Tarih

Fi Tarihi Tam Olarak Ne Zamandır?

“Fi tarihi” dediğimizde ne kadar eski bir zamandan söz ediyoruz? Bu sorunun peşine düşünce dil, tarih ve hukuk şaşırtıcı bir noktada buluşuyor.

“Fi tarihinde olmuş” dediğimizde, genellikle çok eski ve zamanı tam olarak bilinmeyen bir geçmişi kastederiz. İfade o kadar yerleşiktir ki çoğumuz “fi” sözcüğünün ne anlama geldiğini ya da gerçekten belirli bir tarihe işaret edip etmediğini düşünmeyiz.

Aslında Türkçedeki “fi tarihi” belirli bir günü göstermez. Ancak tarihin başka bir köşesinde, geçmişin ne kadar geriye uzanabileceğini gerçekten bir tarihle sınırlandıran ilginç bir uygulama vardı.

Peki insanların hatırlayamayacağı kadar eski bir geçmişe nasıl kesin bir tarih verilebilir? Daha da ilginci, bu sınırı kim ve neden belirlemiştir?

Fi Tarihi İfadesi Hayatımıza Nasıl Girdi?

Orta Çağ İngiltere’sinde birçok hukuki hak, uzun süredir kullanılıyor olmasına dayanıyordu. Bir kişi bir arazide hayvan otlatma hakkına sahip olduğunu ya da bir toprağın ailesine ait olduğunu ileri sürdüğünde, bu hakkın çok eski zamanlardan beri var olduğunu göstermesi gerekebiliyordu.

İngiliz hukukunda bunun için “time immemorial” ifadesi kullanılıyordu. Kabaca “hatırlanamayacak kadar eski zaman” anlamına gelen bu kavram, hukuki hafızanın ötesindeki geçmişi anlatıyordu. Fakat burada ciddi bir sorun vardı. Hiç kimsenin hatırlamadığı kadar eski bir hakkı nasıl kanıtlayacaktınız?

13. yüzyıla gelindiğinde bu soru giderek daha önemli hâle geldi. Daha önce bir toprak sahibinden mülkiyet hakkını 1066’daki Norman Fethi’ne kadar götüren kayıtlar göstermesi beklenebiliyordu. Ancak 1275 yılına gelindiğinde iki yüz yılı aşkın bir geçmişi belgelerle takip etmek son derece güçleşmişti.

Fi Tarihi Tam Olarak Ne Zamandır?
 I. Richard, babası II. Henry’nin ölümünün ardından 6 Temmuz 1189’da İngiltere kralı oldu. Taç giyme töreni ise 3 Eylül’de gerçekleşti.

1275’e gelindiğinde, bir mülkiyet hakkının yüzlerce yıl öncesine kadar uzandığını belgelerle kanıtlamak neredeyse imkânsız hâle gelmişti. Bu nedenle hukuk, geçmişe ne kadar gidileceği konusunda kesin bir sınır koydu.

Belirlenen tarihten önceye uzanan dönem artık “hukuki hafızanın ötesi” sayılacaktı. Böylece mahkemeler bir hakkın gerçekten yüzyıllardır var olup olmadığını sonsuza kadar geriye giderek araştırmak zorunda kalmayacaktı.

Hukuki Hafızanın Başlangıcı Neden 1189 Oldu?

Sorun 1275’te çıkarılan Westminster Statüsü ile büyük ölçüde çözüldü. Statü, İngiltere’de var olan hukuk kurallarını daha düzenli bir çerçeveye oturturken, eski hakların ne kadar geriye götürülmesi gerektiği konusuna da bir sınır getirdi.

Artık mahkemelerin 1066’ya kadar gitmesi gerekmiyordu. Statünün 39. bölümü, hukuki araştırmanın I. Richard’ın hükümdarlığının başlangıcından daha geriye götürülmesini gerekli görmedi.

Bunun pratik sonucu oldukça ilginçti. Bir gelenek ya da hakkın çok uzun zamandır sürdüğü gösterildiğinde, aksi kanıtlanmadığı sürece bunun hukuki hafızanın başlangıcından beri var olduğu kabul edilebiliyordu.

Mahkemeler artık yüzyıllar boyunca geriye giderek kayıp belgelerin peşine düşmek zorunda kalmıyordu. Böylece kulağa son derece belirsiz gelen “hatırlanamayacak kadar eski zaman” ifadesinin İngiliz hukukunda şaşırtıcı biçimde somut bir sınırı ortaya çıktı. Bu sınır 1189 yılıydı.

Fi Tarihi Nedir?

Türkçedeki “fi tarihi” ifadesinin İngiliz hukukundaki 1189 tarihiyle doğrudan bir bağlantısı yoktur. Buradaki “fi”, Arapça kökenli bir edattır ve “-de, -da, içinde” anlamına gelir. Eskiden tarih belirtirken “fi” sözcüğü tarihin önüne getirilebiliyordu. Örneğin “fi 1765” ifadesi, kabaca “1765 yılında” anlamına geliyordu.

“Fi tarihi” sözü de Arapçadaki “filan tarihinde” anlamına gelen bir kalıpla ilişkilidir. İfadenin ilk kez kimin tarafından kullanıldığını bilmiyoruz; yazılı örnekleri yüzyıllar öncesine uzanıyor. Zaman içinde Türkçede belirli bir tarihi göstermekten uzaklaşarak “çok eski, zamanı belirsiz bir geçmiş” anlamını kazandı.

Dolayısıyla İngiliz hukukundaki “time immemorial” ile Türkçedeki “fi tarihi” aynı kökenden gelmez. Biri hukuki hafızanın sınırını anlatan tarihsel bir kavramdır, diğeri ise dilimizde belirsiz ve çok eski bir zamanı anlatan bir deyime dönüşmüştür.

Okuma Önerisi: Hayalet Zaman Hipotezine Göre Orta Çağ’dan 297 Yıl Hiç Yaşanmadı


Kaynaklar ve ileri okumalar

  • Time immemorial. Bağlantı: https://en.wikipedia.org/
  • Yelkenci, I. (2022). Cezalandırıcı Tazminat Kavramına İngiliz Hukuku Odaklı Bir Bakış . Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Hukuk Araştırmaları Dergisi , Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nin Kuruluşunun 40. Yılı Özel Sayısı , 1176-1212 . DOI: 10.33433/maruhad.1173493

Size Bir Mesajımız Var!

Matematiksel, matematiğe karşı duyulan önyargıyı azaltmak ve ilgiyi arttırmak amacıyla kurulmuş bir platformdur. Sitemizde, öncelikli olarak matematik ile ilgili yazılar yer almaktadır. Ancak bilimin bütünsel yapısı itibari ile diğer bilim dalları ile ilgili konular da ilerleyen yıllarda sitemize dahil edilmiştir. Bu sitenin tek kazancı sizlere göstermek zorunda kaldığımız reklamlardır. Yüksek okunurluk düzeyine sahip bir web sitesi barındırmak ne yazık ki günümüzde oldukça masraflıdır. Bu konuda bizi anlayacağınızı umuyoruz. Ayrıca yazımızı paylaşarak veya Patreon üzerinden ufak bir bağış yaparak da büyümemize destek olabilirsiniz. Matematik ile kalalım, bilim ile kalalım.

Matematiksel

Sibel Çağlar

Kadıköy Anadolu Lisesi’nin ardından Marmara Üniversitesi İngilizce Matematik Öğretmenliği bölümünden mezun oldum. Matematiksel.org’un kurucusu olarak matematik, bilim ve düşünce alanlarında içerik üretmeye devam ediyorum.

Bunlar da ilgini çekebilir