Günlük Hayatımızda Matematik

Neden Satın Aldığımız Bir Çok Şeyin Sonu 9 Sayısı İle Biter?

Sayılar kesin miktarları tanımlamak için icat edildi: üç diş, yedi gün, on iki elma. Ancak giderek amaçlarının dışında kendilerine kullanım alanları buldular ve giderek daha büyük sayılar ortaya çıktı . Bu durumda bizim zihnimizi zorlar hale geldi. Bu nedenle biz de işleri biraz daha kolaylaştırmak adına sayıları yuvarlamaya yani yaklaşık değerlerini söylemeye başladık. Örneğin evrenin 13.7 milyar yaşında olduğunu söylediğimizde, tam olarak 13.700.000.000 demek istemiyoruz bunun altında ya da üstünde birkaç milyon yıl daha var olduğunu biliyoruz. Bu nedenle yaklaşık olarak bu değeri kabul ediyoruz. Bu devasa sayıya insan ömrü gibi küçük bir şeyi eklemek onun anlamını fazla değiştirmeyeceği için de muhtemel yaşantımız boyunca da evreni yaklaşık olarak 13,7 milyar yaşında kabul edeceğiz.

Büyük Sayıları Küçük Algılama Yanılgımız

Büyük sayılar için yuvarlak sayıları kullanmaya çok alıştığımız için, 754 156 293 sayısı gibi yuvarlak olmayan büyük bir sayı ile karşılaştığımızda – bu bize bir tutarsızlık hissi verir. Psikolog Manoj Thomas, büyük ve yuvarlanmamış sayılardan duyduğumuz rahatsızlık hissimizin bu sayıları olduklarından daha küçük görmemize neden olduğunu düşünmektedir. Yaptığı deneylerle de bunu gerçekten kanıtlamıştır. Fazla kafa yormadığımız zamanlarda eğer sayının sonu sıfırla bitmiyorsa, büyük bir sayıyı içgüdüsel olarak olduğundan daha küçük olarak varsayarız. İşte bu nedenle işin içine para karışıyorsa son rakamları sıfır ile bitirmemek iyi bir stratejidir ve firmalarda aslında bunun çok uzun zamandır farkındadır.

9 Sayısı İle İlgili Yanılgılarımız

Yuvarlak bir sayıdan 1 çıkarma uygulaması da güçlü bir mesaj taşır. Bir sayıyı okuduğumuzda, en soldaki rakamdan en sağdaki rakama göre daha fazla etkileniriz. 799 sayısı 800 sayısına çok yakın olmasına rağmen okurken önce 7 sayısını gördüğümüz için daha az hissettirir. 19. Yüzyıldan beri ürün etiketlerinin sonunda gördüğümüz 9’lar da aslında bu nedenle vardır.

2008 yılında, Güney Brittany Üniversitesi’ndeki araştırmacılar, her biri 8 Euro’dan beş çeşit pizza sunan yerel bir pizza restoranında bir çalışma yaptı. Pizzalardan birinin fiyatı 7,99 Euro’ya düşürüldü ve elbette tahmin edeceğiniz gibi, bu pizzanın satış payı toplamın üçte birinden birdenbire yarısına yükseldi. Parasal açıdan önemsiz bir miktar düşüş, müşterilerin düşüncelerini değiştirmek için yeterliydi. Sonu 9 ile biten sayılar ve düşünce biçimiz arasında aslında başka bir ilişki daha vardır.

9 Sayısı Bazen En İyi Seçimi Yaptığımız Algısını Oluşturuyor

Hepimiz pazarlık yapmayı severiz ve bilinçli tüketiciler olmaya çalışırız. Chicago Üniversitesi’nden Eric Anderson ve MIT’den Duncan Simester araştırmalarında aynı elbisenin üç farklı sipariş kataloğunda 34, 39 ve 44 dolar olarak fiyatlandırılmasını sağladılar. Bu elbiselerden en çok 34 dolarlık elbise yerine 39 dolarlık elbisenin satıldığını görmek ise ilginç bir deneyimdi. Diğer çalışmalarda da benzer sonuçlar bulundu. Sondaki 9 sayısı alınan ürünün indirimli olduğunu ve bu nedenle iyi bir alışveriş yapıldığını gösteren bir işaretti.

Tüm bunlara rağmen son basamağın dokuz olması bazen bir ürünün ucuz ve basit olduğu anlamını da taşıyabiliyor. İşte bu nedenle lüks bir restoran, ana yemeği 52,99 liradan satmıyor. Muayene başına 159.99 alan bir doktor güven vermiyor. Bu gibi durumlarda da fiyatlar hem güvenilir hem de daha elit hissettiren 53 ve 160 lira biçiminde oluşturuluyor. Kısacası 9 sayısı ile ilgili algılarımız, kültürel ve psikolojik faktörlerin bir karışımı biçiminde varlığını gösteriyor.

Hatırlanmasını İstemiyorsanız Sonda 9 Kullanın!

Dükkan sahiplerinin fiyatları 9 veya 8 ile biten fiyatları kullanacak biçimde ayarlamasının başka nedenleri de vardır. Çalışmalar, 8 ve 9 ile biten fiyatların hatırlanmasının 0 ve 5 ile biten fiyatlardan çok daha zor olduğunu göstermektedir. Kısacası, bir fiyatın hatırlamasını istemiyorsanız, sonunda 8 veya 9 kullanın. Tersine, eğer hatırlanmasını istiyorsanız, 4,98 yerine 5 kullanın. Ticaret ile uğraşanlar, aslında, fiyat farkındalığını azaltmak için bir dizi psikolojik sayı numarası kullanırlar. Örneğin, bir Cornell Üniversitesinin bir çalışması, para biriminin ( 20 TL yerine sadece 20 gibi) bir menüden çıkartılmasının müşteri başına ortalama harcamayı yüzde sekiz artırdığını göstermiştir bizlere. Diğer bir akıllı menü stratejisi de, fiyatları bir sütunda listelemek yerine, her yemeğin açıklamasından hemen sonra göstermektir, çünkü fiyatları listelemek fiyat karşılaştırmasını kolaylaştırır.

Kısaca aktarmaya çalıştığımız gibi sayılar algılarımızı önemli bir biçimde etkilemektedir. Sevin ya da sevmeyin bir yerlerde matematik yakanızı bir biçimde bırakmayacak gibi gözüküyor.

Göz Atmak İsterseniz

İleri Okumalar:

Matematiksel

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu