Kişisel Gelişim

Yabancı Bir Dili Nasıl Öğreniriz? Hangi Dilleri Öğrenmek Daha Kolaydır?

Daha önce farklı bir dilin konuşulduğu bir ülkeye seyahat etme şansınız olduysa, kelimelerin gücü olmadan dünyayı dolaşmanın ne kadar zor olduğunu bilirsiniz. Giderek küreselleşen bir dünyada yaşadığımızı düşünürsek yabancı bir veya bir kaç dil öğrenmek günümüzde giderek daha fazla önem taşıyan bir ihtiyaçtır. Okul yıllarında çoğu zaman öğreneceğiniz ikinci bir dili seçme şansınız fazla yoktur. Bununla birlikte, dünyada yaklaşık 6.500 dil konuşulmaktadır. Bu nedenle bir yabancı dil öğrenme planınız olduğunda doğal olarak işe kolay bir dil ile başlamak isteyebilirsiniz. Ancak hangi dilin daha kolay olduğunu belirlemek aslında basit bir süreç değildir. İşe en başından başlayalım.

Bir dil konuşulduğu ortamda öğreniliyorsa o dil ikinci dildir. Eğer konuşulmadığı ortamda (sınıf ortamı gibi) öğreniliyorsa yabancı dildir. Bu ayrım, dilin öğrenilme şeklini ve amacını etkiler. Yabancı dil için öğrenim söz konusudur. İkinci dil için ise hem öğrenim hem de edinim söz konusudur. Öğrenim, bizi hedef dilin yetkin bir kullanıcısı yapar. Edinim ise deneyime dayanan genel bir ikinci dil gelişimi sağlar ve bu sayede o dili sezgilerimizle doğal bir şekilde alarak içselleştiririz.

İkinci dil ortamı, yabancı dil ortamına göre daha geniştir ve günlük hayattaki kullanımı daha fazladır. Yani yeni bir dili, konuşulduğu ortamda öğrenirsek daha çok etkileşim içerisinde oluruz. Toplumla iletişime girdiğimiz için sınıf ortamındakine kıyasla daha fazla yaşantı yani bilgi ediniriz.

Hangi Yabancı Dili Öğrenmek Daha Kolaydır?

Birçok insan bazı dilleri öğrenmenin diğerlerinden daha zor olduğunu varsayar, ancak gerçekte bu göreceli bir kavramdır. Daha spesifik olarak, bir dili öğrenmenin zorluğu, onun ana dilinize olan benzerliği ve önceden oluşturduğunuz mantıksal, anlambilimsel ve sözdizimsel yollarla doğrudan ilişkilidir. Örneğin, ana dili İngilizce olan biri için Rusça öğrenme fikri inanılmaz zor gibi görünebilir, ancak bir Vietnamlıysanız, Çince öğrenmek daha kolay olacaktır. Benzer şekilde, bir Rus kişi içinde Fransızca veya Almanca öğrenmek zor gelecek ancak Ukraynaca’yı ikinci dil olarak seçmek kolay olacaktır. Dilleri aynı dil ailesinden öğrenmek genellikle daha kolay kabul edilir, çünkü muhtemelen bazı temelleri paylaşacaklardır. Örneğin hem Ukrayna hem de Rusya Hint-Avrupa dil ailesinin Doğu Slav grubuna aittir ve bu ikilinin birbirinin dilini öğrenmesi çok daha kolaydır.

Dil Aileleri Nedir?

Dil ailesi, birbiriyle aynı kökten gelen akraba dil topluluğuna verilen addır. Yani aynı dil ailesine mensup dillerin, aynı kökenden, belki de aynı ilkel dilden türediği kabul edilir. Çoğu dilin yazılı tarihi çok kısa olduğu için, çok az dilin kesin kökeni bilinmektedir. Dil ailelerinin belirlenmesi, uzun bilimsel çalışmalar sonucunda mümkün olmuştur.

Koyu gri renk ile gösterilen bölge Türk dilleri olarak bilinir. (Türkçe, Azerice, Türkmence, Kazakça, Kırgızca, Karakalpakça, Nogayca, Karaçayca, Başkırca, Kumukça, Özbekçe, Uygurca, Salarca, Yakutça, Çuvaşça). Detaylar için: https://tr.wikipedia.org

Aslında yukarıdaki görsel neden bunca çabamıza rağmen hala doğru dürüst İngilizce öğrenememiş olmamızın da bir cevabı gibidir. Prensip olarak dilbilimsel sorunlar nedeniyle ana dilinizden büyük ölçüde farklılık gösteren yeni bir dil öğrenmeye çalışıyorsanız, mücadele edeceksiniz demektir. Dildeki tonalite genellikle üstesinden gelinmesi en zor engel olarak kabul edilir. Bazı dillerde, kelimelerin anlamı tonlarına (perdelerine) ve bir sözcük içindeki vurguya göre bile değişebilir. Ancak tonal olmayan dillerde ton değişiklikleri, konuşmacının duygusal durumu ile ilgilidir. Konuşulan kelimenin anlamını değiştirmez. İngilizce örneğinden hareket edersek İngilizce kelimelerin diziliş sırası, telaffuzları, vurguları, içerdiği sesteş sözler, deyimler ve bölgesel lehçeler nedeniyle aslında zaten öğrenmesi zor dillerden birisidir. İşin içine bir de aynı dil ailesinde olmadığımızı da dahil edersek bu dili öğrenme aslında hiç de hafife alınacak bir beceri değildir. Aynı durum elbette Bir İngiliz’in Türkçe öğrenmeye çalışması durumunda da geçerlidir.

Yazının orijinal sorusuna verilecek cevap olarak, öğrenmesi en kolay diller, gramer, kelime bilgisi, ağız şekli, tonalitesi ve sözdizimi açısından temelde sizinkine benzeyen diller olacaktır. Ancak bu cümlenin yanlış anlaşılmaması gereklidir. Yaşınız ne olursa olsun, yeni bir dilde ustalaşmak mümkündür. Ayrıca hatırlatalım. Yeni bir dil öğrenmek sadece kültürel anlamda değil bilişsel anlamda da oldukça avantaj sağlar. Dil öğrenimi durumunda beynin belli birimleri fiziksel olarak büyür ve işlem kapasitesi artar. Sonuç olarak yeni bir dil öğrendiğimiz zaman beyin fonksiyonları gelişir, hafıza güçlenir, yaratıcı ve esnek düşünebilme yetimizde artış olur. Tüm bunlar da öğrenme esnasında vereceğimiz çabaya değecektir.

Kaynaklar ve İleri Okumalar:

Matematiksel

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.