İp Sanatının (String Art) Annesi Matematikçi Mary Everest Boole ile Tanışın

İngiliz matematikçi ve mantıkçı George Boole adını ve onun tarafından geliştirilen Boole cebirini günümüzde bir çok kişi duymuştur. Ancak çok az kişi onun eşi olan Mary Everest Boole’yi tanır. Mary Everest Boole günümüzde string art yani ip sanatının (filografi) annesi olarak bilinir. Çocuklarının matematik öğrenmesini sağlamak için kullandığı bu yöntem günümüzde büyük küçük bir çok kişi tarafından sevilerek uygulanmaktadır. Beş çocuğunu büyüten, elli yıl boyunca çocukların matematik eğitimine sayısız katkıda bulunan bu kadını tanımalısınız.

Mary Everest Boole Kimdir?

Mary Everest Boole, 1832 yılında İngiltere’de doğar. Mary’nin amcası adını Everest dağından tanıdığımız Albay Sir George Everest’tir. Matematiğe olan tutkusu çocuk yaşlarda başlar. Ancak dönemin koşulları gereği bu tutkusunu geliştirmek için babasının kütüphanedeki kitapları kullanmak zorunda kalır.

Mary, 18 yaşında İrlanda’da ünlü matematikçi George Boole ile tanıştı. İkili beş yıl sonra evlendiler. Mary, George’dan 17 yaş küçük olmasına rağmen, ikisi evlilik hayatları süresince çok yakın arkadaş olurlar. Mary ve George’un Mary, Margaret, Alicia (İngiliz Matematikçi, 1860 – 1940), Lucy ve Ethel adında beş kız çocuğu dünyaya gelir. Ancak, George zatürreye yakalanır ve Mary’yi sadece altı aylık olan en küçük çocuğuyla yalnız bırakarak ölür.

Ertesi yıl Mary, İngiltere’deki ilk kadın koleji olan Queens Koleji‘ndeki işi kabul eder. Ne yazık ki, kadınların üniversitede diploma almasına veya öğretmenlik yapmasına izin verilmediği bir çağda yaşıyordu. Umutsuzca öğretmek istemesine rağmen, birçok öğrenciye danışmanlık yaptığı bir kütüphanede çalışmayı kabul eder. Bu esnada sadece öğretmeyi sevdiğini değil, aynı zamanda iyi bir öğretici olduğunu da fark eder.

Sonunda Mary çocuklara eğitim vermeye başlar. Kısa bir süre sonra Londra Eğitim Kurulu Başkanı tarafından seçkin bir öğretmen olarak tanınır. Ayrıca 1866 yılında Charles Darwin ile mektuplaşır ve onun çalışmaları hakkında merak ettiklerini sorar. Kitaplarından birinin üzerinde tartışma yaşandığı için, Mary kolejdeki işini bırakmak zorunda kalır.

Babasının arkadaşı James Hinton (İngiliz cerrah, 1822 – 1875) için sekreter olarak işe girer. Hinton aracılığıyla, Mary evrim ve düşünce sanatıyla ilgilenmeye başlar. Evrenin tüm temel kavramlarını sayı ve sembollerle ifade etmenin mümkün olduğuna inanmaya başlar. Sonrasında da Mary, 50 yaşına geldiğinde bir dizi kitap ve makale yazar. “Aşkın Öğrettiği Mantık” 1889’da, “Çocuğun Bilime Hazırlanması” 1904’te yayınlanır.

Bu süreçte Mary Boole, psişik konularla da ilgilenmeye başlar ve bu konu hakkında da kitaplar yazar. Zaman geçtikçe Mary’nin sağlığı bozulur ve 1916’da 84 yaşındayken dünyaya gözlerini yumar.

İp Sanatı Nedir?

O’nun eğitim anlayışında derslerde çocukların kendi kapasitelerine uygun olarak hazırlanan ve oynayarak gelişmelerini sağlayan matematiksel nesneler kullanılmalıdır. Bu amaçla açıların ve mekânların geometrisini öğrenmelerine yardımcı olmak için ip sanatı geometrisini (string art) icat eder.

Dize sanatı, geometrik desenler yardımıyla noktalar arasında gerilmiş renkli ipliklerin ve diğer kullanılan malzemelerin düzenlenmesi ve karakterize edilmesidir.

İp sanatının aslında tek bir mucidi yoktur. Ancak bir eğitim aracı olarak uygulanması ilk Mary Everest Boole’ tarafından olur. Bu sanat daha sonraları giderek popülerleşerek günümüz formunu alır. Bununla birlikte, dize sanatının temeli, kalkülüsteki ana fikirlerden biridir: eğrileri temsil etmek için düz çizgilerin kullanılması.

İp sanatının gelişimine katkıda bulunan bir diğer kişi, Citröen için çalışan Fransız bir matematikçi ve fizikçi olan Paul de Casteljau’ydu. 1959’da, eğri hesaplamalarını değerlendirmek için bir algoritma geliştirdi ve daha sonra 1960’larda Fransız mucit, matematikçi ve mühendis Pierre Bézier tarafından bu fikir popüler hale getirildi. Bézier, Renault otomobillerinin gövdesinin kıvrımlarını tasarlamak için formülü kullandı.

Bézier’in eğrisi başlangıçta tasarımcılara ve mühendislere yardımcı olacak gibi gözüküyordu. Ancak John Eichinger adında bir tasarımcı, bu hesaplamayla yapılan sanatın eğlence potansiyeli olduğunu fark etti. Kendi ip sanatı bilgisini ve Beziér’in eğrisinin ilkelerini kullanarak, öğretim yöntemleri ve hobi el sanatları olarak satılacak string art kitleri tasarlamaya başladı.

John Eichinger tarafından popüler hale getirilen kendin yap hobi kitlerinin devamında, çok geçmeden, dünyanın dört bir yanındaki evlerin duvarlarında ip sanatı asılıydı. Sonrasında da bu sanat formu küresel ölçekte gelişmeye devam etti. Bunların hepsi kendi kendini yetiştirmiş matematik öğretme tutkusu ile dolu bir kadının çabalarının sonucunda oldu.



Kaynaklar ve ileri okumalar


Dip Not:

Matematiksel, 2015 yılından beri yayında olan ve Türkiye’de matematiğe karşı duyulan önyargıyı azaltmak ve ilgiyi arttırmak amacıyla kurulmuş bir platformdur. Sitemizde, öncelikli olarak matematik ile ilgili yazılar yer almaktadır. Ancak bilimin bütünsel yapısı itibari ile diğer bilim dalları ile ilgili konular da ilerleyen yıllarda sitemize dahil edilmiştir. Bu sitenin tek kazancı sizlere göstermek zorunda kaldığımız reklamlardır. Yüksek okunurluk düzeyine sahip bir web sitesi barındırmak ne yazık ki günümüzde oldukça masraflıdır. Bu konuda bizi anlayacağınızı umuyoruz. Ayrıca yazımızı paylaşarak da büyümemize destek olabilirsiniz. Matematik ile kalalım, bilim ile kalalım

Matematiksel

Olgun Duran

Ömür boyu öğrencilik felsefesini benimsemiş amatör tiyatro oyuncusu ve TEGV gönüllüsü; kitaplarından, doğaya hayranlığından, yeni yerleri görmekten, gittiği yerlerin kültürünü keşfetmekten ve bunların uğruna çabalamaktan vazgeç(e)meyen kişi...  
Başa dön tuşu