İstem Dışı Körlük Yani Bakıp da Görememe Sorunu Nedir?

Bakmak, görmekle aynı şey değildir. Farkında olmak için dikkatinizi ona odaklamalısınız.

İstem dışı körlük hakkında bilgilere geçmeden önce, yazıya bir soru ile başlayalım. Aşağıdaki standart bir deste iskambil kağıdı görüyorsunuz. Göreviniz asın 11 değerinde olduğunu varsayarsak, her kartın değerini hızla ikiye çarpmak ve toplamak olsun. Sonra da cevapları karşılaştıralım.

Cevabı muhtemelen 50 bulmuşsunuzdur. Evet, ama maalesef doğru değil. ( 5 sayısını iki kere çarpıp 60 da bulmuş olabilirsiniz. Ancak o da değil. Cevap 42 ya da iki defa kullandıysanız 52). Sorun ise yaptığınız matematik de değil algınızda. Mesele şu ki, eğer hayatınızda elinize iskambil kağıdı aldıysanız kartların renklerini tanırsınız. Bu durumda kupanın kırmızı renkte olması gerektiğini bilirsiniz. ( Yandaki 5’liden de kopya çekebilirsiniz.)

Ancak yukarıdaki görsele bir daha bakarsanız 4 sayısının yazılı olduğu kupanın siyah olduğunu göreceksiniz. Bu nedenle o bir standart iskambil kağıdı destesine dahil olamaz. Ancak siz de hemen hemen herkes gibi matematik yapmakla meşgul olduğunuz için bu basit gerçeği gözden kaçırmış olmalısınız.

İstem Dışı Yani Algısal Körlük Nedir?

Gözleriniz açıkken gördüğünüzü düşünmek mantıklıdır. Ancak gerçek şu ki, dikkat görsel algıda önemli bir rol oynar. Bazen çevremizdeki insanları ‘bakan kör’ olarak tanımlarız. Aslında bu durum gerçekte de olasıdır ve literatürdeki adı da istem dışı körlüktür. İstem dışı körlük (inattentional blindness), dikkatin başka bir göreve, olaya veya nesneye verilmesi nedeniyle tamamen görünür, ancak beklenmedik bir nesneyi fark edememektir.

Görme ile ilgili bir sorun değildir. Sorun tamamen dikkatimiz ile alakalıdır. Aynı zamanda dikkatsizlik körlüğü ya da algısal körlük olarak da bilinen istem dışı körlük algı ve dikkat ile ilgili yaptıkları çalışmalar esnasında bu fenomeni gözlemleyen psikologlar Arien Mack ve Irvin Rock tarafından ilk olarak tartışılmıştır. Bu konu ile ilgili en iyi bilinen deneylerden biri de, Christopher Chabris ve Daniel Simons tarafından gerçekleştirilen “görünmez goril testidir”

Görünmez Goril Testi

İstem dışı körlüğü kanıtlayan en meşhur örnek Görünmez Goril Testi.

Bu deneyde araştırmacılar katılımcılardan iki grup insanın paslaşmasını gösteren bir video izlemelerini istedi. Bu esnada da görevleri atılan pas sayısını saymaktı. Onlar işin matematiği ile uğraşırken oyuncuların arasından goril kostümlü birisi geçti. Ardından katılımcılara bu gorili görüp görmedikleri soruldu. Çoğu grupta, katılımcıların %50’si gorili görmediklerini söylediler. Bu deney ileriki süreçlerde defalarca tekrarlandı.

Simons ve Chabris’in temel çalışması İngiliz Televizyonu’nda bisikletlilere yönelik kamu güvenliği reklamı olarak, motorcularda istem dışı körlükten kaynaklanan potansiyel tehlikelere dikkat çekmek için tekrar kullanıldı. Bu reklamda goril, ay yürüyüşü yapan bir ayı ile değiştirildi.

Bunun sonucunda, işleri fark etmek olan profesyonel araştırmacıların bile istem dışı körlük sorunları yaşadıkları anlaşıldı. Yakın tarihli bir çalışmada, araştırmacılar bir grup radyoloğa bir dizi X-ışını taraması verdi. Onlardan akciğer kanseri nodüllerini aramalarını istedi. Bu kişiler için bu görev günlük rutinlerinin bir parçasıydı. Şimdi aşağıdaki görüntüye dikkatle bakın. Garip bir şey fark ettiniz mi?

Yukarıdaki taramada garip bir şey fark ettiniz mi? Sağ üst köşede dans eden gorili görmediyseniz, yalnız değilsiniz. Radyologların yüzde 83’ünün, ortalama dört kez kontrol etmesine rağmen hayvanı göremedi.

Ancak radyologların bilmediği bir şey vardı. Aslında araştırmacılar, röntgenlerin içine tipik bir nodülden 48 kat daha büyük bir gorilin görüntüsünü yerleşmişlerdi. Ancak radyologların çoğu bu fark etmedi bile. Simons’un dediği gibi, “Bakmak, görmekle aynı şey değildir. Farkında olmak için dikkatinizi ona odaklamalısınız.”

İstem Dışı Körlük Neden Kaynaklanır?

İstem dışı körlük, görüşümüze göre her şeye dikkat edecek kadar beyin gücümüzün olmamasından kaynaklanır. Aslında, herhangi bir sahnede sadece küçük bir bölüme bakabiliriz ve diğer her şey aslında bulanıklaşır. Bunu test etmek için, bu i harfinin üstündeki noktaya odaklanmayı deneyin. Aşağıdaki ve yukarıdaki kelimelerin daha bulanık göründüğünü fark etmiş olmalısınız. Normalde bunun farkında olmayız çünkü beynimiz bulanık kısımları doldurur (veya daha çok görmezden gelir).

Benzer bir deneyde, araştırmacılar, katılımcılardan bir bilgisayar ekranında hareket eden görüntüleri gözlemlemelerini isteyerek istem dışı körlüğü test ettiler. Diğer rengi göz ardı ederek beyaz veya siyah nesnelere odaklanmaları talimatı verildi. Ekranda kırmızı bir çarpı işareti geçtiğinde, katılımcıların yaklaşık üçte biri bunu fark etmedi.

Kanıtlar yetersiz olsa da, bazı araştırma bulguları, daha düşük çalışma belleği kapasitesine sahip kişilerin istem dışı körlüğe daha yatkın olduğunu göstermektedir. Bu durumun nedenleri arasında, zihinsel iş yükü teorisi de yer alır. Buna göre, beynimizin zihinsel enerjisinin çoğunu bir uyarıcıya odakladığımızda, bilişsel kaynaklarımızı tüketiriz ve bu nedenle başka bir uyarıcıyı işlemede sıkıntı yaşarız.

İnsanların bu kadar sık ​​”gorili kaçırmasının” nedenlerinden biri de bir basketbol maçında bir gorilin görülmesinin gerçek dünyada nadir görülen bir olay olmasıdır. Sonuç olarak, oyunun belirli ayrıntılarını gözlemlemek gibi bilişsel olarak zorlu bir işle meşgul olurken, böyle sıra dışı görsel uyaranları algılayamayabilirsiniz. Belki de tüm bu kavramlar bizim yaşanmışlıklarımızla da alakalıdır. Sonuçta bazen hepimiz sadece görmek istediklerimizi görür algılamak istediklerimizi algılarız.


Göz atmak isterseniz


Kaynaklar ve ileri okumalar için:

Matematiksel

Ceren Demir

Kendini, insanları, dünyayı tanıma ve anlama çabasında, belki de kaosta olan; filmin oyuncularından, dünya üzerindeki küçücük noktalardan biriyim.. Dokuz Eylül Üniversitesi'nde Ekonomi bölümünde yüksek lisansa devam ediyorum ve İstanbul Gelişim Üniversitesi'nde akademik görevimi sürdürüyorum. Spora, sanata (özellikle resim sanatı), müziğe, doğaya, doğa sporlarına, felsefeye, psikolojiye, kitaplara, filmlere düşkünüm.. Okumayı, yazmayı, öğrenmeye çabalamayı çok seviyorum. Amaçlı ve amaçsız yaşamanın çeşitli noktalardan artı ve eksileri olduğunu düşünsem dünyadaki her şeyin gelip geçici olduğuna inanıyorum. Yine de -her şeye rağmen- ben uzun süredir amacı olanlardanım.. Buradan enerji sağlayabiliyorum.. Çoğunlukla enerjik, dışa dönük olsam da yeri geldikçe oldukça içe kapanmaya ve yalnızlığa susayabiliyorum. İkisi de keyifli ve öğretici.. Matematiksel sitesinin öncelikle hayranı olan bir okuruyum sonra Matematiksel’e katkı sağlamaya çalışan enfes ekibin bir parçasıyım.

Bu Yazılarımıza da Göz Atınız

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu