Fizik

Chemtrail Nedir? Uçakların Arkasında Bıraktığı İzler İle Ne İlgisi Vardır?

Gökyüzüne baktığınızda ve arkasında beyaz bir iz bırakarak uçan bir uçak gördüğünüz zaman muhtemelen alarma geçmezsiniz. Hatta uçakların arkasında bıraktığı izin adının uçak kuyruk izi yani contrail olduğunu ve bunun yoğuşma sonucunda oluştuğunu da bilirsiniz. Sonucunda da bunu normal bir fenomen olarak kabul edersiniz. Ancak bir komplo teorisyeniyseniz, bu beyaz izin insanlara zarar vermek için püskürtülen zehirli veya başka türlü zararlı bir gaz olduğunu varsaymanız da olasıdır.

Bazı insanlar, 1990’ların ortalarından bu yana, ABD ve onunla işbirliği yapan diğer hükümetlerin, hava durumunu değiştirme de dahil olmak üzere bir dizi sözde amaçla, dünyayı kimyasal maddelerle zehirlemek için hava taşıtlarını kullandığına inanıyor. Bu sayede zihin kontrolü; kimyasal/biyolojik silah testleri; ekinlere zarar vererek hisse senedi fiyat manipülasyonu; ve hatta büyük ilaç şirketlerinin sömürmesi için hastalıklara neden oluyor. İşte buna chemtrail denmektedir. Chemtrail terimi kimyasal anlamına gelen ”chemical” ve iz anlamına gelen “trail” kelimelerinin kısaltılmasıdır.

Chemtrail Spreyleme (Kimyasal Bulutlar), İlluminati tarafından neden yapılır? biçiminde sosyal medyada karşımıza çıkan buna benzer paylaşımları sizin de görmüş olmanız olasıdır.

Uçakların Arkasında Bıraktığı İzler Neden Oluşur?

Bu beyaz çizgilerin havacılıktaki adı “contrail“dir. Contrail, yoğunlaşma anlamına gelen “condensation” ile iz anlamına gelen “trail” kelimelerinin kısaltmasıdır. Dilimizde ise bunlara, uçak kuyruk izi ya da yoğunlaşma izi denir. Açıklaması son derece basit ve kısadır ve bunun chemtrails ile herhangi bir ilgisi yoktur.

Tüm chemtrail inançlarındaki temel sorun, genel koşullar altında uçakların her zaman contrail üretecek olmasıdır. Jet yakıtı gibi yanan hidrokarbon yakıtlar, yakılan yakıtla yaklaşık aynı hacimde su üretir. Bir uçak yaklaşık 7.500 metre yüksekte uçar ve bu irtifada sıcaklık yaklaşık -40°C’ kadardır. Bu sıcaklıkta, su yoğuşacaktır. Bu basit bir fiziksel gerçekliktir. Bu nedenle uçakların arkalarında bıraktığı izler su buharı veya küçük buz kristallerinden oluşur. Kalıcılık süreleri, büyük ölçüde sıcaklığa ve neme bağlı olarak birkaç saniye ile birkaç saat arasında değişir.

Ayrıca bir kimyasal püskürtme olayı gerçekleşse bile bu yükseklikte yapılmaz. Kimyasallar pahalıdır ve genellikle onların istediğimiz yere gitmelerini isteriz. Ancak belli bir irtifanın üzerindeki jet akımları, ilacı püskürtüldüğü alanlardan çok uzağa genellikle okyanuslara taşır. Bu nedenle tarlaları ilaçlamak için kullandığımız uçaklar çok daha alçaktan uçar.

Chemtrail teorisi ayrıca tamamen kanıt eksikliğinden muzdariptir. Dünyanın dört bir yanındaki uçaklar gerçekten büyük kimyasal tanklar ve püskürtme ekipmanı ile donatılsaydı, havaalanı bakım çalışanları bunu bilirdi. Bugüne kadar hiç kimse herhangi bir fotoğraf veya başka bir kanıt sunamadı. Büyük tanklar ve borularla dolu uçak içlerinin çevrimiçi resimlerinin uçakların testinde kullanılan balast tankları olduğu bilinmektedir.

Bu görüntü size uçağın arkasında dumanlar çıkartarak uçtuğunu sandırır. Hâlbuki bu beyaz iz, motorun egzozundan içindeki su buharı ile çıkan sıcak havanın, bir anda soğuk hava ile buluşmasından kaynaklanan bir görüntüdür. Uçaklar alçak irtifalara indiğinde, dış hava ısındığından bu görüntü kaybolacaktır.

Chemtrail Komplo Teorisi İle Nasıl Tanıştık?

Aslında yukarıdaki açıklama uçakların yeterince yükseğe çıkmaya başladığı 1930’lardan beri bilinmektedir. Komplo teorisyenleri konuya 1996 yılından sonra ilgi göstermeye başladı. Bu durumun ABD Hava Kuvvetleri görevlilerinden oluşan bir panelde sunulan, Weather As a Force Modifier: Owning the Weather in 2025 adlı bir makale ile ilgisi olduğu düşünülüyor.

Bu makale, hava durumunu kontrol etmek için varsayımsal bir yeteneğin savaş durumlarında nasıl yararlı olabileceği üzerine kafa yoruyordu. Makalede aktarılan şeylerin çoğunun gerçekleşmesi teknik olarak imkansızdı. Zaten bu makalede de belirtilmişti. Ancak komplo teorisyenleri bu kısımla ilgilenmedi. Durumu ABD hükümetinin tüm bunları kesinlikle yapabileceği biçiminde yorumladı.

Kesin kökeni net olmasa da bir şekilde ilerleyen süreçte, havanın bir silah olarak kullanılması fikri ile uçakların arkasındaki izler birleşti. Kısa süre içinde İnternet chemtrail topluluğu ortaya çıktı. Teorinin kapsamı zaman içinde genişledi. Hükümetlerin insanları uyuşturmak ve aptallaştırmak, bu sayede de daha kolay kontrol etmek için bu yöntemi kullandıkları düşüncesi de Chemtrail komplo teorisine dahil oldu.

Sonrasında sayısı giderek artan internet trolleri, uçaklara gizlenmiş büyük kimyasal tanklar ile ilgili ayrıntılı hikayeler yazmaya başladılar. Bu kişiler sözde tehlikeye karşı halkı uyarmaya çalıştılar. Devamında konu ile ilgili çeşitli fotoğraflar ve videolar geldi. Ve bu komplo teorisi de varlığını giderek sağlamlaştırdı. Aşağıda insanlık görevini yapan bir komplo teorisyeninin söylemini görebilirsiniz.


Sonuç Olarak Chemtrail Sahte Ancak Contrail Gerçektir.

Konu ile ilgili hakemli dergide yayınlanan ilk bilimsel makale 10 Ağustos 2016’da yazıldı. Bu makalede, uluslararası bir anket sonucunun verileri de yer alıyordu. Anlaşılan ankete katılanların yaklaşık % 17’si gizli bir atmosferik programın varlığına inanıyordu.  Birlikte çalışılan 77 uzmandan %98,7’si bu konuda bir kanıt bulunmadığını belirtti. Uçakların ardında bıraktıkları izlerde ortaya çıkan farklılıkların da nem ve hava durumu gibi etkenler ile ilişkili olduğu belirtildi.

Sonuç olarak, uçakların arkasında bıraktığı izleri her gün görürsünüz ve görmeye de devam edeceksiniz. Bilinen, kanıtlanmış bir fenomeni tamamen spekülatif, mantıksız ve bilimsel olarak imkansız bir fenomenle ilişkilendirmek ya da ilişkilendirmemek elbette sizin tercihiniz olacaktır. Ancak böyle bir bilgiyi yaymadan önce lütfen bir kere daha düşünün.



Kaynaklar ve ileri okumalar:


Dip Not:

Matematiksel, 2015 yılından beri yayında olan ve Türkiye’de matematiğe karşı duyulan önyargıyı azaltmak ve ilgiyi arttırmak amacıyla kurulmuş bir platformdur. Sitemizde, öncelikli olarak matematik ile ilgili yazılar yer almaktadır. Ancak bilimin bütünsel yapısı itibari ile diğer bilim dalları ile ilgili konular da ilerleyen yıllarda sitemize dahil edilmiştir. Bu sitenin tek kazancı sizlere göstermek zorunda kaldığımız reklamlardır. Yüksek okunurluk düzeyine sahip bir web sitesi barındırmak ne yazık ki günümüzde oldukça masraflıdır. Bu konuda bizi anlayacağınızı umuyoruz. Ayrıca yazımızı paylaşarak da büyümemize destek olabilirsiniz. Matematik ile kalalım, bilim ile kalalım

Matematiksel

Sibel Çağlar

Merhabalar. Matematik öğretmeni olarak başladığım hayatıma 2016 yılında kurduğum matematiksel.org web sitesinde içerikler üreterek devam ediyorum. Matematiğin aydınlık yüzünü paylaşıyorum. Amacım matematiğin hayattan kopuk olmadığını kanıtlamaktı. Devamında ekip arkadaşlarımın da dahil olması ile kocaman bir aile olduk. Amacımıza da kısmen ulaştık. Yolumuz daha uzun ama kesinlikle çok keyifli.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu