Nakiye Elgün: Bir Eğitimcinin ve Tarihte İlk Çocuk Hakları Bildirgesinin Yazarının Öyküsü

1882 yılında İstanbul Sarıyer’e bağlı bir köyde (Rumelihisar) doğan Nakiye Hanım, eğitim yaşantısına dört yaşında Rehberi Marifet adındaki özel bir okulda başlar ve ardından 1901 yılında Kız Muallim Mektebi’ni tamamlar. 1911 yılına kadar da aynı okulda edebiyat öğretmenliği görevini sürdürür. Daha sonra bu okuldan ayrılıp İstanbul İnas Mektebi’ne geçer. Buradaki görevi esnasında, kendisinden çağdaş ve öncü olacak bir eğitim projesi yaratması istenir.

Fiziksel koşulların öğrenciler için önemli olduğunu gözlemler ve projenin amacını “Elektriği olan, ısınma probleminin olmadığı, suyunun aktığı ve masa örtülerinin beyaz olduğu sıralara sahip binalarda eğitim verilmelidir.”olarak belirtir. Fakat Bakanlık bu projeyi “çok lüks” bulduğu için reddeder.

Bu “basit” istekleri bile gerçekleşmediğinden kendisi Maarif Bakanlığı’ ndan 1913 yılı itibariyle istifa eder ve 1917 yılına kadar Evkaf Bakanlığı’ nda çalışmalarını sürdürür. (Maarif Bakanlığı dönemin Eğitim Bakanlığı olup Evkaf Bakanlığı ise dönemin vakıflarının yönetiminden bakanlık düzeyinde sorumlu olan örgütlenmiş yapıdır.) Burada asıl olarak vakfa ait mekteplerin ıslahı için çalışmalar yapar.

O yıllarda ayrıca Şam, Kudüs ve Beyrut’ta Türkçe eğitim verecek olan kız okullarının açılma çalışmalarına Halide Edip Adıvar ile devam eder. 1917’ den 1928 yılına kadar Fevziye Lisesi Müdürü olarak görev yaptığı süre boyunca dini derslerin yerine felsefe, mantık ve sosyoloji derslerinin yoğun olarak okutulmasını sağlar ve yeni bir eğitim modelini uygulamaya koyar.

Müdürlük görevinden istifa edip bir yıllık dinlenme sürecinden sonra 1929 yılında İstanbul Kız Lisesi Müdürü olarak görevine başlar. 1930 yılında kadınlara belediye seçimlerine katılma hakkının verilmesiyle siyasete atılmak üzere yeniden istifa eder ve böylelikle otuz yıllık eğitmenlik hayatı son bulur.

18 Ekim 1930 tarihi itibariyle Rana Sani, Refika Hulusi Behçet, Seniye İsmail Hanım, Ayşe Remzi Hanım, Latife Bekir ile İstanbul Şehir Meclisi’ ne seçilir. Yine meclis çalışmalarında eğitim sorunları, okulların fiziksel koşullarının iyileştirilmesi, vergi miktarlarının düşürülmesi gibi konularda aktif olarak çalışır.

Kadınlara 5 Aralık 1934 yılında milletvekili seçilme hakkının da tanınmasıyla görevine üç dönem boyunca Erzurum milletvekili olarak devam eder. Bu süreçte ilk genel seçimlere katılan diğer kadın milletvekilleriyle birlikte; özellikle kadın hakları, eğitim, sağlık, kültür, gibi konuların yanında dış politika ve ekonomi üzerine de aktif çalışmalar sürdürürler.

Nakiye Hanım aktif siyasi yaşantısına 1946 yılında son verir fakat çalışmalarını ölümüne kadar sürdürür ve 23 Mart 1954 tarihinde aramızdan ayrılır.

Nakiye Hanım’ın, ülkede eğitimin geliştirilmesi açısından döneminin çok üstünde bir ileri görüşlülüğe sahip olduğu kaynaklardan görülür.

Eğitmenlik yaptığı ve siyasi olarak aktif rol aldığı süre boyunca özellikle kız çocuklarının eğitimi konusunda titizlikle uğraş verir ve Osmanlı’nın son dönemlerinde başlayan kız çocuklarının eğitim hakkı, Nakiye Hanım tarafından ileriye taşınır. Kadın erkek eşitliği için erkeklerin ve kadınların birlikte savaş vermesi gerektiğine inanır ve dönemin çeşitli gazete ve dergilerine bu yönde röportajlar verir. Eşitliğin gerçekleşmesi için de kız çocuklarının eğitim ve öğretim yaşantısına katılmasının altını özellikle çizer. Kadına yönelik toplumsal algıyı değiştirmek ve toplumun dikkatini çekmek için gazete ve dergilere kadın sorunları açısından çeşitli beyanatlar verir.

Yine dönemin gazete ve dergi kaynaklarına verdiği demeçlere bakıldığında, toplumsal sorunlardan biri olan “çok eşlilik” sorununun ait düşüncesi “kadınların eğitimi yoluyla aşılacağı” yönündedir. Ve bu görüşünü şu şekilde ifade etmiştir:

“Benim görüşüme göre, bu mesele ikincil bir meseledir. Bunun kanunla bir ilgisi yoktur. Bu bir ilim, bir fikir, bir terbiye-ı ictimaiyye (sosyal) meselesidir ki kanunla halledilmez. Fikri, zihinsel, toplumsal, ahlaki yüksek bir terbiye almayan genç, kanunun resmen men ettiği bir şeyi gayr-ı resmi olarak bin def’a yapabilir… Yine tekrar edeyim ki bu bir ma’arif (eğitim) meselesidir.”

diyerek aslında toplumsal yaşama ve “kadına” dair pek çok sorunun, kadınların eğitim hakkının yaygınlaştırılmasıyla aşılacağını savunur ve kadının eğitilmediği toplumlarda, toplumun geleceğinden ümit edilemeyeceğini ifade eder.

Bu uğurda kız çocukların eğitimi konusunda Anadolu’da yatılı kız mekteplerinin açılması için uğraş verir. Fakat eğitim, özellikle de kız çocuklarının eğitimi konularına yönelik gösterdiği hassaslık bir yana, kadına yönelik diğer konularda siyasi yaşantısında aktif olarak rol almaz.

Meclis’de görev aldığı yıllar boyunca çocuk işçiliği, çocuk ölümleri ve çocuk hakları konusunda kanun tasarıları hazırlar ya da hazırlanmasına ve tartışılmasına ön ayak olur.

Nitekim Nakiye Hanım 1930 yılında Taksim Meydanı’nda dünyada ilk kez çocukların da pankartlarıyla eşlik ettiği bir çocuk mitingi düzenler ve hazırlamış olduğu Çocuk Hakları Bildirgesini okur.

Çocuklar tarafından taşınan pankartlarda “Hava, güneş ve hürriyet isteriz.” “Azarlanmamak isteriz.” “Hürmet isteriz.”“Yalnız uyumak isteriz.” “Sağlam ana baba isteriz.” “Öpülmemek isteriz.” “Adalet isteriz.”gibi çocukların -isteklerinin ve taleplerinin- olduğu cümleler yazar.

Döneminin ilk çocuk hakları bildirgesiyle Nakiye Öğretmenin çocuk hakları mitingi günümüze de ışık tutar. Oysa ki 1930’ların Türkiye’ sinden günümüz Türkiye’ sine bakıldığında Nakiye Hanım’ın da belirttiği gibi tüm çocuklar için sağlıkla, huzurla, sevgiyle büyüyebileceği “normal” şartlardan bahsetmek hala pek de mümkün görünmemektedir.

Bunları düşününce insan şu soruyu sormadan duramıyor:

“Nakiye Öğretmenin döneminden günümüze kadar süregelen benzer kötü koşulların değişmesi için başka bir deyişle çocukların sahip oldukları “normal şartların/hakların” tüm çocuklara eşit olarak uygulanması için yeteri kadar çalışıyor muyuz ya da çalışmak için hangi şartların oluşmasını bekliyoruz?”

Olgun DURAN
Kaynakça

  • Yıldız, Hacer. “Türkiye’ deki Kadınların siyasi Haklar Mücadelesi ve Nakiye ELGÜN”, Ankara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Kadın Çalışmaları A.B.D., Yüksek Lisans Tezi, Ankara, 2015.
  • Özyürek, Mustafa. “Osmanlı’dan Cumhuriyete Bir Eğitimci: Nakiye ELHÜN” https://www.researchgate.net/publication/320245183_Osmanli’dan_Cumhuriyet’e_Bir_Egitimci_Nakiye_Elgun_1882-1954
    (Erişim Tarihi: 03.04.2019)

TBMM Zabıt Ceridesi, D.V.4, C.12, Ankara, 1936.
TBMM Zabıt Ceridesi, D.V.3, C.15, Ankara, 1937.
TBMM Zabıt Ceridesi, D.V.5, C.19, Ankara, 1937.
TBMM Zabıt Ceridesi, D.V.5, C.27, Ankara, 1938.
TBMM Zabıt Ceridesi, D.V.5, C.25, Ankara, 1938.
https://www.tbmm.gov.tr/
(Erişim Tarihi: 04.04.2019)

  • Duroğlu, Sibel. “Türkiye’de İlk Kadın Milletvekilleri”, Ankara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Tarih A.B.D., Yüksek Lisans Tezi, Ankara, 2007.
  • Arat, Necla. Cumhuriyet’in 75. Yılında Türkiye’de Kadın Tartışmaları. İstanbul: Cumhuriyet Kitap Kulübü, 1998.
  • Doğramacı, Emel, Türkiye’de Kadının Dünü ve Bugünü, Ankara: Türkiye İş Bankası Yayınları, 1989.
  • Çocuğa Karşı Şiddeti İzleme Haritası,

    (Erişim Tarihi: 21.04.2019)

Matematiksel

Olgun Duran

O günkü ÖSS sınavındaki tercih döneminde karşılaştığı İstatistik bölümüyle ilgili nedir arkadaş bu İstatistik sorusuyla tercih yapmadan önce soluğu Çukurova Üniversitesi İstatistik Bölümünde almış, Prof. Dr. Fikri Akdeniz ile tanışmasıyla daha sonra aynı üniversitenin İstatistik Bölümü öğrencisi olmuş, 2009 yılında mezun olmasına rağmen bilimden kopamamış, bu uğurda hızını alamayarak 2017 yılından beri yüksek lisansa devam eden, ömür boyu öğrencilik felsefesini her alanda benimsemiş amatör tiyatro oyuncusu, TEGV gönüllüsü ve devlet memuru olarak çalışan bir İstatistikçi; kitaplarından, doğaya hayranlığından, yeni yerleri görmekten, gittiği yerlerin kültürünü keşfetmekten ve bunların uğruna çabalamaktan vazgeç(e)meyen kişi...  

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Başa dön tuşu
Kapalı