Biyoloji ve Coğrafya

Bir Zamanlar Denizlere Hükmeden Ammonitler Nedir?

Dünya bir zamanlar bu eski deniz yırtıcılarının 10.000’den fazla türüne ev sahipliği yaptı. Nasıl yaşadıklarını, ne zaman ortadan kaybolduklarını ve bugün ammonitler hakkında ne kadar bilgi sahibi olduğumuzu öğrenelim.

Bu deniz yırtıcıları, bir zamanlar Dünya’daki en yaygın rastlanan hayvanlar arasındaydı. Bilim insanları, Kuzey Amerika’nın Büyük Ovalarından, Himalayaların eteklerine ve Antarktika’nın buzullarına kadar, bir zamanlar okyanusların var olduğu gezegenin hemen hemen her yerinde bulunan fosillerden 10.000’den fazla tür tespit ettiler. Ammonit fosillerine dünyanın çeşitli yerlerinde rastlandığı gibi, Anadolu kara parçasının birçok yerinde de rastlanmıştır.

Ammonitler Nedir?

Modern kafadanbacaklılar gibi ammonitlerin, avlarını yakalamak için başlarına bağlı dokunaçlarla yumuşak vücut dokusuna sahip oldukları düşünülmektedir.

Ammonoidler veya yaygın adıyla Ammonitler, günümüzden milyonlarca yıl öncesinde yaşayan ve soyları tükenmiş deniz canlılarıdır. Yumuşakçalar (Mollusca) şubesinin kafadanbacaklılar (ahtapot, mürekkep balığı vb.) sınıfının üyeleri olan ammonitler Devoniyen (417-354 milyon yıl önce) ile Kretase dönemleri (142-65 milyon yıl önce) arasında yaşamıştır. Ammonitler, günümüzde denizlerde yaşayan notiluslara (Nautilus sp.) çok benzer.

Uzun tarihleri ​​boyunca, ammonitler üç kitlesel yok oluştan kurtulmayı başarmıştı. Bunların en önemlisi, en yaklaşık 252 milyon yıl önce volkanik aktivitenin neden olduğu ve gezegenin deniz türlerinin yüzde 96’sını öldüren küresel bir ısınma olan Permiyen neslinin tükenmesi idi. Bu süreçte hayatta kalanlar, takip eden milyon yıl içinde dünyanın her yerine yayılacaktı. Ancak, yaklaşık 66 milyon yıl önce dinozorları yok eden felaket onların da sonunu getirecekti.

Bilim insanları ammonit türlerini kabuk şekli, boyutu, yaşı gibi özelliklere göre ayırmaktadır. Ammonitler, Ammonoidea alt sınıfı olarak kabul edilir. Ammonoidea sınıfında “gerçek ammonitler” denilen Ammonitida adlı daha özel bir grup da vardır.

Şimdiye kadar bulunan fosil kayıtları ammonitlerin çaplarının 2 cm’den 195 cm’ye kadar değiştiğini gösteriyor. Yaşam sürelerinin 1-6 yıl kadar olduğu tahmin ediliyor. Ayrıca, plankton gibi mikroskopik deniz canlılar, denizlaleleri ve diğer ammonitlerle beslendikleri düşünülmektedir. Mosasaur gibi büyük deniz sürüngenlerine ve o dönemin diğer etçil hayvanlarına av olmaları da muhtemeldir.

Ammonitlerin Kabukları Neden Sarmal Biçimindeydi?

Bazı ammonitlerin uzun, düz kabukları, diğerlerinin ise sarmal şekilli kabukları vardı. Bununla birlikte, çoğu tür, septa adı verilen ince duvarlarla birbirinden ayrılmış, kıvrımlı kabuklara sahipti. Ammonitler küçük kabuklarla doğarlardı. Bu hayvanlar büyüdükçe kabuğunda yeni odalar oluşurdu. Ancak vücutları her zaman dış odada kalırdı. Her bölmeyi ayıran duvarlar, kabuğun ezilmekten korunmasına yardımcı oldu. Kabuklarının çok sayıda odası muhtemelen bu kafadanbacaklıların gezegenin ılık, sığ denizlerinde yaşamasına yardımcı oldu.

Ammonitlerin bazı türlerinin kabuğu matematiksel açıdan logaritmik spiral örneği olacaktır. Logaritmik (veya eşaçılıspiral, ilk olarak 17. yüzyılda René Descartes ve Jakob Bernoulli tarafından tanımlanmış ve incelenmiştir. Bernoulli bu eğriye, kendine özgü matematiksel özelliklerinden dolayı, spira mirabilis (mucizevi spiral) adını vermiş ve mezar taşına bir logaritmik spiral oyulmasını vasiyet etmiştir. Doğada rastlanan durağan spiraller (nautilus kabuğu, sarmal galaksi, örümcek ağı, vs) logaritmik spirallerdir.

Parapuzosia seppenradensis, bilinen en büyük ammonit türüdür. 

Ammonit kabukları günümüzde indeks fosiller olarak kullanılmaktadır. Yani aynı deniz kaya tabakasında bulunan diğer fosillerin tarihlendirilmesine yardımcı olmaktadır. Ammonit fosilleri, ortaya çıktıkları yerlerin bir zamanlar antik denizlerle kaplı olduğu konusunda da bize önemli bir bilgi verir.

Çok yaygın oldukları ve çok hızlı evrimleştikleri için fosilleştikleri kayaların yaşını belirlemeye de yaramaktadırlar. Avrupa’nın farklı alanlarındaki Mezozoik kayaçlar içlerindeki ammonit fosilleri sayesinde birbirleriyle ilişkilendirilmiştir.. Bunlara ‘ammonit bölgeleri’ denir ve bize Dünya’nın nasıl değiştiğini anlatırlar.



Kaynaklar ve ileri okumalar:


Dip Not:

Matematiksel, 2015 yılından beri yayında olan ve Türkiye’de matematiğe karşı duyulan önyargıyı azaltmak ve ilgiyi arttırmak amacıyla kurulmuş bir platformdur. Sitemizde, öncelikli olarak matematik ile ilgili yazılar yer almaktadır. Ancak bilimin bütünsel yapısı itibari ile diğer bilim dalları ile ilgili konular da ilerleyen yıllarda sitemize dahil edilmiştir. Bu sitenin tek kazancı sizlere göstermek zorunda kaldığımız reklamlardır. Yüksek okunurluk düzeyine sahip bir web sitesi barındırmak ne yazık ki günümüzde oldukça masraflıdır. Bu konuda bizi anlayacağınızı umuyoruz. Ayrıca yazımızı paylaşarak da büyümemize destek olabilirsiniz. Matematik ile kalalım, bilim ile kalalım.

Matematiksel

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu