onun başkanlığında Kıtalararası Balistik güdümlü mermi (ICBM) projesi üzerinde çalışmaya başlandı. Hükümetin işiyle aylarca uğraşması von Neumann’a saf matematikle uğraşması için çok az zaman bırakmıştı. Bazen oynamayı seven köpeği ile birlikte kısa süreli kaçamaklar yapar, ya da tersine, hobisi olan ortaçağ tarihi üzerine okumak için bir gece feda ederdi. Ne var ki o hiçbir zaman matematikten uzak kalabilmiş gibi görünmemekte, hatta otomobil yolculuklarında plakalar üzerindeki asal sayıları araştırarak kendini oyalardı.

1954 yılında von Neumann en büyük düzeyde olan Atom Enerjisi Komisyonuna atanmıştı. Yeni pozisyon onu Washington’a taşınmaya zorlamasına ve araştırmalarına son derece sınırlı bir zaman bırakmasına rağmen, von Neumann görevi hemen kabul etti. Bir gazete muhabirine “Çalışmaları kendilerini atom enerjisi meselelerine aşina yapan bütün bilim adamları idari sorumluluğu yüklenmede sırayla görev almak zorundalar” açıklamasını yaptı.

Washington’a taşındıktan birkaç ay sonra von Neumann ciddi şekilde rahatsızlandı ve çok kısa ömrü kaldığı söylendi. Bir ya da iki proje tamamlamak için boşu boşuna uğraşarak kendini tamamen çalışmalarına verdi. Herşey faydasızdı, 1957 Şubat’ında von Neumann hayata gözlerini yumdu.

Von Neumann’ın olağanüstü başarıları yeniden gözden geçirilirse, bunların bir insanın aklının ürünü olduğuna inanmak imkansız gibi görünür. Fizikçi Hans Bethe’nen sözleri von Neumann’ın dehasını belki de en iyi biçimde açıklar.

“Zaman zaman, Von Neumann gibi bir beynin insan beyninden üstün bir tür olup olmadığını merak etmekteyim”.

Kaynak: Francesn Benson Stonaker – Meşhur Matematikçiler, syf: 63 – 70

Matematiksel

Paylaşmak İsterseniz

Yazıyı Hazırlayan: Sibel Çağlar

Kadıköy Anadolu Lisesi, Marmara Üniversitesi, ardından uzun süre özel sektörde matematik öğretmenliği, eğitim koordinatörlüğü diye uzar gider özgeçmişim… Önemli olan katedilen değil, biriktirdiklerimiz ve aktarabildiklerimizdir bizden sonra gelenlere... Eğitim sisteminin içinde bulunduğu çıkmazı yıllarca iliklerimde hissettikten sonra, peki ama ne yapabilirim düşüncesiyle bu web sitesini kurmaya karar verdim. Amacım bilime ilgiyi arttırmak, bilimin özellikle matematiğin zihin açıcı yönünü açığa koymaktı. Yolumuz daha uzun ve zorlu ancak en azından deniyoruz.

Bunlara da Göz Atın

George Polya: Matematiksel Yönteme Yeni Bir Bakış

Matematik en ucuz bilimdir. Fizik ya da kimyadan farklı olarak, pahalı bir ekipman gerektirmez. Matematiğin …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

ga('send', 'pageview');