EĞİTİM

Alternatif Bir Eğitim Yaklaşımı: Waldorf Okulları

Waldorf eğitim yaklaşımı Avusturyalı filozof, bilim adamı, eğitimci Rudolf Steiner tarafından 1919 yılında geliştirilmiştir. Steiner I. Dünya savaşı gibi bir felaketin tekrar yaşanmaması için yeni bir insan profili oluşturulması gerektiği fikrinden hareketle bu durumun ancak yeni bir eğitim sistemi ile mümkün olacağını düşünmüştür.

Steiner batının insanın sadece aklına önem veren, iradesini ve duygusal yanını hiçe sayan düşünce sistemine karşı çıkmıştır. Steiner sadece akla önem verilmesi ile iradesi ve duygusal yanı göz ardı edilen insanın, toplumsal ve doğal yaşam ile arasında bir parçalanmışlık oluştuğunu, bu parçalanmışlığın da yıkımı getireceğini belirtmiştir.

(Toplumsal faydadan uzaklaşarak kendisini doğanın efendisi sanan insanlığın, doğaya egemen olma düşüncesinin, insanlığı nasıl bir noktaya getirdiğini pandemi süreci ile bir kez daha anlamış olduk!)

Waldorf Okullarının Ortaya Çıkış Serüvenü

Waldorf Astoria sigara fabrikasının sahibi Emil Molt arkadaşı Steiner’ı işçilerine konferans vermesi için fabrikasına davet eder. Konferans bittikten sonra işçiler, Steiner’dan çocuklarına yeni eğitim sistemi doğrultusunda eğitim vermesini isterler.

Bu eğitim, mesleki beceriler kazandıran bir eğitimden ziyade Steiner’in düşünceleri doğrultusunda oluşacak irade, duygu, düşünce bütünlüğünü sağlayacak olan bilinci geliştirecek, kişinin benliğini özgürleştiren bir eğitim olacaktı.

Rudolf Steiner’ın Eğitim Felsefesi

Steiner’a göre öğrenme ileriki yıllarda doğacak ihtiyaçlara cevap verebildiği ölçüde kalıcı ve hızlı olmaktadır. Bilgiler yalnızca bilgi olarak kalmamalı, kullanılabilmelidir. Bir şey öğretildiği vakit yaşamdaki örneği ile öğrenciye sunulmalıdır.

Öğretimin içeriği yaş gruplarının ilgileri ile uyumlu olmalıdır. Eğitim çocukların sosyal, ruhsal, duygusal, fiziki, zihinsel ve ahlaki yönlerden çok yönlü gelişimlerini hedeflemelidir.

Her çocuk bir potansiyele sahiptir ve uygun ortam oluşturulduğunda çocuk bu potansiyeli ortaya çıkarıp geliştirebilir. Potansiyelin ortaya çıkarılması sürecinde acele edilmemelidir.

Steiner bu durumu bir bahçıvanın bir çiçeğin açmasını beklemesine benzetir, tohumlar verimli topraklara ekilirse zengin bir hasat dönemi sürpriz olmayacaktır. Gelecekteki akademik başarının geliştirilmesinin ön koşulu öğrenme sevgisinin çocuğa kazandırılmasıdır.

Waldorf Okullarının Temel İlkeleri

1. Waldorf yaklaşımı ‘’her şeyi kendi zamanında yapma ‘’ düşüncesi temelinde, çocuklarının okul yaşının takvime göre belirlenmemesi gerektiğini, önemli olanın çocukların bireysel gelişimleri olduğunu savunur.

2. Çocuklar ezber ve baskıdan uzak, doğayla, oyunlarla iç içe, ritmik, gündelik yaşamın uzağında kalmadan, eğlenceli derslerin olduğu bir öğrenme süreci geçirmelidirler.

3. Öğrenciler belirli bir yaşa kadar teknolojinin uzağında, sadece doğal araçlarla etkileşim kurarlar. Anasınıflarında plastik oyuncaklar bulundurulmaz, ağaç dalları, pamuk, yün gibi doğal maddeler ile oyuncaklar icat edilir. Bu süreç çocukların el becerilerini geliştirmelerine imkan sağlar.

4. Waldorf yönteminin temelinde özgürlük vardır. Okul devletten, ekonomik, politik kontrolden bütünüyle bağımsız, demokratik bir yapıya sahip olmalıdır.

5. Sosyo-ekonomik düzeyleri, ırkları, dini inançları farketmeksizin bütün çocuklar okula kabul edileceklerdir.

6. Okulun yönetilmesinde hiyerarşi yoktur, okul öğretmenler tarafından yönetilmelidir. Öğretmenler Steiner’ın ilkelerinden hareketle okulun işleyişini kendileri belirlerler.

7. Çocukların farklı bireysel özellikleri ve kendilerine has üstün yetenekleri olduğu kabul edilir. Eğitim programı planlanırken çocukların neleri öğrenmeleri gerektiğindense, neleri öğrenebilecekleri ön planda tutulur. Amaç çocuğun bütün yeteneklerinin geliştirmesi ve en iyi seviyeye getirilmesidir.

8. Kesintisiz 12 yıl eğitim olacak, öğrenci farklı eğitim türlerine yönlendirilmeyecektir. Öğrenci anasınıfından lise sona kadar Waldorf okulunda eğitim görecek, benliğini kazandığı ve doğru kararlar verebileceği olgunluğa ulaştığı zaman kendi istediği yönde ilerlemesi, uzmanlaşması öngörülmüştür.

9. Her okul içinde bulunduğu toplum yapısına göre müfredatını düzenler. Böylelikle çocuğun öğrendiği konuları yaşamıyla ilişkilendirmesi sağlanmış olur. Çocuk öğrendiklerini içselleştirir.

10. İlköğretimin ilk sekiz yılı aynı sınıf öğretmeni ile devam etmeli ve tamamlanmalıdır. Öğretmen çocuğun, yaşadığı şartları ne kadar iyi bilirse öğreteceği konuları da o kadar iyi çocuğun hayatı ile ilişkilendirebilir. Öğretmen çocuğun gelişimini bir bütün olarak sağlayıp, takip edebilir.

11. Waldorf eğitim sisteminde değerlendirmenin amacı çocuğu notla ölçüp sınıflandırmak değildir. Amaç çocuğu tanıyıp gelişimini daha iyi takip etmektir. Öğretmenler çocuğun gelişimi ile ilgili raporlar hazırlarlar. Küçük sınıflara karne ile not verilmez.

Not ve karne ile değerlendirme lise yıllarında başlar. Değerlendirmenin amaçlarından birisi çocuğun gelişiminden kendisini haberdar etmek, öğrenme ve üretme heyecanını hissetmesini sağlamaktır. Sınıfta kalma ya da ödev gibi uygulamalar da Waldorf yaklaşımında yer almaz.

12. Öğretmenler ev ziyaretleri yaparlar. Öğretmenlik bir meslekten fazlasıdır, öğretmenlik bir sanattır. Öğretmenler çocuklar ile ruhsal yönden iletişim kuran, çocukların hayal güçlerini geliştirmeyi amaçlayan, duygusal zekayı önceleyen eğitimcilerdir.

13. Çocuğun bir bütün olarak geliştirilmesi hedeflenmektedir. Bu doğrultuda bilginin kazandırılması, öğrenilen becerinin uygulanması, yaratıcılığın kuvvetlendirilmesi, hayal gücünün harekete geçirilmesi, anlama ve empati duygularının geliştirilmesi, sosyal sorumluluğun kazandırılması ve ahlaki ilkeler gibi alanlara eşit derecede önem verilir.

Waldorf okulları bugün Avrupa, Asya, Amerika ve Avustralya kıtalarında bulunmaktadır. Eğitim sisteminin hızla piyasalaştığı, fırsat eşitsizliğinin uzaktan eğitim süreci ile iyice derinleştiği, merkezi sınavlar ile okulların adeta test çözme alışkanlığı kazandırma merkezlerine dönüştüğü, müfredat kazanımlarını yetiştirme telaşından eğitimdense öğretim faaliyetlerinin ön planda olduğu günümüz eğitim sisteminde Waldorf yaklaşımı bizlere farklı pencereler açıyor.

İlknur ÇETİNKAYA

Okuma Önerisi: Çocuklarının Dikiş Dikmeyi Öğrendiği Sistem: Waldorf Okulları

Kaynakça
Kotaman, H. (2009). Rudolf Steiner ve Waldorf Okulu Yüzüncü Yıl Üniversitesi, Eğitim Fakültesi Dergisi. Haziran 2009. Cilt:V1, Sayı:I, 174-194.

https://www.acevokuloncesi.org/egitim-program/farkli-program-ve-yaklasimlar/waldorf-yaklasimi/3/#split_content

http://www.egitimsanatidostlari.org/turkiyede-waldorf-pedagojisinden-esinlenen-kuruluslar

https://www.milliyet.com.tr/egitim/waldorf-egitim-modeli-nedir-2560668

Matematiksel

İlknur Çetinkaya

Nelson Mandela'nın sözleri ile ‘’Bir toplum, kendini en belirgin biçimde çocuklarına nasıl davrandığıyla ortaya koyar. Başarımız, her toplumun en kırılgan fertleri ve aynı zamanda en büyük zenginliği olan çocuklarımızın mutluluğu ve sağlığıyla ölçülmelidir’’. Çocuklarımızın yaşamdan, öğrenmekten keyif aldığı, öğrenmenin sınıfların dört duvarı arasına hapsedilmediği, çocuklarımızın özgür hissettiği, oyun oynayabildiği, çocukluklarını yaşayabildikleri, başarılarının sınavla ölçülmediği, her birinin başarıyı yetenekleri ve ilgi alanlarında tattığı, yüzlerinden gülümsemenin eksik olmadığı güzel yarınlara

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu