Psikoloji

Kötü Anılar Neden Daha Fazla Hatırlanır?

Anılarınızın sizi nasıl etkilediğini hiç merak ettiniz mi? Özellikle olumsuz olanların? Geçmiş ile ilgili bir şeyleri hatırlamanız istendiği muhtemel aklınıza gelen utandığınız, üzüldüğünüz ve kendinizi kötü hissettiğiniz zamanlar olacaktır. Bu durumun sadece sizin başınıza geldiğini düşünüyorsanız size güzel bir haberimiz var. Eskiden yaşanmış olumsuz düşüncelere ve kötü anılara takılıp kalmak aslında herkesin başına gelir!

Pek çok insan, hafızasında kötü anıların iyi olanlardan daha fazla yer kapladığını fark eder. Örneğin anneler genellikle çocukların doğum süreci ile ilgili anıları hatırlamakta zorlanırlar ancak yetiştirme süreçleri esnasında yaşadıkları zorluklar asla akıldan çıkmaz. Arkadaştan ayrılmaktan, bir eşyayı kaybetmekten ya da eleştirilmekten duyulan üzüntü, yeni bir arkadaş edinmekten, kayıp bir eşyayı bulmaktan ya da övülmekten duyulan mutluluktan daha yoğun biçimde hissedilir. Genellikle bardağın boş tarafını görülür ve olumsuz duygulara odaklanılır. Ve bu olumsuz duygular ve kötü anılar zamanla daha kalıcı hale gelir.

Kötü Anılar Neden Kalıcı Oluyor?

Kötü anıların neden kalıcı olduğunu anlamak için duygusal deneyimlerin beyin tarafından neden daha iyi hatırlandığını anlamak gerekir. Beyindeki hafızadan sorumlu ana yapı hipokampüstür. Temporal lobda bulunan bu yapı ve uzun süreli hatıralarımız için çok önemlidir. Bununla birlikte, duygusal hafıza aynı zamanda amigdala ve prefrontal korteks bölgeleri ile de ilintilidir. Amigdala, beyinde, duyguları kontrol etmede görev alır. Bir duygu nedeniyle amigdala ve prefrontal korteks aktive olduğunda, nöronlar hipokampusa uyarılar gönderir. Bu uyarılar hafızayı canlandırır ve kötü anıları aklımıza getirir.

Prefrontal korteks, amigdala ve hipokampus bölgeleri duygusal hafızamızın oluşumunda birlikte çalışır

Olumsuz olaylar stresli olma eğilimindedir. Bu da vücudumuzun stres hormonları olan epinefrin ve kortizol salgılamasına neden olur. Bu stres hormonları amigdalayı güçlü bir şekilde aktive eder ve hipokampusa güçlü duygu odaklı sinyaller gönderir. Genel etki, hem hafıza hem de duygu açısından olumsuz olayın belirgin bir şekilde daha fazla hatırlanması olur.

Evrimsel Bakış Açısı

Şaşırtıcı olan vücudumuzun neden olumsuz anıları güçlendirmeye çalışacak biçimde bir mekanizmaya sahip olduğudur. Bir keder ve stres yaratan bir şeyi neden hatırlarız? Bilim insanları, bu eğilimin evrimsel öneme sahip olduğuna inanır. Olumsuz olayları hatırlamanın avantajı, gelecekte bu tür tehditleri hatırlamak, tanımak ve bunlara dikkat etmektir. Tarih öncesi insanların yaşamı tehdit eden tehlikelerle düzenli olarak karşılaşma olasılıklarının daha yüksek olduğu düşünüldüğünde bu mantıklıdır. Olumsuzlukları hatırlama hayatta insan türünün hayatta kalmasına yardımcı olmuştur. Bir kaplanın ağaçların arkasından saldırdığı zamanı hatırlamak, bir dahaki sefere benzer bir hatayı önlemek anlamına gelir.

Hafızadan Kötü Anıları Silmek Mümkün mü?

İstenmeyen bir anı aklımıza geldiğinde onu unutmaya çalışmak en doğal tepkidir. Ancak bir şeyi unutmayı seçmek, onu hatırlamaya çalışmaktan daha fazla zihinsel çaba gerektirebilir. Yine de tüm olumsuz anılarımızı beynimizden silmek yakın gelecekte mümkün olabilir. Bu kulağa bilim kurgu gibi gelse de, modern tıp bunu gerçekleştirmeye oldukça yakın. Beyin ne zaman eski anıları hatırlamaya çalışsa, bir takım kimyasallar salgılamaya başlıyor. Dolayısıyla kimyasal bir bileşik yaratarak hafızayı etkilemek mümkün. Hatta bunun için yaratılmış olup testleri devam eden bazı ilaçlar mevcut. Ayrıca araştırmalar, beyin kaynaklı nörotrofik faktör (BDNF) gen varyasyonunun korku üretimi ile ilişkili olduğunu göstermiştir. BDNF gen terapisi, gelecekte korku ve kaygıya katkıda bulunan genleri değiştirerek kullanılabilir. Aynı şekilde, Tac2 geninin de travmatik anıların depolanması ile ilgili olduğu bilinmektedir. Bu aktiviteyi engelleyen bir ilaç, kötü ve travmatik anıların depolanmasını engelleyebilir.

Bu tedaviler sonucunda bu kötü anılar sonsuza dek silinmez. Hala bir yerde saklanırlar ancak artık erişilemezler. Kötü anı olarak tanımladığımız şey bir sınavdan başarısız olmak ya da bir sevgiliden ayrılmak gibi bir durum ise elbette böyle bir tedavi gerekli olmayacaktır. Sonuçta iyi ya da kötü tüm anılar bizim bir parçamızdır. Ancak bir savaş, bir afet gibi durumların devamında gözlemlenen travma sonrası stres bozukluğu yaşayan kişiler için bu tip tedavilerin bulunması umut vericidir.

Kaynaklar ve İleri Okumalar:

Matematiksel

Sibel Çağlar

Merhabalar. Matematik öğretmeni olarak başladığım hayatıma 2016 yılında kurduğum matematiksel.org web sitesinde içerikler üreterek devam ediyorum. Matematiğin aydınlık yüzünü paylaşıyorum. Amacım matematiğin hayattan kopuk olmadığını kanıtlamaktı. Devamında ekip arkadaşlarımın da dahil olması ile kocaman bir aile olduk. Amacımıza da kısmen ulaştık. Yolumuz daha uzun ama kesinlikle çok keyifli.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu