Matematik

Christine Ladd-Franklin: Erkek Egemen Matematikte Mücadele Öyküsü

1926 yılında Johns Hopkins University, matematik ve mantık alanındaki çalışmaları nedeniyle Christine Ladd-Franklin’a doktora derecesi verdi. Ladd-Franklin o sırada 78 yaşındaydı

Christine Ladd Franklin
Christine Ladd Franklin (1847-1930), Amerikalı bir matematikçi ve psikologdu. Kendisi özellikle renk algısı üzerine yaptığı çalışmalarla tanınır.

Christine Ladd-Franklin 44 yıl önce, doktora tezi olan The Algebra of Logic’i yayımlamış ve matematik alanında doktora için gereken akademik koşulları tamamlayan ilk Amerikalı kadın olmuştu. Ancak Johns Hopkins’in tek bir koşulu yerine gelmemişti. O da erkek olmaktı.

Christine Ladd-Franklin Kimdi?

Christine Ladd-Franklin, entelektüel açıdan güçlü kadınların içinde yetişti. Annesi ve üç teyzesi onun düşünsel dünyasını erken yaşta şekillendirdi. Annesi Augusta Niles Ladd ile teyzesi Juliet Niles, onu çocukken kadın hakları üzerine verilen konferanslara götürdü.

Kadınların erkeklerle aynı alanlarda, aynı haklarla yer alması gerektiği fikrini bu ortamda benimsedi. Bu nedenle yükseköğrenime erişimi hem mümkün hem de hak edilmiş gördü..

Maria Mitchell okul
Maria, Vassar Collage’daki öğrencileriyle.  Maria öğretmenlik yapmak için işe alınan ilk kadın profesör idi.

Christine Ladd-Franklin, eğitim hayatının erken dönemlerinde matematiğe olağanüstü bir ilgi ya da yetenek göstermedi. Çok yönlü bir entelektüel olarak farklı alanlara yöneldi. Birden fazla dil öğrendi; müzik, botanik, astronomi ve kimya çalıştı. Matematik de bu geniş ilgi alanının yalnızca bir parçasıydı.

Matematik ve mantığa yönelik asıl ilgisi mezuniyetinden sonra gelişti. Washington, Pennsylvania’da fen ve matematik dersleri verirken, yerel bir kolejde profesör olan matematikçi George B. Vose ile özel olarak çalışmaya başladı. Bu dönemde matematik dergileri için çeşitli makaleler kaleme aldı ve akademik yönelimi giderek daha belirgin hâle geldi.

John Hopkins Yılları

Christine Ladd Franklin
Franklin, bilimsel çalışmalarının yanı sıra kadın hakları konusunda da aktif bir rol oynamıştır. Kadınların bilimsel alanlarda eşit katılımını desteklemiş ve bu alandaki engellerin kaldırılmasına yardımcı olmuştur.

Christine Ladd-Franklin, 1878 yılında yeni açılan Johns Hopkins University’ye başvururken adını yalnızca “C. Ladd” olarak kullandı. O sırada henüz evli değildi; Johns Hopkins’te matematikçi olan Fabian Franklin ile evliliği 1882’de gerçekleşecekti. Başvurusu başlangıçta kabul edildi, ancak mütevelli heyeti adayın bir kadın olduğunu öğrendiğinde karar geri çekildi. Üniversite, resmî olarak kadın öğrenci kabul etmiyordu.

Bu noktada devreye, Ladd-Franklin’in çalışmalarını yakından tanıyan ve başvurması için onu cesaretlendirmiş olan huysuz matematikçi James Joseph Sylvester girdi. Sylvester, üniversite yönetimini ikna ederek Ladd-Franklin’e fiilen, ancak resmî olmayan bir kabul sağladı. Ladd-Franklin, Sylvester’ın derslerine katılabildi; ancak adı başlangıçta üniversitenin resmî öğrenci kayıtlarında yer almadı.

Johns Hopkins’in ilk başkanı Daniel Coit Gilman, kadın ve erkeklerin birlikte eğitim görmesine karşıydı. Buna rağmen üniversitenin bu konudaki tutumu başından beri tutarsızdı.

Mütevelli üyelerinin kızları da dâhil olmak üzere pek çok kadın Johns Hopkins’te derslere katılmak istiyordu. Bu belirsiz ortam sayesinde, aralarında Christine Ladd-Franklin’in de bulunduğu bazı kadınlar, üniversite kadınları resmen kabul etmeden önce fiilen eğitim aldı.

Ladd-Franklin bu dönemde mantığa derin bir ilgi geliştirdi. Mantıksal ifadelerin sembollerle temsil edilmesine dayanan sembolik mantık üzerine son derece güçlü bir doktora tezi yazdı ve çalışmasını 1882 yılında tamamladı. Ancak Johns Hopkins, cinsiyeti nedeniyle kendisine doktora derecesi vermedi. Buna karşılık lisans eğitimini aldığı Vassar College, 1887 yılında ona fahri doktora unvanı verdi.

Christine Ladd-Franklin ve Renkli Görme Teorisi

Johns Hopkins’teki çalışmalarını tamamladıktan sonra Christine Ladd-Franklin, Baltimore’da resmî bir akademik kadro bulamadı. Buna rağmen araştırmalarını bırakmadı. İlgi alanı giderek görme ve psikolojiye kaydı.

Ladd-Franklin’in görmeye ilgisi, başlangıçta iki gözle görmenin geometrik yapısından doğdu. Eşinin izin döneminde Almanya’ya gitti ve burada George Elias Müller ile Hermann von Helmholtz’la birlikte psikoloji ve görme üzerine çalıştı.

Bu çalışmalar onu evrim temelli bir renk görme kuramına götürdü. Kuramına göre siyah-beyaz görme en ilkel aşamaydı; mavi–sarı ve kırmızı–yeşil ayrımları daha sonra gelişmişti. Bu yaklaşım zamanla yerini başka modellere bıraktı, ancak uzun yıllar boyunca etkisini sürdürdü.

Christine Ladd-Franklin: Erkek Egemen Matematikte Bir Mücadele Öyküsü
Ladd-Franklin’in renk teorisinin öne çıkan unsurlarından biri, üç renk teorisidir. Bu teori, kırmızı, yeşil ve mavi renklerin temel renkler olduğunu ve diğer renklerin bu temel renklerin kombinasyonları olduğunu öne sürer. Bu görüş, renkli görmenin temelinde üç ana renk olduğu fikrini destekler. Ancak, Ladd-Franklin’in renk teorisi, zaman içinde diğer teorilerin gelişmesiyle birlikte geçerliliğini yitirmiştir.

Ladd-Franklin, nihayet resmî olarak tanınmasından birkaç yıl sonra, 1930 yılında hayatını kaybetti. Ancak çalışmaları ve mücadelesi, hem bilim tarihinde hem de akademide kadınların yer açma sürecinde kalıcı bir iz bıraktı.


Kaynaklar ve ileri okumalar:


Size Bir Mesajımız Var!

Matematiksel, 2015 yılından beri yayında olan ve Türkiye’de matematiğe karşı duyulan önyargıyı azaltmak ve ilgiyi arttırmak amacıyla kurulmuş bir platformdur. Sitemizde, öncelikli olarak matematik ile ilgili yazılar yer almaktadır. Ancak bilimin bütünsel yapısı itibari ile diğer bilim dalları ile ilgili konular da ilerleyen yıllarda sitemize dahil edilmiştir. Bu sitenin tek kazancı sizlere göstermek zorunda kaldığımız reklamlardır. Yüksek okunurluk düzeyine sahip bir web sitesi barındırmak ne yazık ki günümüzde oldukça masraflıdır. Bu konuda bizi anlayacağınızı umuyoruz. Ayrıca yazımızı paylaşarak da büyümemize destek olabilirsiniz. Matematik ile kalalım, bilim ile kalalım.

Matematiksel

Bunlar da ilgini çekebilir

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir