Biyoloji ve Genetik

Dünyanın En Uzun Ağacı Hyperion Daha Ne Kadar Büyüyebilir?

Dünyanın yaşayan en uzun ağacı, Kaliforniya Redwood Ulusal Parkı’ndaki Hyperion adında bir sekoya ağacıdır. 2017 yılında yapılan son ölçüme göre ağacın boyu 115,85 metre kadardır. Bir karşılaştırma yapmak gerekirse bu uzunluk yaklaşık 35 katlı bir gökdelene denk gelir. Yaklaşık 600 yaşında olan Hyperion ağacı her yıl 3.81 cm kadar büyümeye devam etmektedir. Bu durumda insanın aklına şöyle bir soru geliyor. Bir ağacın büyüyebileceği üst sınır nedir? Bir canlının dünya ile ilişkisini belirleyen en temel fiziksel özelliği boyutudur. Ancak canlıların büyüklüğü, yapısı ve formu doğa kanunları tarafından sınırlandırılmıştır. Peki, bir organizmanın boyutunu hangi yasalar sınırlar ve hangi kısıtlamaları getirir?

Hyperion ağacı

Yeryüzünde yaşamış en büyük organizmalar ağaçlardır. Bugün dünyadaki en büyük ağaçlar Kaliforniya’da bulunan boyları 120 metreye uzanan Sekoya ağaçlarıdır. Hyperion ağacı da aynı türden bir ağaçtır.( Sequoia sempervirens). Ancak devasa büyüklükteki ağaçlar sadece Sekoya’lar değildir. Gezegenin her yerinde dev ağaçlar var. Örneğin Avustralya’da bulunan Tazmanya Meşesi (Okaliptüs regnans) Avustralya’nın en uzun ağacı ve dünyanın en büyük çiçekli bitkisidir.

Tazmanya Meşesi (Okaliptüs regnans) Avustralya’da yaygın olarak bulunur ve dünyanın en uzun ağaçlarından biridir. Tüm ağaçlar, boyutları ne olursa olsun, kendi ağırlıklarını taşıyabilecek kadar büyüyebilirler.

Ağaçların Ulaşabileceği Yüksekliğin Bir Sınırı Var mıdır?

Ormanlardaki ağaçlar, komşu ağaçları sollamak ve daha güçlü güneş ışığına ulaşmak için olabildiğince uzun boylu olabilmek yarışı içindedir. Öte yandan Dünya’daki bir ağacın maksimum boyutunu belirleyen yerçekimi ve elektromanyetik kuvvetlerdir.

Yerçekimi bir ağacın yapraklarının biçimini de etkilemektedir. Örneğin ağaç büyüdükçe yapraklar tepeye yakın küçülür.

Ağaç kendi ağırlığını taşıyabilecek kadar güçlü olmalıdır. Bu da onun yapı malzemesine bağlıdır. Ağacın yapısında lignin adı verilen uzun zincirli bir karbon molekülü bulunur. Olgun ağaç dokusunda lignin miktarı % 18 ila % 38 arasında değişir. Lignin değişik oranlarda ot ve çimenlerde de bulunur. Lignin’in gücü, onu bir arada tutan kimyasal bağların gücü tarafından belirlenir.

Ligninin kimyasal yapısı

Ağaç, yaşamın biyokimyasal süreçlerini kullanarak, kendisine sunulan ham maddelerden lignin üretebilmelidir. Lignin, mevcut en güçlü ve en hafif malzemelerden biridir. Ağaçların fiziksel boyutunu sınırlayan kısıtlamalardan birini sağlayan, ligninin kütlesi ve gücü arasındaki değiş tokuştur. Bir ağaç aynı zamanda, yer çekimine karşı koyarak suyu köklerinden en yüksek yapraklarına kadar taşıyabilmelidir. Ağaçlar bunu, ksilem olarak bilinen ağacın içinde bulunan kılcal borular sayesinden gerçekleştirirler.

Bitkinin yapraklarında fotosentez sonucu oluşan organik besin maddelerinin yapraklardan köklere ve kökler tarafından alınan su ile madensel tuzların ise toprak üstü organlara ve yapraklara doğru taşınmasını iletim doku gerçekleştirir. İletim doku, ksilem ve floem olmak üzere iki kısımdan oluşur. Ksilem ve floem dokuları bitkilerde genellikle birlikte bulunur ve iletim demetini meydana getirir 

Su molekülleri arasındaki etkileşimlere hidrojen bağları hakimdir. Bunların gücü de nihayetinde yine elektromanyetik kuvvetin gücüne bağlıdır. Bu nedenle bu moleküller arası etkileşimlerin ayrıntıları, maksimum yüksekliklerini sınırlamada önemli bir rol oynar. Kısacası, iki karşıt kuvvet bir ağacın yüksekliğini etkiler. Bu güçler arasındaki etkileşimi analiz ederek, Kuzey Arizona Üniversitesi’nden bir biyolog ekibi, teorik maksimum ağaç yüksekliğini yani karşıt güçlerin dengelendiği ve bir ağacın büyümesinin durduğu noktayı hesaplamıştır. Bu 122 ve 130 metre arasında bir yerde bulunmaktadır.

Dünyanın Dışına Çıkabilirsek Ağaç Boyu Sınırı Ortadan Kalkar mı?

Ağaçlar, daha zayıf bir yerçekimi kuvvetine sahip olan bir gezegende, büyüme şansına sahip olabilseydi dünyadakinden çok daha uzun boyutlara erişebilirdi. Örneğin Mars’taki yerçekimi kuvveti, Dünya’nın yerçekiminin yaklaşık yüzde 38’ine eşittir. Bunun sonucunda Dünya’ya 100 N’luk bir kuvvet uygulayan bir nesne Mars’a yalnızca 38 N kuvvet uygulayacaktır. Bu ilke, güneş sistemindeki dağların boyutu ile ilgili olarak ortaya çıkmaktadır.

Mars üzerinde yükselen dağlar, şiddetli volkanik faaliyetlerle oluşmuştur. Görsel Olympus Mons, Everest Dağı ve Mauna Kea yanardağını büyüklük açısından karşılaştırmaktadır.

Mars’ın en yüksek dağı olan Olympus Mons, Everest Dağı’nın neredeyse üç katı yüksekliktedir. Eğer bu dağ dünyamızda bulunsaydı ağırlığı nedeniyle Dünya’nın kabuğu onu kaldıramazdı. Everest, bir dağın Dünya üzerinde olabileceği en büyük yüksekliğe sahiptir. Hawaii’de bulunan okyanus tabanında bulunan Mauna Kea yanardağı, okyanus tabanından ölçüldüğünde Everest’ten daha uzundur ve bu nedenle kendi ağırlığı altında ezilmektedir.

Kaynak:

Matematiksel

Bir Yorum

  1. Emeğinize sağlıknsevetek takıp edıyrm, okuyrm oğlumla ve öğrencilerimle paylasıyorum. Tesekkur ederiz🙏🌸

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.