SAĞLIK

Çok Tehlikeli Olabilen Bir Hastalık Hastalığı: Munchausen Sendromu

Çevrenizde son derece sağlıklı olduğu halde her gün hastaneye, eczaneye, sağlık ocağına veya ocağınıza düşen birileri var mı? Belki de sorun fiziksel değildir..

Adını kurgusal bir karakterden alan Munchausen Sendromu, kişinin hasta gibi davrandığı veya kasıtlı olarak kendi içinde hastalık belirtileri ürettiği psikolojik bir bozukluktur.

Bu sendromun görüldüğü kişilerin başlıca niyetleri, “hasta rolü” üstlenerek insanların onları önemsemesini ve ilgi odağı haline getirmesini sağlamaktır.

Kişiler, sahip olmadıkları bir hastalığa dair psikolojik belirtilere ve fiziksel semptomlara sahipmiş gibi davranabilir. Bununla beraber aktif olarak hastalanmaya çalışabilirler.

Munchausen Sendromlu bazı insanlar -fark edilmezlerse- yıllarca hastaneden hastaneye seyahat ederler diyebiliriz. Hastalıkları taklit etmede de usta sayılabildikleri için kendilerini fark etmek gerçekten zorlaşabilir.

Yalan söyledikleri fark edildiğinde, aniden hastaneden çıkıp başka bir hastanede yeni bir maceraya atılabilirler.

Ancak çok manipülatif olabilir ve en ciddi vakalarda gereksiz olduğunu bilseler bile ağrılı ve bazen hayatı tehdit eden ameliyatlara girebilecek kadar ileri gidebilirler.

Munchausen Sendromuna Ne Sebep Olur?

Munchausen sendromunun sebepleri karmaşıktır. Çünkü tek bir bulgu üzerinden veyahut salt bir sebepten değil, birden çok durum ve olaydan ortaya çıkabilmektedir.

Dolayısıyla bu kaynak çeşitliliği, hastalığın varoluşunu tam olarak anlamayı zor kılmıştır.

(Ancak genel olarak psikolojik faktörlerin ağırlığı yadsınamayacak kadar sık gözlemlenmiştir. Diğer yandan bu sendroma sahip kişilerin çoğu psikiyatrik tedaviyi reddetme eğiliminde olur.)

Diğer yandan sendromunun olası nedenleri olarak:

  • çocukluk dönemindeki duygusal travma veya hastalık
  • bir kişilik bozukluğu – anormal düşünce ve davranış kalıplarına neden olan bir akıl sağlığı durumu
  • otorite figürlerine veya sağlık uzmanlarına karşı kindir.

Çocukluk Travması

Munchausen sendromuna ebeveynlerin ihmali, terk edilme veya diğer çocukluk çağı travmaları neden olabilir. Bu travmanın bir sonucu olarak, kişinin ebeveynlerine sahte hastalık oluşturmalarına neden olan çözülmemiş sorunları olabilir.

Bunu yapabilirler çünkü değersiz hissettikleri için kendilerini hasta ederek kendilerini cezalandırma hissi taşıyor olabilirler. Veyahut önemli hissetmek ve ilgi odağı olmak isteyebilirler.

Diğer yandan kendi sorumluluğunu başkalarına devretme ihtiyacı güdebilirler.

Ayrıca çocukluklarında veya ergenlik yıllarında uzun süreli tıbbi yardım almış kişilerin de büyüdüklerinde Munchausen Sendromu geliştirme olasılıklarının daha yüksek olabileceği belirtilmektedir.

Bunun nedeni, çocukluk anılarını bakılma duygusuyla ilişkilendirmeleri olabilir. Yaşlandıkça, hasta numarası yaparak aynı güvence duygusunu elde etmeye çalışabilirler.

Kişilik Bozuklukları

Munchausen sendromuyla bağlantılı olduğu düşünülen farklı kişilik bozuklukları arasında:

  • antisosyal kişilik bozukluğu (mesela kişinin doktorları manipüle etmekten ve aldatmaktan zevk alması)
  • borderline kişilik bozukluğu (bir kişinin duygularını kontrol etmekte zorlandığı ve genellikle başkalarının olumlu-olumsuz görüşleri arasında gidip gelebildiği durumlar olabilir)
  • narsistik kişilik bozukluğu (bir kişinin kendisini özel ve üstün olarak görmesi ile değersiz olduğundan korkması arasında gidip gelmesi gibi)

ve benzeri psikolojik problemler sayılabilir.

Kişinin kendi kimliğine dair dengesiz bir duygusu olabilir ve ayrıca başkalarıyla anlamlı ilişkiler kurmakta zorluk çekebilir.

“Hasta rolünü” oynamak, diğerlerinden destek/kabul getiren bir kimliği benimsemelerine izin verir. Hastaneye kabul edilmek de kişiye sosyal ağda açıkça tanımlanmış bir yer sağlar.

Sosyal medyada çok fazla oluyordur bu tarz paylaşımlar..

Bilgilendirme amacını güdenleri tenzih ederim ancak fena hasta olduğu halde (yani canının derdinde olduğunu varsaydığımız halde) daha ambulans gelmeden hastane yer bildirimi yapabilen epey kişi görmek mümkündür.. Hem de günaşırı..

Daha hastanenin durumdan haberi yok..

Munchausen Sendromu Teşhisi

Munchausen Sendromunu teşhis etmek tıp uzmanları için zor olabilir. Bu sendromu yaşayan insanlar genellikle doktorları manipüle etme ve istismar etme konusunda çok inandırıcı ve yeteneklidir.

Bir sağlık uzmanı, bir kişinin Munchausen sendromu olabileceğinden şüphelenirse, iddia edilen ve gerçek tıbbi geçmişi arasındaki tutarsızlıkları kontrol etmek için kişinin sağlık kayıtlarına bakabilir.

Doktorlar, sendromu analiz ederken finansal kazanç için hastalık numarası yapan veya güçlü ağrı kesicilere erişme amacı olan hastaları da ayrıca değerlendirmek durumunda kalabilirler.

Shameless dizisine göz attıysanız (sanırım ileri bölümlerde) dizideki Frank karakterinin kendisini devlet yardımı almak için nasıl hastanelik ettiğine tanık olmuşsunuzdur.

Numaracı Frank

Munchausen Sendromunda kişilerin hastalık semptomlarını uydurduğuna dair net kanıtlar varsa, kişinin temel motivasyonu hasta olarak görülmek olduğu anlaşılıyorsa da tespit kolaylaşır elbette.

Ancak Munchausen Sendromunu tespit etmek kadar tedavi etmek de zor olabiliyor. Çünkü çoğu insan böyle bir sorunu olduğunu kabul etmeyi ve dolayısıyla tedavi işbirliği yapmayı reddediyor.

Munchausen hastası olan insanlar gerçekte psikolojik bir hastalığa sahip olsalar da genelde yalnızca fiziksel bir hastalıkları olduğunu kabul etme eğiliminde oluyorlar.

Eğer kişi davranışını kabul ederse, daha ileri tedavi için bir psikiyatriste sevk edilebiliyor.

Ama yalan söylediklerini kabul etmedikleri takdirde, fiziksel bakımlarından sorumlu doktorun kendileriyle tıbbi teması en aza indirmesi gerektiği konusunda pek çok uzman hemfikir…

Bunun nedeni, doktor-hasta ilişkisinin güvene dayalı olmasıdır ve eğer hastaya artık güvenilemeyecek kanıtlar varsa, doktor onları tedavi etmeye devam edemez.

Türk Tabipler Birliği’nin şu yazısında belirtildiği üzere, bu hastalar en zeki gözlemcileri bile aldatabilecek ruh hastalarıdır. Hastalarla temasa geçerken bu gerçeği göz ardı etmeden iletişim kurmak önemlidir.

Hastalar psikiyatrik tedaviyi kabul boyutuna geçilebilirse (yukarıda bahsettiğimiz sebeplerden ötürü bu çok zor ancak çok büyük bir adım atmak anlamına geliyor) Munchausen Sendromunun semptomlarını kontrol etmek mümkün olabilir.

Munchausen için standart bir tedavi yok. Ancak bilinçdışı inançları ve motivasyonları ortaya çıkarmaya ve çözmeye çalışan bir psikoterapi türü olan psikanaliz ve bilişsel davranışçı terapi (cognitive behavior therapy-CBT) kombinasyonu, başarılı kontrol semptomları göstermiştir.

Ayrıca sendromdan muzdarip kişiler ve yakın aile üyelerinin incelenmesi için aile terapisi de uygulanabilir. Ancak bu hastalığın bir başka formu da vardır..

Aradaki farka dikkat etmek gerekir. Bu formda (aşağıda) tehlikeli olan yani hasta olan ebeveyndir:

Munchausen by Proxy Sendromu (Vekaleten Hastalık)

Hastalığın bu boyutunda bir kişinin, bakımı altındaki bir kişide sahte olarak hastalık tanımlaması veya hastalığa direk neden olması gözlenir.

Vakaların çoğu bir anne ve çocuğunu içerir. (Hatta ülkemizde de böyle bir vakanın sebep olduğu oldukça acı bir olay gerçekleşmişti.) Türk Tabipler Birliğinden alıntıdır:

Munchausen by proxy sendromu (MBPS) özel bir çocuk istismarı formudur. Munchausen’s by proxy sendromu, ilk kez 1977’de Doktor Meadow tarafından tanımlanmıştır.

Aile ya da koruyucu, çocukta bir hastalık varmış gibi yapmakta ya da hastalık yaratmakta ve “hasta” çocuğu doktora götürmektedir.

Sonuçta, tıbbi öykü, laboratuvar testleri ya da hastalığın gerçek nedeni değişmekte ya da tıbbi tedavi nedeniyle yaralar oluşmaktadır. Bazı olgularda ise anne doğrudan zararlı eyleme neden olabilmektedir (zehirleme, ilaç verme gibi).

Yapılan bir araştırmada en çok kullanılan ilaçların antikonvülsanlar ve opiadlar (morfin türevleri) olduğu saptanmıştır. Yayımlanan olgularda bazı ailelerin eşek arısı ya da balarısı gibi böceklerle çocuklarını sokturdukları bildirilmiştir. 

Bu sendrom, “tıbba meydan okuma” olarak da değerlendirilebilir.
Bildirilen kurbanların yaşları birkaç hafta ile 11 yaş arasında değişmektedir. Bir çalışmada ortalama tanı yaşının 3,25 olduğu, olası ölüm oranının %9-10 arasında değiştiği bildirilmiştir. 

Ayrıca izlemek/dinlemek isterseniz:

Okuma Önerisi: İnsanlık Tarihi Aynı Zaman da Bulaşıcı Hastalıklar Tarihidir

Kaynaklar:

https://www.nhs.uk/video/Pages/munchausen-syndrome.aspx?searchtype=tag&searchterm=&offset=33&

https://www.ttb.org.tr/

Matematiksel

Ceren Demir

Kendini, insanları, dünyayı tanıma ve anlama çabasında, belki de kaosta olan; filmin oyuncularından, dünya üzerindeki küçücük noktalardan biriyim.. Dokuz Eylül Üniversitesi'nde Ekonomi bölümünde yüksek lisansa devam ediyorum ve İstanbul Gelişim Üniversitesi'nde akademik görevimi sürdürüyorum. Spora, sanata (özellikle resim sanatı), müziğe, doğaya, doğa sporlarına, felsefeye, psikolojiye, kitaplara, filmlere düşkünüm.. Okumayı, yazmayı, öğrenmeye çabalamayı çok seviyorum. Küçük yaşlardan itibaren birikmiş 9 adet günlüğüm var. Amaçlı ve amaçsız yaşamanın çeşitli noktalardan artı ve eksileri olduğunu düşünsem dünyadaki her şeyin gelip geçici olduğuna inanıyorum. Yine de -her şeye rağmen- ben uzun süredir amacı olanlardanım.. Buradan enerji sağlayabiliyorum.. Çoğunlukla enerjik, dışa dönük olsam da yeri geldikçe oldukça içe kapanmaya ve yalnızlığa susayabiliyorum. İkisi de keyifli ve öğretici.. Matematiksel sitesinin öncelikle hayranı olan bir okuruyum sonra Matematiksel’e katkı sağlamaya çalışan enfes ekibin bir parçasıyım. Özetle bu dünyayı bir rüyaymış gibi (Is this the real life? Is this just fantasy?) hissedip iyi bir insan olarak '‘kalmaya'’ çabalayan, sonsuzmuş gibi üretmeye çalışan insanlardan olarak; bahsettiğim 'bencil' bilgilerimi önemsiz sayıyorum. Sadece denizdeki kum tanelerinden biri olduğumun farkındayım. Ancak okyanusları merak etmekten vazgeçemiyorum. Yaşam keşifle canlanıyor.. (Instagram veya Facebook hesabım yoktur. Fotoğrafımı ve adımı kullanarak sahte hesap açıldığını öğrendiğim için bu bilgiyi belirtmek durumundayım.)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu