Anasayfa » BİLİME YÖN VERENLER » Unutulan Dehalar: El-Cezeri

Unutulan Dehalar: El-Cezeri

Nice bilim insanı bu kadim topraklarda yetişmiş ve tarihin tuzlu sahifeleri arasında unutulmaya yüz tutmuştur. Unutulanlardan biri de evrensel bilime hizmet etmiş olan El-Cezeri’dir.

Son zamanlarda ismi daha yaygın anılmaya başlanmış olsa bile yüzyıllar önce yaşamış bir dehanın bıraktığı izleri bugün konuşmak toplumsal tembelliğin bir örneğidir.

El-Cezeri 12. yüzyılın sonlarında Mezopotamya bölgesinin Cizre kentinde doğup, Artuklular’ın başkenti Amid (Diyarbakır) kentinde uzun yıllar bilime hizmet etmiştir.

Orta Çağ döneminde bilimin güçlü simalarından biri olarak kabul edilen
El-Cezeri , mühendislik alanının yanı sıra aynı zamanda iyi bir robotik tasarımcı, matematikçi, fizikçi, fen, teknik ve bilim insanıydı.

Teoriden çok pratikteki uygulamalara yönelmişti. Fikir ve keşiflerini basit yöntemlerle somutlaştırıp, önce taslak çizimini daha sonra maketlerini oluşturmuştu. Tabi maketleri tasarlarken geometri kurallarını uygulamış ve birçok geometrik hesaplama yöntemi kullanmıştır.

El Cezirî

Yaptığı şekil ve taslakları ‘‘El-Camibeyne’l-İlm ve Amelü’n Nafi fi Sanati’l-Hiyal’’ (Mekanik Biliminde Bilgi ve Uygulamın Bağdaştırılması) olarak bilinen bir kitapta toplanmıştır. Kitabın 16 adet kopyası yazılmış İngilizce, Fransızca, Almanca ve Osmanlıca dillerine çevrilmiştir. Kitapta zaman sayaçları, su ve mum saatlerinin dışında fıskiye, otomatik açılıp kapanan kapılar, şifreli kilitler, kan alma da kullanılan ölçme aletleri, otomatik müzik düzenekleri, çeşitli robotların tasarımı bulunmaktadır.

El-Cezeri ’nin en önemli yapıtları ise Diyarbakır Ulu Cami önündeki güneş saati ile meşhur filli su saatidir.

El-Cezeri Helenistik ve İslam Medeniyetinin parladığı dönemlerde ‘‘Hiyel’’ olarak bilinen geleneğin güçlü temsilcileri arasında anılmakta ve sibernetik bilimin kurucusu olarak kabul edilmektedir.

Arşimet su prensibine göre çalışan; Hint saati ve Fili, İran Halısı, Zümrüdüanka kuşu, Çin Ejderhalı Filli Su Saati

Bu coğrafyanın havasını teneffüs eden nice bilim insanından bir tanesidir
El-Cezeri. Genel algı yetişmiş olduğu bölgedeki insanlar tarafından tanındığı, hakkında çalışmaların yapıldığı yönünde olsa da ilk önce Avrupa ülkeleri onun eserlerini keşfetmiş ve ortaya çıkardığı çalışmalar üzerinde incelemeler yapmış, yaptığı çalışmalar hakkında makaleler yazılmıştır.

İlk olarak Prof. Eilhard Eiedemann (1852-1928) El-Cezeri’nın eseri hakkında çok sayıda makale yayınlamış, daha sonra Carra de Vaux (1921) kitabında övgüyle ondan bahsetmiştir. Donald R.Hill Cezirî’nin kitaplarını İngilizceye çevirerek ortaya çıkardığı eserleri ve icatları anlamaya çalışmıştır. Donald R.Hill 1976’da kitapta anlatılan su saatlerinden birini yapmış ve bu saat Londra Bilim Müzesinde sergilenmektedir.

Avrupa’da hakkında çok fazla makale yazıldıktan sonra ülkemizde ilk olarak ünlü tarihçi İbrahim Hakkı Konyalı (1896-1984)  ‘‘Tarih Hazinesi’’ (1951) adlı dergide ondan ve eserinden bahsetmiştir. Daha sonra “Mühendis ve Makina” dergisinde Ş. Er (1967) ve Hıfzı Gündem’in (1968) yazılarında,  Dr. Toygar Akman’ın TÜBİTAK’ın “Bilim ve Teknik” dergisinde (1973, 1974, 1976) eserinden bahsedilmiştir.

Prof. Dr. Fuat SEZGİN Anadolu’nun büyük mucitleri arasında yer alan
El-Cezeri’nin tasarladığı bazı eserlerin maketlerini kurmuş olduğu İslam Bilim ve Teknoloji Müzesinde (Gülhane Parkı) ‘‘Cezirî’nin Olağanüstü Makineleri’’ sergilenmektedir.


Hayvan gücünün kullanımı. Mekanik dişlilerle kuyudan çekilen su (Gereon Sievernich und Hendrik Budde, Europa und der Orient 800-1900, Berlin 1989)

El-Cezeri ölümüne yakın bir zaman kala doğduğu kent olan Cizre’ye geri döner ve çalışmalarına devam eder. Yaptığı buluşları halkından esirgemez. Tüm Cizre’nin gecelerinin aydınlanmasını sağlamak amacıyla büyük bir kandil yapmayı düşünür ve bu düşüncesini hayata geçirir.

El Cezirî yaşamının büyük bir kısmını bilime adar, 1233 yılında ise hayata veda eder. El Cezirî o günün toplum ihtiyaçlarının giderilmesine dair bakış açısı ile geliştirdiği tekniklerle günlük yaşamın sürdürülmesini daha da kolaylaştırmıştır. Onun gibi nice Anadolu dehasını günümüzde yaşadığını düşünmek, hayalini kurmak bile heyecan verici bir olaydır.

Eğitim şartlarının, bilgiye ulaşmanın çok zor olduğu bir dönemde bu denli çalışma yapan, tüketimden çok üretim yapan, toplumu ayakta tutan insanların unutulmaması, bizden sonra gelecek nesillere bu dehaların örnek olması ve aktarılması temennisiyle.

Matematiksel

Paylaşmak Güzeldir

Yazıyı Hazırlayan: Serkan Göksal

Avatar
2009 Anadolu Üniversitesi İlköğretim Matematik Öğretmenliğine giriş yaptım. 2013’te mezun oldum. Üniversitede de okurken ortaöğretim kpss ile aynı üniversitede memurluk yaptım. Mezun olduğum ilk sene İstanbul’a öğretmen olarak atandım. 2015 yılında İstanbul Kültür Üniversitesinde yüksek lisansa başladım. Tez hazırlama aşamasındayım. Eğitimin sorunlu olduğu bölgeden geldiğim için eğitime çok önem veririm. Öğretmenliğin kutsal bir meslek olduğuna inananlardanım. Öğrencilerime dediğim gibi eğitim ihtiyaçtır. Bu ihtiyacı gidermek için çok çalışmalıyız. Çok okumalı ve çok merak etmeliyiz. Eğitimin yaşı yoktur. Hayat boyu devam eder. İnsanları, toplumsal olayları araştırmayı, incelemeyi çok severim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.