Hastalık Hastalığı Diğer Adıyla Munchausen Sendromu Nedir?

Adını kurgusal bir karakterden alan Munchausen Sendromu (yapay bozukluk olarak da bilinmektedir) bir kişinin hastalık taklidi yaptığı nadir görülen bir zihinsel bozukluk türüdür. Bu sendromun görüldüğü kişilerin başlıca niyetleri, “hasta rolü” üstlenerek insanların onları önemsemesini ve ilgi odağı haline getirmesini sağlamaktır. Bunun için bu bozukluğa sahip olan kişiler yalan söyler, kendilerini hasta gösterir veya kasıtlı olarak kendilerini hasta eder.

Munchausen Sendromlu bazı insanlar -fark edilmezlerse- yıllarca hastaneden hastaneye seyahat ederler. Yalan söyledikleri fark edildiğinde ise, aniden hastaneden çıkıp başka bir hastanede yeni bir maceraya atılabilirler. Bu kişiler hasta olduklarına ikna etmek için test sonuçları ile oynar, semptomlar hakkında yalan söyler ve abartır. Ayrıca kendi kendine zarar verme eğilimi de gösterebilmektedir.

Munchausen Sendromunu teşhis etmek zordur. Bunun temel nedeni bu kişilerin manipülasyon konusunda ustalaşmış olmasıdır. Ancak Munchausen Sendromunu tespit etmek kadar tedavi etmek de zordur. Çünkü çoğu insan böyle bir sorunu olduğunu ve dolayısıyla tedaviyi kabul etmez.

Munchausen sendromu ilk kez 1951’de hastane hastane dolaşıp hastalık öyküleri uyduran ve kendilerine gereksiz yere cerrahi girişimler uygulanmasına razı bir grup hastayı belirtmek için kullanılmıştır. Sendroma ismi verilen Baron Karl von Munchausen 18. yy.’da  yaşamış, savaştan döndükten sonra kendi uydurduğu eklentilerle daha da ilginç hale getirdiği maceralarını anlatan eski bir süvari subayıdır. 

Münchausen sendromu adını, Alman yazar Rudolf Erich Raspe’nin 1785 yılında yayınladığı Baron Münchausen’in Rusya’daki Muhteşem Seyahatleri ve Mücadelelerinin anlatıldığı kitabında yarattığı kurgusal bir Alman asilzadesi olan Baron Münchausen’den almıştır. Kaynak: https://tr.wikipedia.org

Munchausen Sendromuna Ne Sebep Olur?

Munchausen sendromunun sebepleri karmaşıktır. Çünkü birden çok durum ve olaydan ortaya çıkabilmektedir. Bu kaynak çeşitliliği, hastalığın varoluşunu tam olarak anlamayı zor kılmıştır. Bazı kişilerin Munchausen sendromu geliştirme riskinin daha fazla olduğu düşünülmektedir.

Shameless dizisine göz attıysanız dizideki Frank karakterinin kendisini devlet yardımı almak için nasıl hastanelik ettiğine tanık olmuşsunuzdur.

Örneğin çocukluk döneminde belli bir hastalık nedeniyle, ebeveynlerinden çok fazla ilgi görmüş bir kişinin ilerleyen yıllarda aynı ilgiyi elde etmek için bu hastalığı geliştirmesi olasıdır. Munchausen sendromuna ebeveynlerin ihmali, terk edilme veya diğer çocukluk çağı travmaları da neden olabilir. Diğer yandan kendi sorumluluğunu başkalarına devretme ihtiyacı güdebilirler. Yaşlandıkça, hasta numarası yaparak aynı güvence duygusunu elde etmeye çalışabilirler.

Munchausen sendromuyla bağlantılı olduğu düşünülen farklı kişilik bozuklukları vardır. Bunlar arasında antisosyal kişilik bozukluğu (mesela kişinin doktorları manipüle etmekten ve aldatmaktan zevk alması), borderline kişilik bozukluğu, narsistik kişilik bozukluğu ve benzeri psikolojik problemler sayılabilir..

Munchausen sendromu için standart bir tedavi yok. Psikanaliz ve bilişsel davranışçı terapi kombinasyonu, genellikle uygulanmaktadır. Ayrıca sendromdan mustarip kişiler ve yakın aile üyelerinin incelenmesi için aile terapisi de uygulanabilir. Ancak bu hastalığın bir başka formu da vardır. Bu formda tehlikeli olan yani hasta olan ebeveyndir.

Munchausen by Proxy Sendromu (Vekaleten Hastalık) Nedir?

Munchausen Munchausen by Proxy Sendromu, çoğunlukla anne olan bir bakıcının, kurbanın ki bu çoğu zaman çocuğu olacaktır, gerçek bir fiziksel veya zihinsel sağlık sorunu olduğunu göstermek için rutin olarak sahte semptomlar oluşturması durumudur. Bu durum bir bozukluk olmasının yanı sıra, çocuk istismarının çok ciddi bir biçimi olarak kabul edilmektedir. Günümüzde yukarıda aktardığımız her iki durum, İngilizce adıyla “Factitious disorder imposed on self” yani bir başkasına dayatılan yapay bozukluklar olarak adlandırılmaktadır.

Bu semptomun detayları yukarıda aktardığımız Munchausen sendromu ile aynıdır. Tek ve en önemli fark bu sefer hasta olanın bakım işini üstlenen kişi olmasıdır. Güncel çalışmalarda, olaylarda % 95 oranında uygulayıcının anne olduğu, diğer uygulayıcıların ise sıklık sırasına göre çocuğun kadın bakıcısı ve baba olduğu bildirilmiştir.

Munchausen by Proxy Sendromu Neden Gelişir?

Temel motivasyon; bir sağlık profesyonelinin dikkatini çekmektir. Sonrasında da bu kişiyi manipüle ederek hastalığın ve dolayısıyla ilginin devamını sağlama isteğidir. Uygulayıcının asıl amacı kesinlikle çocuğa zarar vermek değildir. Ancak çocuk üzerinde yarattığı yapay hastalık belirtileriyle çocuğu sürekli hastaneye götürmek suretiyle ilgiyi kendi üzerine çekmek ister. Uygulayıcı, şaşırtıcı biçimde tıp bilgisine sahiptir. Çünkü tıbbi konular hakkında sürekli araştırmalar yapıp güncel gelişmelerle ilgilenmektedir.

Bu süreçte bakıcı, tüm tedavi süresi boyunca yanında olan, refakatçi olarak sürekli ihtiyaçlarını karşılamaya çabalayan bir kişi olarak intiba yaratır. Ancak sendromun ilginç bir yanı etrafta kimse olmadığı zamanlarda bu kişinin aynı ilgiyi göstermemesidir.

Bu sendrom, 1977 yılında pediatrist Roy Samuel Meadow tarafından iki çocuğa ilişkin bulguların incelemesi sonucu tanımlanmıştır. Araştırmalar, bu sendrom neticesinde gereksiz ilaç kullanımı ve hatta ameliyatlar sonucunda ölüm oranının yüzde 6 ile yüzde 10 arasında olduğunu göstermektedir. Bu nedenle de bu sendrom çocuk istismarının son derece ölümcül biçimleri arasında yer almaktadır.



Kaynaklar ve ileri okumalar


Dip Not:

Matematiksel, 2015 yılından beri yayında olan ve Türkiye’de matematiğe karşı duyulan önyargıyı azaltmak ve ilgiyi arttırmak amacıyla kurulmuş bir platformdur. Sitemizde, öncelikli olarak matematik ile ilgili yazılar yer almaktadır. Ancak bilimin bütünsel yapısı itibari ile diğer bilim dalları ile ilgili konular da ilerleyen yıllarda sitemize dahil edilmiştir. Bu sitenin tek kazancı sizlere göstermek zorunda kaldığımız reklamlardır. Yüksek okunurluk düzeyine sahip bir web sitesi barındırmak ne yazık ki günümüzde oldukça masraflıdır. Bu konuda bizi anlayacağınızı umuyoruz. Ayrıca yazımızı paylaşarak da büyümemize destek olabilirsiniz. Matematik ile kalalım, bilim ile kalalım

Matematiksel

Ceren Demir

Kendini, insanları, dünyayı tanıma ve anlama çabasında, belki de kaosta olan; filmin oyuncularından, dünya üzerindeki küçücük noktalardan biriyim.. Dokuz Eylül Üniversitesi'nde Ekonomi bölümünde yüksek lisansa devam ediyorum ve İstanbul Gelişim Üniversitesi'nde akademik görevimi sürdürüyorum. Spora, sanata (özellikle resim sanatı), müziğe, doğaya, doğa sporlarına, felsefeye, psikolojiye, kitaplara, filmlere düşkünüm.. Okumayı, yazmayı, öğrenmeye çabalamayı çok seviyorum. Küçük yaşlardan itibaren birikmiş 9 adet günlüğüm var. Amaçlı ve amaçsız yaşamanın çeşitli noktalardan artı ve eksileri olduğunu düşünsem dünyadaki her şeyin gelip geçici olduğuna inanıyorum. Yine de -her şeye rağmen- ben uzun süredir amacı olanlardanım.. Buradan enerji sağlayabiliyorum.. Çoğunlukla enerjik, dışa dönük olsam da yeri geldikçe oldukça içe kapanmaya ve yalnızlığa susayabiliyorum. İkisi de keyifli ve öğretici.. Matematiksel sitesinin öncelikle hayranı olan bir okuruyum sonra Matematiksel’e katkı sağlamaya çalışan enfes ekibin bir parçasıyım. Özetle bu dünyayı bir rüyaymış gibi (Is this the real life? Is this just fantasy?) hissedip iyi bir insan olarak '‘kalmaya'’ çabalayan, sonsuzmuş gibi üretmeye çalışan insanlardan olarak; bahsettiğim 'bencil' bilgilerimi önemsiz sayıyorum. Sadece denizdeki kum tanelerinden biri olduğumun farkındayım. Ancak okyanusları merak etmekten vazgeçemiyorum. Yaşam keşifle canlanıyor.. (Instagram veya Facebook hesabım yoktur. Fotoğrafımı ve adımı kullanarak sahte hesap açıldığını öğrendiğim için bu bilgiyi belirtmek durumundayım.)
Başa dön tuşu