Yüz Simetrisi Nedir? Güzellik Algımız İle Nasıl İlişkisi Vardır?

Fotoğraflarda veya aynada yüzünüze baktığınızda, yüz hatlarınızın birbiriyle tam olarak örtüşmediğini fark edebilirsiniz. Bir kulağınız diğer kulağınızdan daha yukarıda görünebilir. Veya sağ profilden çekilen fotoğrafınız ile sol profilden çekilen fotoğrafınız arasında burnunuz sanki farklı gibidir. Yüzün her iki tarafının birbiri ile eşleşmeyen özelliklere sahip olması yüz asimetri olarak adlandırılır. Ancak hemen endişelenmeyin. Aslında hemen hemen herkesin yüzünde bir miktar asimetri vardır.

Kültürler arasında ve tarih boyunca güzellik standartları önemli ölçüde değişmiştir. Ancak kültürden etkilenmeyen ve sanki evrensel olarak kabul edilen bir güzellik standarttı vardır. Bu standart yüz simetrisi ile ilgilidir. İnsanlar kusursuz bir simetrinin doğası gereği daha iyi olması gerektiği yargısına sahiptirler. Yüzü simetrik olan insanların daha çekici olduğu ve vücutlarımızın simetrik olması gerektiği düşünülmektedir. Peki yüz simetrisine yönelik bu biyolojik çekim nereden geliyor? İlk olarak, simetrinin nasıl geliştiğini düşünmeliyiz.

İnsan Vücudunun Simetrik Özellikleri

Tüm omurgalılar gibi, insanlar da sagital düzlemde ( Vücudu önden arkaya dik kesen, sağ ve sol olarak iki parçaya ayıran düzlem) iki taraflı simetriye sahiptir. Çoğunlukla sağ yanımız, sol yanımızın ayna görüntüsü olarak gelişir. Sonuçta doğumdan itibaren vücudumuzdaki genler aynı anda aynı dozda aktive olur. ideal koşullarda bunun sonucunda yüzümüzün ve vücudumuzun sağ ve sol tarafı birbirinin aynısı olmalıdır.

Ancak gerçek dünyada gen ifadesindeki ve hücresel aktivitedeki en küçük dalgalanmalar yüzümüzün iki yarısı arasında küçük farklılıklara yol açar. Aynada yüzünüze yakından bakın. Genellikle bir gözün diğerinden biraz daha büyük olduğunu görebilirsiniz. Daha büyük olan bu göz de genellikle daha yüksektir. Burun delikleri de genellikle boyutlarında ve şekillerinde asimetri gösterir. Ayrıca başta dediğimiz gibi kulakların yüksekliği ve boyutu da şaşırtıcı şekilde asimetrik olabilir.

Yaşlandıkça yüz asimetrisi artar. Bu yaşlanmanın doğal bir parçasıdır. Kemikleriniz ergenlikte büyümeyi durdursa da, kıkırdağınız yaşlandıkça büyümeye devam eder. Bu, kulaklarınızın ve burnunuzun yaşlandıkça büyüyüp değiştiği ve asimetriye neden olabileceği anlamına gelir. Ayrıca duruş bozukluklarının, uzun süre yüz üstü veya sürekli aynı tarafa yatarak uyumanın veya sürekli yüzünüzü elinize yaslamanın da yüz asimetrisine katkıda bulunabileceği düşünülmektedir.

Simetrik Yüzleri Neden Daha Çekici Buluyoruz?

Bu sorunun cevabı için açıklama genellikle şu şekilde yapılmaktadır. Gelişim esnasında her şey mükemmel bir şekilde yürür ise, sonuç mükemmel simetridir. Bu nedenle, mükemmel simetriden sapan herhangi bir şey, bu sapma ne kadar az olursa olsun, bir tür işlev bozukluğuna işaret eder. Yüzün bir tarafında, bir gen fazla veya az, biraz yanlış yerde olabilir. Bunun sonucunda şekillenmede fark ortaya çıkacaktır. Bu küçük fark çoğu zaman, çıplak gözle tespit edemediğimiz (ancak bilinçaltında farkında olabileceğimiz) mikro asimetri denilen şeye neden olur.

Solda asimetrik sağda ise bunun fotoğraf ile simetrik hale getirilmiş halini görüyorsunuz. Sizin de fark etmiş olacağınız gibi asimetrik olan daha güzel. Bu nedenle yüz simetrisi her zaman güzel olan anlamına gelmez. Bununla birlikte, simetrideki daha büyük farklılıklar, bireyin büyümesi ve gelişmesiyle ortaya çıkan sorunları gösterebilir. Yüz simetrisini etkilediği bilinen bazı faktörler enfeksiyonlar, alerjik reaksiyonlar, yaralanmalar, mutasyonlar, kronik stres, yetersiz beslenme, DNA hasarı, parazitler, genetik ve metabolik hastalıklardır.

Özetle, yüz simetrisi evrensel olarak her iki cinsiyette güzellik ve çekicilikle ilişkilidir. Bunun için en iyi desteklenen teori, türümüzün, bilinçsizce de olsa simetriyi iyi genler ve fiziksel sağlığın bir temsilcisi olarak tanıyacak şekilde evrimleştiğidir. Ancak farklı olan güzeldir. Günümüzde bazı kişiler de asimetrik yüzlerin daha güzel olduğunu iddia etmektedir. Kısacası en güzeli belirgin bir sağlık sorunu yoksa bu işe fazla takılmamaktır.

İnsan Vücudundaki Matematiksel Oranlar

Yüzümüz ve vücudumuzdaki simetri durumunu anladıktan sonra, insan vücudu ile ilgili bazı oranlarını tanımak daha ikna edici resimler yapmanıza yardımcı olur. Aynı zamanda okulda oranlar konusu işlenirken eğlenceli bir aktiviteye de ilham verecektir.

  • Eğer baş uzunluğunu bir birim olarak alırsak, yetişkin biri için vücudun tüm uzunluğu 7 – 8 baş uzunluğu kadar olur. Bu oran küçük çocuklar için 1’e 4 veya 1’e 5 gibidir.
  • Göğüs uçları başın üst kısmından iki birim, göbek deliği üç birim, bacakların üst kısmı da beş birim aşağıdadır.
  • Birçok insanın kol açıklık mesafesi boylarına eşittir.
  • Uyluk kemiği üst bacağınızdaki (kalça ile diz arası) tek kemiktir. Uyluk kemiğinizin uzunluğunun boyunuzun yaklaşık dörtte biri kadardır.
  • Parmaklar açıldığında, el ve kolun uzunluğu, yaklaşık 4,5 birim kadardır. Bittiği nokta uyluk kemiğinin yarısı kadardır.

Ön cepheden: Kafamız dik durduğu zamanlarda, uzunluğu genişliğinin yaklaşık bir buçuk katıdır. İki göz arasındaki uzaklık, bir gözün uzunluğuna eşittir. Ağız kenarları arasındaki mesafe, göz bebeklerinin arasındaki uzaklığa eşittir. Burun ucu kaşlar ve çenenin tam ortasında yer almaktadır.

Yan cepheden: Başımız sanki bir karenin içindeymiş gibi gözükür. Bu kareyi bir köşegen ile böldüğünüzde, saçların neredeyse tamamının köşegenin üst kısmında yer aldığını görürüz. Kareyi yatay bir çizgi ile ortadan ikiye böldüğümüzde, gözlerin bu çizginin üzerinde olduğunu görürüz. Köşegenle kareyi ikiye bölen çizginin kesiştiği nokta karenin merkezidir. Kulaklar bu merkezde gibi gözükür. Kaşlar ve kulağın üst kısmı aynı çizgi üzerindedir. Kulağın alt kısmı ile burun ucu da aynı seviyededir.

Bu oranların geniş gruplardan alınan ortalamalar olduğunu unutmayın. Tabii ki bireysel değişiklikler olması yazı boyunca aktardığımız gibi normaldir. Ancak yukarıdaki matematiksel oranlar bir resim çizmeyi planlıyorsanız işinize yarayacaktır.



Kaynaklar ve ileri okumalar:


Dip Not:

Matematiksel, 2015 yılından beri yayında olan ve Türkiye’de matematiğe karşı duyulan önyargıyı azaltmak ve ilgiyi arttırmak amacıyla kurulmuş bir platformdur. Sitemizde, öncelikli olarak matematik ile ilgili yazılar yer almaktadır. Ancak bilimin bütünsel yapısı itibari ile diğer bilim dalları ile ilgili konularda ilerleyen yıllarda sitemize dahil edilmiştir. Bu sitenin tek kazancı sizlere göstermek zorunda kaldığımız reklamlardır. Yüksek okunurluk düzeyine sahip bir web sitesi barındırmak ne yazık ki günümüzde oldukça masraflıdır. Bu konuda bizi anlayacağınızı umuyoruz. Ayrıca yazımızı paylaşarak da büyümemize destek olabilirsiniz. Matematik ile kalalım, bilim ile kalalım

Matematiksel

Sibel Çağlar

Merhabalar. Matematik öğretmeni olarak başladığım hayatıma 2016 yılında kurduğum matematiksel.org web sitesinde içerikler üreterek devam ediyorum. Matematiğin aydınlık yüzünü paylaşıyorum. Amacım matematiğin hayattan kopuk olmadığını kanıtlamaktı. Devamında ekip arkadaşlarımın da dahil olması ile kocaman bir aile olduk. Amacımıza da kısmen ulaştık. Yolumuz daha uzun ama kesinlikle çok keyifli.
Başa dön tuşu