Biyoloji ve Genetik

Arılar Giderek Yok Oluyor Peki Bu Tam Olarak Ne Anlama Geliyor?

Arılar nektar toplamak için çiçek çiçek dolaşırken, onları dölleyecek meyve tozlaşmasını da sağlarlar. Bir çiçekten diğerine polenin izini sürerler. Böylelikle bitkiler döllenir, mahsuller çeşitlenir ve gelişir. Tüm arıların nesli tükenirse, Dünya ekosisteminin hassas dengesini bozacak ve küresel gıda kaynaklarını etkileyecektir. Avrupa’da, yedisi Uluslararası Doğa Koruma Birliği (IUCN) tarafından kritik tehlike altında olarak sınıflandırılan 800’den fazla yabani arı türü bulunmaktadır. Bunlardan 46’sı nesli tükenme sınırındadır. 125 tanesi de yakın zamanda bu sınıra dahil olma riski taşımaktadır. Yakın zamanda tüm arı türlerinin ortadan kalkması pek olası olmasa da, bu tehdit altındaki türlerin kaybedilmesi, bazı bitki türlerinin de yok olması anlamına gelecektir. Einstein, “Arılar yok olursa 4 yıl sonra açlık başlar” derken bu gerçeğe işaret etmiştir.

Dünyada arı popülasyonunun azalması konusunda farkındalık yaratmak için 2017 yılından bu yana 20 Mayıs “Dünya Arı Günü” olarak kutlanıyor.

Arıların yok oluşu işin sadece duyulan kısmıdır. Aslında bal arıları, mahsulün tozlaşmasının yalnızca üçte birinden ve yabani bitki tozlaşmasının çok küçük bir kısmından sorumludur. İşin geri kalanını yapan kelebekler, bombus arıları ve küçük sineklerdir. Ancak görünüşe göre gelecek onlar için de pek parlak görünmemektedir. Yapılan bir araştırma, dünyadaki böcek türlerinin % 40 kadar azaldığını ortaya koydu. Bu çok büyük bir oran. Almanya’da bilim insanları çalışmalarında, koruma alanlardaki toplam böcek kütlesinin % 75’e varan bir oranda yok olduğunu ortaya koydu. Toplamda, tüm böcek türlerinin yaklaşık üçte birinin – yani yaklaşık 2 milyon türün neslinin tükenme tehdidi altında olduğu düşünülüyor. Ve bu rakam her yıl artıyor.

Arılar Ve Diğer Böcekler Neden Yok Oluyor?

İstilacı Türler

Dünyadaki bal arısı kolonilerinin çöküşünden, “patojenler” olarak adlandırılan saldırgan yırtıcılar, parazitler ve hastalığa neden olan bakteriler sorumlu tutuluyor. Son zamanlarda, Asya Horneti adı verilen Asya dev eşek arısının Avrupa’da yayılması bir başka neden olabilir. Bu tür, bal arılarını avlar ve tek bir dev arı tüm bir kovanı öldürebilir. Elbette geçmişte de bal arıları bu patojenlerle karşılaşmışlardı. Ancak son zamanlarda daha fazla etkilenmeleri arıların bağışıklık sistemlerine zarar verebilecek pestisitlere daha fazla maruz kalmalarıyla ilişkilendiriliyor.

Asya Horneti

Tarım ilacı kullanımı

Tarımda yaygın olarak kullanılan üç tür kimyasal pestisit vardır: böcek zararlılarını hedef alan böcek öldürücüler, mahsullerin mantar patojenlerini hedefleyen mantar öldürücüler ve yabani otları hedef alan herbisitler. Böcek öldürücüler, tozlayıcıları öldürebilen kimyasallar içerir, bu nedenle açıkça bir tehdittirler. Ancak tozlayıcıların yaşadığı en büyük sorun bu olmayabilir. Herbisitler, aslında tarımda böcek ilaçlarından çok daha fazla kullanılmaktadır. Bu yabani ot öldürücüler, arıların toplaması gereken çok çeşitli yabani bitkileri hedef alır. Dünya geneline bakıldığında koruyucu bitki, yonca ve kaba yonca ekimi bırakıldı. Bu bitkiler topraktaki nitrojeni sabitleyen doğal gübrelerdir. Bunların yerine sentetik gübreler kullanılmaya başlandı. Yonca ve kaba yonca arılar için yüksek besin değeri olan bitkilerdir.

İklim değişikliği ve Habitat tahribatı

Küresel ısınmanın, yaban arısı düşüşünün başlıca nedeni olduğuna inanılıyor. Bazı yabani arılar ancak belli bir sıcaklık aralığında hayatta kalabilir. Yaşam alanları ısındıkça yaşayabilecekleri yerler azalır. Ayrıca arazinin ekilme şekli, biyolojik çeşitlilik ve tozlaşmadaki düşüşler ile ilişkilidir. Plansız çiftçilik, arıların yuva yapmak için kullandıkları alanları yok eder. Arıların yiyecek bulmak için kullandıkları yiyecek çeşitliliğini ortadan kaldırır. Bu durumun yabani kuşlar, memeliler ve amfibiler gibi diğer hayvanlar üzerinde daha geniş etkileri vardır.

Şu anda sayısız böcek türünün nesli tükenirken, onların yerlerini yenileri alıyor. Bu nedenle tozlaşmanın yakın zamanda ortadan kalkması olası değil. Devetüyü kuyruklu yaban arısı, Avrupa bal arısı ve yaygın küçük kara sinekler gibi çok çeşitli sıcaklık ve koşullarda hayatta kalabilen diğer türler, tozlaşmayı sürdüren ana türler olacaktır. Ancak bu konuda uzmanlaşmış olan arıların ve diğer türlerin sayıları giderek azalacaktır. Tüm bu ekoloji değişiminin bizler üzerindeki yansımalarını da elbette zaman gösterecektir.

Kaynak: Bees: how important are they and what would happen if they went extinct?; https://theconversation.com

Matematiksel

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.