Psikoloji

Uykuda Öğrenmek (Hipnopedi) Mümkün Olabilir mi?

Aslında başlıktaki sorunun cevabı evet. Yani uykuda öğrenmek mümkün. Ancak bu tam da sizin düşündüğünüz biçimde olmuyor. Birçoğumuza uyku, fazla bir şey yapmadığımız bir zaman gibi görünüyor. Bu yüzden bir şeyler öğrenerek tüm bu boşa harcanan zamanı iyi değerlendirebileceğimizi düşünmek gerçekten çekici. Sonuçta bir kitaptaki bütün bilgileri sadece bir kaç gecelik uyku esnasında öğrenebileceğinizi düşünün. Bu, özellikle öğrenmeyi istediğiniz şey sıkıcı ise daha da çekici bir durum.

İşte bu inançla sabah uyandıklarında konuyu öğrenmiş olacakları umuduyla öğrenciler uzun zamandır kitaplarının üzerinde uyuyorlar. Ya da bunun yerine kitaptaki bilgileri seslendirerek sabaha kadar uyku esnasında bu ses kaydını dinlemeye çalışıyorlar. Bunlar harika öneriler dediğinizi duyar gibi oluyorum. Ancak ne yazık ki bunların hiçbiri bir işe yaramaz.

Aslında, uyku destekli öğrenmenin pek çok savunucusu ( “hipnopedi” olarak adlandırılır), bu tekniğin potansiyeli ile ilgili birçok güçlü iddia ileri sürmüşlerdir. Amazon.com, uyurken bize bilinçaltı mesajları ileten ve bu sayede istediğimizi öğrenmemize yardımcı olduğunu iddia eden uygulamalar ve bunun için tasarlanmış bir dizi ürün içermektedir. Uyku destekli öğrenme aynı zamanda birçok popüler kitapta, televizyon programında ve filmde de ele alınmış popüler bir konudur.

Bu sitede bize aktarıldığına göre yabancı bir dil, akademik bir bilgi her ne isterseniz uykuda öğrenmek aslında mümkün. Web sitesi, bize bunun için yardımcı olabileceğini iddia eden çeşitli araçlar sunmakta. Kaynak: https://sleeplearning.com

Uykuda Öğrenme Konusunda Yapılan Bir Kaç Çalışma

1942 yılında  Professor Lawrence Leshan bir yaz kampında uyumakta olan yirmi tırnaklarını yiyen delikanlının bulunduğu odada, “Tırnaklarım biber gibi acı” cümlesinin kaydedildiği bir ses kaydını, arka arkaya 54 gün çocuklar uyuduktan sonra çaldı. Deney boyunca bir hemşire rutin tıbbi tarama sırasında çocukların tırnaklarını kontrol etti. Çocuklardan sadece biri alışkanlıktan vazgeçmiş gibi görünüyordu. Ancak bir sorun çıktı ve ses kaydını dinlettiği cihaz bozuldu. Ancak LeShan’ın deneyden vazgeçmeye niyeti yoktu.

Bu sefer ses kaydının yerini kendi aldı. Her gece çocukların odalarında 300 kez aynı cümleyi tekrarladı: “Tırnaklarım biber gibi acı”. Devamında yapılan kontroller gösterdi ki iki hafta içinde 7 öğrenci daha tırnaklarını yemekten vazgeçmişti. LeShan yüzde 40 başarı sağlamıştı. Bu, uykuda öğrenmenin işe yaradığı anlamına mı geliyordu?

Uzunca bir süre, çoğu araştırmacı buna inanmaya eğilim gösterdi. 1947’de Kuzey Carolina Üniversitesi’nde yapılan bir çalışma, bir grup öğrencinin uykuda öğrenme makinesinin yardımıyla bir dizi sözcüğü daha çabuk öğrenebildiklerini gösterdi. 1952’de George Washington Üniversitesi’nde yapılan başka bir araştırma, uykuda eğitimin bir dizi Çince sözcüğü ezberlemeyi hızlandırdığını bildiriyor. Bir grup araştırmacı, denizcilere uyurken Mors kodunu dinlettiler. Bu denizcilerin Mors alfabesinde diğer denizcilerden üç hafta daha hızlı biçimde ustalaştığı görüldü. Eski Sovyetler Birliği’nden yapılan diğer çalışmalar da insanların uyku sırasında kaset kayıtlarını dinlerken sözcükler veya cümleler gibi yeni materyaller öğrenebilecekleri iddiasını destekliyor gibiydi.

Araştırmalar arka arkaya olumlu sonuçları ortaya koyuyordu. Yine de bu ilk olumlu raporlar, çok önemli bir alternatif durumu gözden kaçırıyorlardı. Uyku esnasında dinlenilen ses kayıtları aslında denekleri uyandırmış olabilirdi! Sorun şu ki, olumlu etkiler gösteren hemen hemen tüm çalışmalar kasetleri dinlerken deneklerin gerçekten uykuda olduklarından emin olmak için beyin dalgalarını izlememişti. (Druckman & Bjork, 1994) Devamında açıkça uyuduklarından emin olmak için deneklerin beyin dalgalarını izleyen daha kontrollü çalışmalar, uyku destekli öğrenme için çok az kanıt sunmuş veya hiç kanıt sağlamamıştır (Logie & Della Sala, 1999).

Gerçekten güzel bir fikir olabilirdi. Kaynak: https://newsinhealth.nih.gov/

Siz Uyusanız Bile Aslında Beyniniz Uyumaz

Uyurken hiçbir şey yapmıyormuşsunuz gibi görünse de aslında beyniniz oldukça meşguldür. İronik olarak, beyninizin yaptığı şeylerden biri, uyanıkken yaptığınız tüm bilgileri pekiştirmektir. Uyku sırasında beyniniz, kısa süreli bellekten uzun süreli belleğe bir şeyler taşımakla meşguldür. Beyninizin bunu yapması için ihtiyaç duyduğu şeyi ise biraz huzur ve sessizliktir. Yani beyniniz eskileri depolamaya çalışırken yeni deneyimlerden korunmaya ihtiyaç duyar. Bu bilgi özellikle güçlü (bir kova soğuk su gibi) veya özellikle anlamlı (adınızın söylenmesi gibi) olmadıkça, beyniniz gelen duyusal bilgilere kapıları kapatır. Bu türden duyusal girdiler uykunuzu sonlandıracaktır. Beyninize duyusal bilgi alamadığınız için de uykuda bir şey öğrenemezsiniz.

Uykuda öğrenme kasetlerinin işe yaradığını düşünüyorsanız bunun nedeni büyük olasılıkla bu sesler nedeniyle uykunuzdan uyanmanız ve gerçekten kopuk kopuk da olsa söylenenleri duymanızdır. Ancak unutmayın ki tamamen uyanıkken bu bilgileri dinlemek çok daha verimli ve etkilidir. Bu sayede hem paranızdan tasarruf etmiş olursunuz hem de kaliteli bir gece uykusu uyursunuz. Uyuyan beyin dediğimiz gibi boş durmaz. Uyku öğrendiğimiz şeyleri pekiştirmemize yardımcı olur; böylece bu yeni becerileri yeni durumlara uygulama esnekliği kazanırız. Yani uykuda öğrenmek mümkün olmasa da uyuyarak gün boyunca öğrenilenlerin pekiştirilmesi olanaklıdır. Bu nedenle, yeni bir dil öğrenmek istiyorsanız, bunu eski moda şekilde yapmanız gerekmektedir.

Öğrenmeye devam edelim:

Kaynaklar:

  • Scott O. Lilienfeld, Steven Jay Lynn, John Ruscio,Barry L. Eyerstein; 50 Great Myths of Popular Psychology; A John Wiley & Sons, Ltd.Publication
  • Eric H. Chudler, Lise A. Johnson; Quick Answers to Quirky Questions About the Brain; W. W. Norton & Company; 2017

Matematiksel

Sibel Çağlar

Merhabalar. Matematik öğretmeni olarak başladığım hayatıma 2016 yılında kurduğum matematiksel.org web sitesinde içerikler üreterek devam ediyorum. Matematiğin aydınlık yüzünü paylaşıyorum. Amacım matematiğin hayattan kopuk olmadığını kanıtlamaktı. Devamında ekip arkadaşlarımın da dahil olması ile kocaman bir aile olduk. Amacımıza da kısmen ulaştık. Yolumuz daha uzun ama kesinlikle çok keyifli.
Başa dön tuşu