Sosyoloji

Dunbar Sayısı: İlişkiler İçin 150 Sayısı Bir Üst Sınır mıdır?

Dunbar sayısı, sürdürebileceğimiz sosyal ilişkilerin yaklaşık 150 kişiyle sınırlı olduğunu öne sürüyor.

Romantik bir ilişki umduğunuz biri sizi yalnızca arkadaş olarak görmek istediğinde, belki siz de bir kez “Zaten yeterince arkadaşım var” demişsinizdir. Bu sözün altında aslında basit bir düşünce yatar. İnsanların sürdürebileceği arkadaşlıkların ve sosyal ilişkilerin bir sınırı vardır.

Görünüşe göre bu yalnızca bir bahane değil. Ortalama bir insanın düzenli olarak sürdürebileceği arkadaşlıkların ve tanışıklıkların sayısı gerçekten de sınırsız değildir. İngiliz antropolog Robin Dunbar’a göre bu konuda öne çıkan sayı 150’dir.

Dunbar, insan dışındaki primatlar üzerinde yaptığı çalışmalar sırasında beyin büyüklüğü ile sosyal grup büyüklüğü arasında bir ilişki olabileceğini fark etti. Özellikle neokorteksin göreli büyüklüğü ile bir primat türünün sürdürebildiği sosyal grubun büyüklüğü arasında bağlantı bulunduğunu öne sürdü.

Buradan hareketle insanlarda da benzer bir ilişki olup olmadığını araştırdı. Dunbar’ın hesaplamaları, bir insanın düzenli biçimde sürdürebileceği sosyal çevrenin yaklaşık 150 kişi civarında olabileceğini gösteriyordu. Zamanla bu sayı “Dunbar sayısı” olarak anılmaya başladı.

Dunbar ve çalışma arkadaşları daha sonra bu düşünceyi insan toplulukları üzerinde sınadı. Tarihsel kayıtları, antropolojik araştırmaları ve modern toplumlara ilişkin verileri karşılaştırdılar.

Özellikle grupların hangi büyüklüğe ulaştığında bölünmeye başladığına ya da bütünlüğünü korumakta zorlandığına baktılar. Farklı dönemlere ve topluluklara ait verilerde yaklaşık 150 kişi civarında benzer bir örüntüyle karşılaştılar.

Bu sayı yalnızca geçmişteki küçük topluluklarda ortaya çıkmıyordu. Avcı-toplayıcı gruplardan köylere, askeri birliklerden iş yerlerine ve çeşitli yerleşim topluluklarına kadar birbirinden oldukça farklı yapılarda benzer büyüklükler görülüyordu.

Neden 150?

Dunbar sayısı denince akla 150 gelse de teori yalnızca bu sayıdan oluşmaz. Dunbar, sosyal çevremizi iç içe geçmiş halkalar halinde ele alır. Merkeze yaklaştıkça ilişkiler güçlenir ve bu ilişkiler için daha fazla zaman ayırırız. Dış halkalara doğru ilerledikçe kişi sayısı artar, yakınlık ise azalır.

En içte yaklaşık 5 kişi yer alır. Bunlar en yakın olduğumuz ve gerektiğinde destek isteyebileceğimiz kişilerdir. Sonraki halkalarda yaklaşık 15 yakın arkadaş, 50 arkadaş ve 150 kişilik daha geniş bir sosyal çevre bulunur. Daha dış katmanlarda ise sayı yaklaşık 500 ve 1500 kişiye kadar çıkar.

Bu sayılar arasındaki düzen de dikkat çekicidir. Her yeni halka, bir öncekinden yaklaşık üç kat daha büyüktür. Dunbar ve çalışma arkadaşları bu örüntüyü farklı insan topluluklarında da gözlemledi.

Bu katmanların oluşmasında zaman önemli bir rol oynar. Yakın ilişkilerimizi korumak için daha sık görüşür, konuşur ve birbirimizin hayatını takip ederiz. Sosyal çevremiz büyüdükçe aynı ilgiyi herkese göstermemiz zorlaşır. Bu nedenle ilişkilerimiz doğal olarak farklı yakınlık düzeylerine ayrılacaktır..

Dunbar Sayısını Destekleyen Başka Çalışmalar Var mı?

Dunbar’ın ortaya attığı 150 sayısı sonraki yıllarda farklı veri kümeleriyle de sınandı. Bazı çalışmalar benzer sonuçlara ulaşırken, bazıları bu kadar kesin bir sınırdan söz edemeyeceğimizi gösterdi.

Örneğin araştırmacılar sosyal medyanın insanın sosyal kapasitesini artırıp artırmadığını anlamak için çevrim içi ilişkileri inceledi. 2011 yılında Twitter üzerinde yapılan geniş kapsamlı bir araştırma, altı ay boyunca 1,7 milyon kullanıcının iletişimini analiz etti.

Araştırmacılar, kullanıcıların çok daha fazla kişiyi takip etmesinee rağmen düzenli iletişim kurdukları kişi sayısının yaklaşık 100 ile 200 arasında kaldığını belirledi. Bu sonuç Dunbar’ın öngörüsüyle uyumluydu.

Benzer sonuçlar telefon görüşmelerinde ve çevrim içi sosyal ağlarda yapılan başka araştırmalarda da ortaya çıktı. Bu çalışmalar yalnızca toplam ilişki sayısına değil, ilişkilerin katmanlı yapısınu da ele aldı. İnsanların az sayıda kişiyle sık iletişim kurduğu, daha geniş çevreleriyle ise giderek daha seyrek temas ettiği görüldü. Bu yapı, Dunbar’ın 5, 15, 50 ve 150 kişilik sosyal katmanlarıyla genel olarak örtüşüyordu.

Dunbar Sayısı: Neden 150 Sayısı Anlamlı İlişkiler İçin Bir Üst Sınırdır?
Benzer büyüklükler Amiş topluluklarında da vardır.

Ancak bütün araştırmacılar bu sonuçları aynı biçimde yorumlamıyor. 2021 yılında Patrik Lindenfors ve çalışma arkadaşları, Dunbar’ın kullandığı yöntemi güncel primat verileri ve farklı istatistiksel modellerle yeniden değerlendirdi.

Araştırmacılar, insanlara ait tek ve güvenilir bir grup büyüklüğünü primatların beyin büyüklüğünden çıkarmanın mümkün olmadığını ileri sürdü. 150 sayısını beynimizin belirlediği kesin bir bilişsel sınır olarak kabul etmek için yeterli kanıt bulunmadığı sonucuna vardılar.

Sonuç olarak

Bu tartışma, Dunbar sayısının neden hâlâ ilgi çektiğini de gösteriyor. Araştırmacılar sosyal ilişkilerimizin sınırlı olduğu konusunda büyük ölçüde aynı noktadan hareket etseler de, bu sınırın nasıl ortaya çıktığı ve 150 sayısının ne kadar anlamlı olduğu konusunda farklı düşünüyorlar.

150 sayısı kesin bir sınır olsun ya da olmasın, Dunbar’ın çalışmaları sosyal ilişkilerimizin önemli bir bölümünü aynı yoğunlukta sürdüremediğimizi gösteriyor. Hayatımıza yeni biri girdiğinde ona zaman ve ilgi ayırabilmek için mevcut ilişkilerimizden bazıları ister istemez daha dış bir katmana kayıyor.

Ek Okuma: Arkadaşlık Paradoksu: Neden Arkadaşlarınız Her Zaman Sizden Daha Popüler Olacaktır?


Kaynaklar ve ileri okumalar:

  • Dunbar, R. (1993). Coevolution of neocortical size, group size and language in humans.  Behavioral and Brain Sciences, 16(4), 681-694. doi:10.1017/S0140525X00032325
  • Are humans limited to 150 friends? yayınlanma tarihi: 16 Ekim 2022; Kaynak site: Live Science. Bağlantı: Are humans limited to 150 friends/
  • Lindenfors Patrik, Wartel Andreas and Lind Johan, 2021‘Dunbar’s number’ deconstructedBiol. Lett.172021015820210158; http://doi.org/10.1098/rsbl.2021.0158

Size Bir Mesajımız Var!

Matematiksel, matematiğe karşı duyulan önyargıyı azaltmak ve ilgiyi arttırmak amacıyla kurulmuş bir platformdur. Sitemizde, öncelikli olarak matematik ile ilgili yazılar yer almaktadır. Ancak bilimin bütünsel yapısı itibari ile diğer bilim dalları ile ilgili konular da ilerleyen yıllarda sitemize dahil edilmiştir. Bu sitenin tek kazancı sizlere göstermek zorunda kaldığımız reklamlardır. Yüksek okunurluk düzeyine sahip bir web sitesi barındırmak ne yazık ki günümüzde oldukça masraflıdır. Bu konuda bizi anlayacağınızı umuyoruz. Ayrıca yazımızı paylaşarak da büyümemize destek olabilirsiniz. Matematik ile kalalım, bilim ile kalalım.

Matematiksel

Sibel Çağlar

Kadıköy Anadolu Lisesi’nin ardından Marmara Üniversitesi İngilizce Matematik Öğretmenliği bölümünden mezun oldum. Matematiksel.org’un kurucusu olarak matematik, bilim ve düşünce alanlarında içerik üretmeye devam ediyorum.

Bunlar da ilgini çekebilir