Felsefe

Kral Süleyman Paradoksu: Başkalarına Verdiğiniz Tavsiyeyi Kendiniz Yapıyor musunuz?

Bir kitap okurken veya televizyonda bir dizi izlerken karakterler arasında sorunlar yaşandığı zaman bir şeylerin ters gittiğini genellikle kolayca anlarız. Kahramanlar tartışırken “Neden birbirlerine karşı dürüst olmuyorlar? “diye sorgularız. Bir erkek bir kadını duygusal olarak istismar ettiğinde hemen “Onu terk etmeli,” deriz. İş yerinde sömürüye uğrayan birine denk geldiğimizde “Mücadele etmelisin. Boyun eğme.” diye içimizden geçiririz.

Gerçek şu ki, diğer insanlara tavsiye verme konusunda uzmanız. Çoğumuz bir düzeyde, insanlar için neyin iyi olduğunu biliyoruz. İyi bir hayatın nasıl olması gerektiğini biliyoruz. Ancak bunu duyması çok hoş olmasa da temelinde bir miktar ikiyüzlülük yapıyoruz.

Bu sabah kahvaltısında iki poğaça yiyen arkadaşınıza sağlığı için bunu yapmaması gerektiğini söylemiş olabilirsiniz. Ancak muhtemelen siz de aynı davranışı er ya da geç gerçekleştirmişsinizdir. Sonucunda belki de hepimiz halihazırda kendimizin yaptığı şeyler için televizyondaki dizi karakterlerini eleştiririz.  

Arkadaşınız acil bir sorun için tavsiye almak için size geldiği zaman ona harika tavsiyeler veriyor olabilirsiniz. Ancak daha sonra siz de benzer bir sorunla karşı karşıya kaldığınızda, gerçekten arkadaşınıza verdiğiniz tavsiyeleri uygulayabiliyor musunuz?

Bir miktar haklı olduğumuzu düşünüyorsanız, belki de Kral Süleyman Paradoksunu düşünmenin zamanı gelmiştir. Kral Süleyman Paradoksu temel olarak, insanların başkalarının sorunları hakkında akıl yürütürken daha akıllıca düşündüklerini söylüyor. 

Kral Süleyman Paradoksu Nedir?

Eski İsrail’in Kralı olan Süleyman ( İng: King Solomon) Yahudilik’te ve Hıristiyanlık’ta sadece kral, İslâm’da ise hükümdar-peygamber olarak kabul edilmektedir. Kendisi aynı zamanda bilgeliği ve adaleti ile tanınır. Kendisinin bilgeliği tüm dünyaya yayılmıştı. Bu nedenle insanlar ondan tavsiye almak için çok uzaklardan onu ziyarete gelirlerdi. O da etkileyici bir zeka sergileyerek çok sayıda zor sorunu çözerdi. Kendisi ile ilgili anlatılan bir anekdot vardır.

Bir gün, Süleyman’a iki kadın gelir. İkisi de bir bebeğin annesi olduklarını iddia etmektedir. Süleyman kılıcını çeker ve şöyle der: “Bu çocuğu ikiye böleceğim. Böylece ikiniz de payınıza düşeni alacaksınız.” Gerçek anne dehşet içinde dizlerinin üzerine çöker. Çocuğun bağışlanması ve diğer kadına verilmesi için yalvarır. Süleyman gerçek annenin kim olduğunu anlar ve bebeği ona verir.

Kral Süleyman, adı iyi bir krallık ile eş anlamlıdır. Yine de, kendi hayatında pek de iyi olarak kabul edilmeyecek şeyler yapmıştır. Bilindiği kadarıyla sadece bir değil birçok kez kendi hayatı ile ilgili oldukça kötü kararlar almıştır. Ayrıca paraya ve kadınlara karşı kontrolsüz bir tutkusu olduğu da aktarılan bilgiler arasındadır.

Kısacası başkalarının meseleleri söz konusu olduğunda gösterdiği sağduyuyu kendi özel yaşamına uygulayamamıştı. Aldığı kötü kişisel kararlar ise devamında krallığının çöküşüne neden olmuştu. Bu durum da adı ile özdeşleşen bir paradoksun ortaya atılmasına neden olacaktı.

Çoğumuz bu fenomeni şu noktaya kadar anlasak da, anekdot niteliğindeki kanıtlar onun gerçekten var olduğunu kanıtlamak için yeterli değil. Bilimin bu konu hakkında ne söylediğine bakalım.

Süleyman Paradoksu Gerçekten Var mı?

2014 yılında, sırasıyla Waterloo Üniversitesi ve Michigan Üniversitesi’nden Igor Grossmann ve Ethan Kross, Solomon paradoksunu araştıran bir makale yayınladılar. Üç kritik soruyu cevaplamak için üç farklı çalışma yürüttüler:

  • 1. Süleyman paradoksu var mı? İnsanlar gerçekten başkalarının sorunlarını kendi sorunlarından daha iyi mi çözüyorlar?
  • 2. “Kendini uzaklaştırmanın” muhakeme üzerinde olumlu bir etkisi var mı?
  • 3. İleri yaşın akıl yürütme üzerinde olumlu bir etkisi var mı?

Araştırmalar şu sonuçlara ulaştılar. Birincisi bu paradoks gerçekten vardı. Yani insanlar kendi sorunlarına kıyasla başka birinin sorunları hakkında daha başarılı bir biçimde akıl yürütebiliyorlardı. İkinci olarak araştırmacılar kendi sorunlarımızdan uzaklaştığımızda, mantıklı kararlar vermede bir şekilde çok daha iyi olduğumuzu gördüler. Son olarak akıllı muhakeme söz konusu olduğunda yaşlılar ve gençler arasında anlamlı bir fark yoktu. Hem gençler hem de yaşlılar, Süleyman’ın paradoksuna eşit derecede duyarlıydı.

Kral Süleyman’ın paradoksu bize, kendimize iyi bir öğüt vermek istiyorsak, bir adım geri atmamız gerektiğini öğretir. Kim olduğumuzu geliştirmek için olumlu adımlar atmak istiyorsak, kendi hayatlarımıza bir kitaptaki karakterler gibi davranmalıyız.

Ayrıca kendi sorunlarımız söz konusu olduğunda zayıf akıl yürütmemizin olası olduğunu anımsayalım. Bu nedenle bir alternatif, arkadaşlarınızdan tavsiye istemek ve bunu yapmak için zamanınız ve alanınız olduğunda farklı bakış açılarını değerlendirmektir. Bu yazının devamında göz atmanızı öneririz: Epiktetos Ve Kontrolü Elden Bırakmama Sanatı


Kaynaklar ve ileri okumalar


Size Bir Mesajımız Var!

Matematiksel, 2015 yılından beri yayında olan ve Türkiye’de matematiğe karşı duyulan önyargıyı azaltmak ve ilgiyi arttırmak amacıyla kurulmuş bir platformdur. Sitemizde, öncelikli olarak matematik ile ilgili yazılar yer almaktadır. Ancak bilimin bütünsel yapısı itibari ile diğer bilim dalları ile ilgili konular da ilerleyen yıllarda sitemize dahil edilmiştir. Bu sitenin tek kazancı sizlere göstermek zorunda kaldığımız reklamlardır. Yüksek okunurluk düzeyine sahip bir web sitesi barındırmak ne yazık ki günümüzde oldukça masraflıdır. Bu konuda bizi anlayacağınızı umuyoruz. Ayrıca yazımızı paylaşarak veya Patreon üzerinden ufak bir bağış yaparak da büyümemize destek olabilirsiniz. Matematik ile kalalım, bilim ile kalalım.

Matematiksel

Sibel Çağlar

Merhabalar. Matematik öğretmeni olarak başladığım hayatıma 2016 yılında kurduğum matematiksel.org web sitesinde içerikler üreterek devam ediyorum. Matematiğin aydınlık yüzünü paylaşıyorum. Amacım matematiğin hayattan kopuk olmadığını kanıtlamaktı. Devamında ekip arkadaşlarımın da dahil olması ile kocaman bir aile olduk. Amacımıza da kısmen ulaştık. Yolumuz daha uzun ama kesinlikle çok keyifli.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu