Mühendislik

İnsanlık Bir Anda Ortadan Kaybolursa Dünyaya Ne Olur?

İnsanlar bir anda ortadan kaybolsa şehirler, evler, yollar ve evcil hayvanlar kısa sürede değişmeye başlar, doğa ise boşalan alanları adım adım geri alır.

Hiç herkesin bir anda ortadan kaybolduğu bir dünyayı düşündünüz mü? Evlerimize, okullarımıza, mahallelerimize ve şehirlerimize ne olurdu? Köpeği kim beslerdi? Çimleri kim biçerdi? İnsanlığın sonu filmlerde, dizilerde ve kitaplarda sık sık karşımıza çıkan bir tema. Ancak gerçekten herkesin bir anda yok olduğunu düşünmek hâlâ oldukça tuhaf.

Şimdi bir senaryoyu hayal edelim: Eğer insanlar bir anda yeryüzünden silinse ve sadece siz hayatta kalsanız, bir yıl sonra yaşadığınız yere döndüğünüzde sizi nasıl bir dünya karşılıyor olurdu?

İnsanlar bir anda ortadan kaybolsa ve bir yıl sonra Dünya’ya geri dönebilseydiniz, fark edeceğiniz ilk değişiklik gözlerinizle değil, kulaklarınızla ilgili olurdu.

Dünya çok daha sessiz olurdu. Binalar, otomobiller, uçaklar, makineler ve şehir yaşamı sürekli bir arka plan gürültüsü üretir. İnsanlar ortadan kalktığında bu seslerin büyük bölümü de sona ererdi.

İnsanlık Bir Anda Yok Olursa Dünyada Yaşam Nasıl Değişir?
Doğa, insanlar olmadan gezegendeki üstünlüğünü yeniden kazanır. Betondan yapılan yapıların bu durumda hiç şansı yoktur.

Havadaki değişimi de kısa sürede fark ederdiniz. İnsan kaynaklı egzoz gazları, sanayi emisyonları ve toz üretimi azaldığı için hava daha temiz görünürdü. Yağmur ve rüzgâr zaman içinde kentlerin üzerindeki kir tabakasını da azaltırdı.

Evlerimize Ne Olurdu?

İlk yılın sonunda bir eve girdiğinizi düşünün. Musluklardan büyük olasılıkla su akmazdı. Su şebekeleri pompalar, kontrol sistemleri ve düzenli bakım gerektirir. Bu sistemler çalışmayı bıraktığında şehirlerdeki su dağıtımı da kısa sürede aksardı.

Borularda kalan su ise ilk sert kışta başka bir sorun yaratabilirdi. Donan su genleşir ve boruları patlatır. Bu nedenle özellikle soğuk bölgelerde evlerin iç tesisatı hızla zarar görürdü.

Elektrik de uzun süre devam etmezdi. Enerji santralleri ve dağıtım ağları insan gözetimi ve bakımına ihtiyaç duyar. Sistemler devre dışı kaldığında ışıklar, telefonlar, bilgisayarlar ve diğer elektrikli cihazlar susardı.

Evlerin içi de hızla değişirdi. Havalandırma ve ısıtma sistemleri durduğu için havadaki toz yüzeylere çökerdi. İnsan hareketi olmadığı için bu toz artık sürekli havalanmazdı.

Bahçelerde ise tam tersi bir hareketlilik başlardı. Çimler uzar, yabani otlar yayılır, ağaç tohumları filizlenir ve insanlar tarafından sürekli budanan ya da temizlenen alanlar kısa sürede doğal bitki örtüsüne teslim olurdu.

Böcek sayısı da artardı. İnsanlar böceklerle mücadele etmek için ilaçlama yapar, yaşam alanlarını ortadan kaldırır ve binaları onlardan korur. Bu müdahaleler sona erdiğinde birçok böcek türü şehirlerde yeniden yaygınlaşırdı.

İnsanlardan Sonra Şehirlerimize Ne Olurdu?

İnsanların ortadan kalkmasıyla şehirlerde önce küçük hayvanlar daha görünür hale gelirdi. Fareler, tilkiler, sansarlar ve başka küçük memeliler terk edilmiş mahallelere yayılırdı. Daha büyük hayvanlar ise zamanla kentlere yaklaşırdı. Geyikler, çakallar, kurtlar ve bazı bölgelerde ayılar, insanların bıraktığı boşlukları değerlendirebilirdi.

Yapay aydınlatmanın ortadan kalkması gece yaşamını da değiştirirdi. Şehirlerin üzerindeki ışık kubbeleri kaybolur, gökyüzü yeniden karanlık olurdu. Gececil hayvanlar için bu büyük bir avantaj anlamına gelirdi.

Yangınlar ise daha ciddi bir sorun haline gelirdi. Yıldırım düşmesi ya da başka doğal nedenlerle başlayan yangınları söndürecek kimse kalmazdı. Bu yüzden bazı yangınlar yakıt bitene kadar devam ederdi.

insanlık yok olursa
Kedilerimiz ve köpeklerimiz de vahşi doğada kendi başlarının çaresine bakabilirler. Ancak bu ortama ya ayak uydurmak zorunda kalırlar ya da daha gelişmiş avcılar tarafından yok edilirler.

İlk yılın sonunda yollar, köprüler ve büyük binalar büyük ölçüde yerinde dururdu. Ancak on yıl kadar sonra çatlaklar belirginleşmeye başlardı.

Su, donma ve çözülme döngüleri, bitki kökleri ve paslanma zamanla yapıları zayıflatırdı. Küçük bitkiler asfalt ve beton çatlaklarına yerleşir, kökler büyüdükçe bu çatlakları genişletirdi.

Metal köprüler ve çelik yapılar yavaş yavaş paslanırdı. Büyük beton yapılar daha uzun süre ayakta kalabilirdi, ancak onlar da bakım olmadan sonsuza kadar dayanmazdı. Barajlar ve setler de zamanla aşınırdı. Bazıları yıkıldığında nehirler eski yataklarına döner ve tarım alanları yeniden sulak alanlara ya da doğal bitki örtüsüne dönüşürdü.

Tarım da kısa sürede sona ererdi. İnsanların ekip biçtiği mısır, patates, domates gibi birçok ürün birkaç nesil içinde büyük ölçüde ortadan kalkardı. Çünkü bu bitkilerin çoğu düzenli bakım, sulama ve ekime bağımlıdır.

Evcil Hayvanlara Ne Olurdu?

Evcil hayvanlar bu yeni dünyadan en çok etkilenen canlılar arasında olurdu. Çiftlik hayvanlarının önemli bir bölümü yırtıcılar karşısında savunmasız kalırdı.

Kedilerin bir kısmı insanlardan bağımsız yaşamaya uyum sağlayabilir ve zamanla daha yabani yaşam biçimlerine geçebilirdi. Köpeklerde ise sonuç ırka ve yaşam biçimine göre değişirdi.

İnsan bakımına çok bağımlı, küçük ya da sağlık sorunlarına yatkın ırklar ciddi zorluk yaşardı. Buna karşılık kendi başına yiyecek bulabilen, dayanıklı ve serbest dolaşmaya alışkın köpeklerin hayatta kalma şansı daha yüksek olurdu.

Uzun vadede farklı köpek ırkları arasındaki sınırlar da büyük ölçüde ortadan kalkardı. İnsanların kontrollü çiftleştirmesi sona erdiği için doğal seçilim yeniden daha belirleyici hale gelirdi.

Sonuç olarak;

insanlık yok olursa
Uzaktan bakıldığında Pripyat sağlam bir şehir gibi görünse de binalar yavaş yavaş çürüyor. Aslında neredeyse her şey senaryoya uygun bir biçimde gelişiyor..

İnsanlığın bir anda ortadan kaybolduğu böyle bir senaryo bize önemli bir şeyi gösteriyor. Uygarlık sandığımızdan çok daha kırılgan ve sürekli bakıma bağımlı. Şehirler, enerji sistemleri, su şebekeleri ve tarım alanları kendi kendine işlemiyor. İnsanlar ortadan kalktığında doğa kısa sürede boşalan alanları geri almaya başlıyor.

Bu da aslında tersinden bakıldığında basit bir gerçeği hatırlatıyor: Yaşadığımız dünyayı sürdürmek için sürekli emek harcıyoruz ve aynı zamanda bu dünyanın doğal sistemlerine de bağımlıyız.

Okuma Önerisi: Kıyamet Argümanı: Matematik Yardımı İle İnsanlığın Sonunu Hesaplamak Mümkün müdür?


Kaynaklar ve ileri okumalar:

  • Field MA, Yadav S, Dudchenko O, Esvaran M, Rosen BD. Skvortsova K, Edwards RJ, Keilwagen J, Cochran BJ, Manandhar B, Bustamante S, Rasmussen JA. Melvin RG, Chernoff B, Omer A, Colaric Z, Chan EKF. Minoche AE, Smith TPL, Gilbert MT., Bogdanovic O, Zammit RA, Thomas T. Aiden EL, Ballard JWO. The Australian dingo is an early offshoot of modern breed dogs. Sci Adv. 2022 Apr 22;8(16):eabm5944. doi: 10.1126/sciadv.abm5944. Epub 2022 Apr 22. PMID: 35452284; PMCID: PMC9032958.
  • If humans went extinct, what would the Earth look like one year later?. Kaynak site: Conversation. Yayınlanma tarihi: 12 Haziran 2023. Bağlantı: https://doi.org/10.64628/AAI.f9jvx67jk

Matematiksel

Matematiksel Editör

Matematiksel Editör, farklı dönemlerde çeşitli yazarların katkısıyla hazırlanan arşiv içeriklerinin yönetimi için kullanılan kurumsal profildir. Bu hesap tek bir kişiyi temsil etmez.

Bunlar da ilgini çekebilir