Tarih

Maria Montessori: Eğitimi Değiştiren Kadın

Aradan geçen 150 yıla rağmen, dünya çapında on binlerce öğretmen, onun eğitim felsefesinin izinden gidiyor.

İtalya’nın ilk kadın doktorlarından biri olan Montessori, bilim insanı olarak aldığı eğitimini çocuklara yeni bir şeyler öğretmek için uyguladı. Diğer şeylerin yanı sıra, çocukların bağımsızlıklarını geliştirmeleri için bir dizi sınıf etkinliği arasından özgürce seçim yapmalarına izin vererek, eğitim hakkındaki geleneksel düşünceyi alt üst etti.

Onun öğretilerinin bir çoğu günümüzde özellikle okul öncesi dönemde bir standart haline geldi. Temel ilkesi, düşünen, soru soran çocuklar yetiştirmek idi. Sınıflarda çocuk boyu masalar kullanılması, uygulamalı oyunlar ve hatta okul öncesi eğitimde çocukların öğretmen ile birlikte yere oturması gibi günümüz uygulamalarını ilk uygulayan kişi oydu. Montessori’nin özel yöntemleri dünya çapında onun adını taşıyan yaklaşık 20.000 okulda hala kullanılmaktadır. Bu nedenle bu kadını daha iyi tanımalısınız.

Maria Montessori Kimdir?

Montessori

Maria Montessori, 31 Ağustos 1870’te küçük bir İtalyan kasabası olan Chiaravalle’de doğdu. Montessori, 16 yaşında mühendislik okumaya başladı. Sonrasında da o dönemde genç kadınlar için alışılmadık bir yolda devam etti. Sonucunda tıp diploması alan ilk İtalyan kadınlardan biri oldu. Devamında çocuklar için psikiyatri kliniklerinde çalışmaya başladı.

Dr. Maria Montessori bu süreçte özellikle zihinsel engelli çocukların eğitimiyle yakından ilgilendi. Bu süreçte özellikle uyaran eksikliğinin birçok hastanın zihinsel ve duygusal koşullar nedeniyle hastaneye kaldırılmasına neden olduğunu fark edecekti.

1904’te Roma Üniversitesi, antropoloji araştırması ve öğretmesi için onu işe aldı. Montessori, 1906’da Roma’da bir apartman dairesinde ilk sınıfını açtığında fikirlerini eyleme dökme fırsatı buldu. Bu sınıfın da fakir ailelerinin çocuklarına ebeveynleri işteyken ilk derslerini verecekti.

Çocukların Yuvası (Casa dei Bambini) ve Montessori Okulu

Montessori okulu
Çocukların Yuvası (Casa dei Bambini)

Montessori, çalıştığı hastanelerde ve kliniklerde oynayan çocukları ve ilgi duydukları aktivite türlerini ve öğrenmelerine yardımcı olmak için oyun ve oyuncaklarla nasıl deneyler yaptıklarını gözlemlemişti. 

Sonucunda bu gözlemlerini Çocukların Yuvası (Casa dei Bambini) adını verdiği okulunda uygulama fırsatı buldu. Devamında da çocukların bağımsız, özgür olacakları bir eğitim metodunu devreye soktu. Montessori aslında, çocukların yemek hazırlayıp servis ettiği, çocuklar için tasarlanmış araç ve gereçlerle dolu bir “Çocuk Evi” inşa etmişti.

Montessori, çocukların evlerinde gördükleri kıyafet dikmek veya yerleri silmek gibi faaliyetlere ilgi duyduklarını gözlemlemişti. Bu gibi faaliyetleri çocukların “ işi ” olarak tanımlamıştı. Bu görevleri yapmak, onların daha bağımsız olmalarına yardımcı oldu. Sonucunda da Montessori felsefesinin bugüne kadar varlığını sürdüren bir özelliği haline geldi.

Montessori basit malzemelerin küçük çocuklarda daha önce mümkün olduğu düşünülmeyen bir ilgi ve dikkat uyandırdığını keşfetti. Üç ile altı yaş arasındaki çocuklar bu malzemelerle, çeyrek saatten bir saate kadar kendiliğinden çalışırlardı.

Ufacık mobilyaları ve merak uyandıran oyunlarıyla sınıflar kısa sürede dünya çapında ilgi gördü. Montessori, gözlemleri hakkında geniş çapta konferanslar verdi. Bir çok kişiyi okulunda ağırladı ve başkalarına da aynı türden okullar kurmaları için ilham vermeye çalıştı. Kendisi şu sözleri sarf edecekti.

“Hayatın en önemli dönemi üniversite çalışmaları değil, doğumdan altı yaşa kadar olan süredir. Çünkü bu dönemde çocuk gelecekte olacağı yetişkini inşa eder. Sadece zeka değil, insanın bütün mümkün becerileri bu dönemde oluşur. Hiçbir yaşta çocuk zekice bir yardıma bu dönemde olduğu kadar ihtiyaç duymaz.”

Montessori Okulları Kısa Sürede Yaygınlaşacaktı

Montessori ilkelerine göre, sınıflarda öğretmen müdahalesi neredeyse yoktur. Öğretmen sadece çocuğun önündeki engelleri kaldırmaya yardımcı olur. Bu şekilde çocuk bir iç disiplin geliştirir. Montessori okullarında sınıflar, yaş gruplarına özel olarak tasarlanmıştır. Deneysel öğrenmeyle matematik, fen, müzik, sosyal etkileşimlere odaklanmıştır.

Altı yıl içinde beş kıtada öğretmen eğitim siteleri ve Montessori okulları açılacaktı. Montessori’nin ilk kitabı olan “ Montessori Metodu ” ise 10 dile çevrildi. Bir yandan İtalya’da eğitim müfettişliği yapmaya başlayan Maria Montessori, Mussolini iktidarına karşı olduğu için 1934 yılında ülkesini terk etmek zorunda kaldı. İspanya’da yaşarken İspanya’da iç savaş çıkmasıyla Hollanda, Hindistan gibi çeşitli ülkelere giderek çalışmalarına devam etti.

Maria Montessori hayatı boyunca bir çok savaş gördü, bu etki onu eğitim yöntemini insanlık için barışın temel alındığı bir eğitim olarak biçimlendirmeye yönlendirdi. Barış adına yaptığı çalışmalar nedeniyle 1949, 1950 ve 1951 yıllarında Nobel Barış Ödülü’ne aday gösterildi.

Maria Montessori, 1952’de Hollanda’da beyin kanamasından ölümüne kadar, sonraki kırk yıl boyunca uluslararası konferanslar verdi. Bir başka ilham verici kadını daha tanımak isterseniz: Gökyüzünün Güzel Kadını: Maria Mitchell


Kaynaklar ve ileri okumalar:


Size Bir Mesajımız Var!

Matematiksel, 2015 yılından beri yayında olan ve Türkiye’de matematiğe karşı duyulan önyargıyı azaltmak ve ilgiyi arttırmak amacıyla kurulmuş bir platformdur. Sitemizde, öncelikli olarak matematik ile ilgili yazılar yer almaktadır. Ancak bilimin bütünsel yapısı itibari ile diğer bilim dalları ile ilgili konular da ilerleyen yıllarda sitemize dahil edilmiştir. Bu sitenin tek kazancı sizlere göstermek zorunda kaldığımız reklamlardır. Yüksek okunurluk düzeyine sahip bir web sitesi barındırmak ne yazık ki günümüzde oldukça masraflıdır. Bu konuda bizi anlayacağınızı umuyoruz. Ayrıca yazımızı paylaşarak veya Patreon üzerinden ufak bir bağış yaparak da büyümemize destek olabilirsiniz. Matematik ile kalalım, bilim ile kalalım.

Matematiksel

Ceren Demir

Kendini, insanları, dünyayı tanıma ve anlama çabasında, belki de kaosta olan; filmin oyuncularından, dünya üzerindeki küçücük noktalardan biriyim.. Dokuz Eylül Üniversitesi'nde Ekonomi bölümünde yüksek lisansa devam ediyorum ve İstanbul Gelişim Üniversitesi'nde akademik görevimi sürdürüyorum. Spora, sanata (özellikle resim sanatı), müziğe, doğaya, doğa sporlarına, felsefeye, psikolojiye, kitaplara, filmlere düşkünüm.. Okumayı, yazmayı, öğrenmeye çabalamayı çok seviyorum. Amaçlı ve amaçsız yaşamanın çeşitli noktalardan artı ve eksileri olduğunu düşünsem dünyadaki her şeyin gelip geçici olduğuna inanıyorum. Yine de -her şeye rağmen- ben uzun süredir amacı olanlardanım.. Buradan enerji sağlayabiliyorum.. Çoğunlukla enerjik, dışa dönük olsam da yeri geldikçe oldukça içe kapanmaya ve yalnızlığa susayabiliyorum. İkisi de keyifli ve öğretici.. Matematiksel sitesinin öncelikle hayranı olan bir okuruyum sonra Matematiksel’e katkı sağlamaya çalışan enfes ekibin bir parçasıyım.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu