Dünyanın Çevresi 2200 Yıl Önce Nasıl Hesaplandı?

İskenderiye Mısır’ın kuzeyindeki Nil deltasında, kendi ihtirasla­rının büyüklüğüne denk bir kent isteyen Büyük İs­kender tarafından kurulmuştu. Eski İs­kenderiye, o çağın edebiyat, araştırma ve bilim alanlarında en büyük ve sivrilmiş yeteneklerini, kısmen büyük kütüphanesi sayesinde, kendine çekti.

MÖ üçüncü yüzyılın ikinci yarısında bu kütüphanenin başında, şiir ve edebiyat eleştirisi kitapları da yazmış olan, İskenderiye’nin en büyük bilimsel yetenekle­rinden biri, Eratosthenes bulunuyordu.

Eratosthenes’in yerkürenin boyutlarını belirlemek için kullandığı yöntem üç öğeye dayanıyordu.

Birincisi, az sonra açıklanacak olan, bir parça temel geometriydi. İkincisi, güney Mısır’da Nil kıyısında kurulmuş, bugün Assuan adıyla bilinen, o za­manki adıyla Syene kentine ilişkin bir coğrafi olguyu içeriyordu. Üçüncüsü de, gnomon adı verilen son derece basit bir aygıttı.

Gnomon, düz bir yere dikilmiş dikey bir çubuk­tan ibaret olup çok uzun zamandan beri kullanılmaktaydı. Güneş’in gökte ilerlerken düşürdüğü gölgenin izlenmesini sağlıyordu.

Gnomon günde bir kez, Güneş’in gökte en yüksek ve kendi gölgesinin de en kısa olduğu anda, yani öğle vakti, tam ve kesin “saati” verirdi. Buna ek olarak pusula görevi de görürdü, çünkü öğle vakti gölge tam kuzeyi gösterirdi. Gnomon ayrıca, her yılın iki kilit gününü, yani yaz ve kış gün dönümlerini belirlemek suretiyle, bir tür ilkel takvim olarak da işe yarardı.

Son olarak, gnomon Güneş’in yüksekliğini, yani belli bir anda ufuktan açısal uzaklığını, belirlemekte de kullanılırdı. Tek yapılacak şey, gölgenin ve çubuğun uzunluk­larını ölçmek idi. Bu ölçümlerle oranlı bir dik üçgen kurarak gölgenin karşısına rastlayan açı ölçülebilir; bu açı da Güneş’in doğrultusunun başucu doğrul­tusundan (dikey doğrultudan) ne kadar saptığını gösterirdi.

dünyanın çevresinin hesaplanması

Gnomonun kullanımı Eratosthenes ve çağdaşla­rı tarafından pek iyi bilinmekteydi. Fakat Eratosthenes’e yerkürenin boyutlarını belirleme işinde asıl ilhamını veren, Assuan’ın coğrafi özel­likleri oldu. Bu kent İskenderiye’nin hemen hemen tam güneyine rastlar; ayrıca her yılın belli bir anın­da (yaz gün dönümünde öğle vakti) Güneş’in tam başucundan geçtiğini görmek gibi bir ayrıcalığa da sahiptir. Her yıl bu özel anda, Assuan’da gnomon hiç gölge vermez.

Eratosthenes bu olguları bir takım basit ama akıllıca geometrik akıl yürütmelerle bir araya getir­mek suretiyle, başyapıtını gerçek­leştirdi.

Eratosthenes
Dünya’nın çevresini hesaplayan Eratosthenes (M.Ö. 276-195)

Yaz gün dönümünde öğle vakti, gnomonunu kullanarak İskenderiye’de Güneş’in doğrultusuyla başucu doğrultusu arasındaki açıyı saptadı. Aynı anda Assuan’da Güneş tam başucunda olduğundan, İskenderiye ile Assuan’ın dikey doğrultuları arasındaki açıyı da böylece saptamış oluyordu. Bu açının, bir çemberin uzunluğunun 1/50’si kadar olduğunu buldu.

Bu, Dünya’nın tam çevresinin İskenderiye’yle Assuan arasındaki uzaklığın 50 katı olduğu anlamına geli­yordu. Bu iki kent arasındaki uzaklık bugünkü öl­çülerle kabaca 800 km olduğuna göre, Dünyanın çevresinin de 40 000 km kadar olması gerekti.

dünyanın çevresini ölçmek

Eratosthenes’in yönteminde elbette o dönemin şartlarından kaynaklanan bazı noksanlıklar var idi.

İlki Güneş doğ­rultusuyla dikey doğrultu arasındaki açı o devirde ancak yaklaşık olarak ölçülebilirdi. İkin­cisi, Assuan’ın İskenderiye’ye göre tam tamına de­ğil ancak kabaca güneye düşmesidir. Üçüncüsü, iki kent arasındaki uzaklığı tam olarak ölçmenin çok güç, hatta olanaksız olmasıdır.

Uzun mesafeler o çağda stadion denen bi­rimle (bir stadyumun boyu) ifade ediliyordu. Eratosthenes’e göre yerkürenin çevresi 250 000 stadi­on’du. Bir stadionun değeri 600 “ayak ” olarak standartlaştırılmıştı; ancak “ayak ”ın değeri stan­dart değildi. Dünya’nın çevresi olarak verilen 40 000 km rakamı, bir stadion için tanım olarak bu ölçeğin en düşük değerinin alınmasından çıkmak­tadır.

Eratosthenes’in tahmininin, bi­limsel açıdan kesin bir ölçümden çok bir “göz kararı ölçüm” olduğu söylenebilir. Yine de bu değer, bir dolaysız yaklaşımın kesinlikle ola­nak dışı olduğu durumlarda, kullanılan basit ama zekice geometrik akıl yürütmenin başarı sağlama ye­teneğine çarpıcı biçimde tanıklık etmektedir.

Kaynak: Robert Osserman, “Evrenin Şiiri”, syf: 29 – 32

Matematiksel

Sibel Çağlar

Kadıköy Anadolu Lisesi, Marmara Üniversitesi, ardından uzun süre özel sektörde matematik öğretmenliği, eğitim koordinatörlüğü diye uzar gider özgeçmişim… Önemli olan katedilen değil, biriktirdiklerimiz ve aktarabildiklerimizdir bizden sonra gelenlere... Eğitim sisteminin içinde bulunduğu çıkmazı yıllarca iliklerimde hissettikten sonra, peki ama ne yapabilirim düşüncesiyle bu web sitesini kurmaya karar verdim. Amacım bilime ilgiyi arttırmak, bilimin özellikle matematiğin zihin açıcı yönünü açığa koymaktı. Yolumuz daha uzun ve zorlu ancak en azından deniyoruz.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Başa dön tuşu
Kapalı