Hesaplamalara Göre Dünyanın Sonu 2040’ta Küresel Bir Çöküşle Gelecek

1704’te Isaac Newton bir dizi matematiksel hesaplama sonucunda 2060 yılı civarında (veya sonrasında, “ama öncesinde değil”) dünyanın sonunun geleceğini tahmin etmişti. Hesaplamalarında temel olarak bazı kutsal metinleri kullanmıştı.

Dünyayı değiştiren bir astronom ve fizikçinin bunlara inandığını görmek gerçekten düşündürücü. Ancak günümüzde görebildiğimiz kadarı ile Newton için modern fizik ve astronominin temellerini atmak aslında bir amaç değil araçtı. Onun temelde hedeflediği şey eski kutsal metinleri deşifre etmek idi.

Bu olayların üzerinden üç yüz yıldan fazla zaman geçti. Ancak hala kutsal metinlerdeki gizli şifreli yazılar ile dünyanın sonunu tahmin eden çok sayıda kıyamet uzmanımız var. İklim değişikliği, nüfus artışı gibi sorunları göz önüne alarak dünyamızın çok da iyi bir gidişatta olmadığını bilsek de, bilimsel tahminler eski metinlere veya teolojiye dayanmaz. Yine de tuhaf bir tesadüfle bir bilgisayar programı, Newton’la hemen hemen aynı kıyamet tarihine işaret ediyor.

Aslında ilk olarak 1973 yılında geliştirilen bu program 2040’ta medeniyetimizin sonunu göreceğimizi tahmin ediyor. Ancak baştan hatırlatalım. Bu tahminde ileri sürülen çöküş biricik dünyamızın yok olması ile ilgili değil. Yani bir meteorun çarpması gibi bir şeyden bahsedilmiyor. Dünyanın sonu dediğimiz zaman nedense akla ilk olarak bunlar gelir. Oysa ki konu edilen şey sanayileşmiş toplumların, tarımsal üretimin, istikrarlı iklimin, ulus devletlerin çöküşü. Diğer bir deyiş ile dünyanın sonu küresel bir çöküş olarak geliyor

Dünyanın Sonu Nasıl Gelecek?

Jay Wright Forrester (1918-2016), Amerikalı bir bilgisayar mühendisi ve sistem bilimcisiydi. “World One” adı verilen bilgisayar programını o geliştirdi. Bu programın da arka planındaki destekçi kesim Club of Rome (Roma Kulübü) olarak bilinen zengin sanayiciler ve bilim insanlarından oluşan seçkin bir topluluk oldu. Sonuç, farklı değişkenler için on yıllar sonra gezegene ne olacağını gösteren grafikler üretti.

Bu bilgisayar programı dünyayı bir bütün olarak ele alıyordu. Program gerekli modeli üretti. Sonucunda da tahminini ortaya koydu. Bundan sonra yapılması gereken şey sadece çizgileri takip edip nerede krizlerin meydana gelebileceği görmek oldu.

World One’ın bizlere gösterdiği, nüfusun ve endüstriyel genişlemenin bu biçimde devam etmesi durumunda 2040 – 2050 civarından küresel bir çöküşün olacağıydı. Hesaplamalar da, kirlilik seviyeleri, nüfus artışı, doğal kaynakların miktarındaki değişimler ve Dünya’daki genel yaşam kalitesi hesaba dahil oldu. Aslında 2020, World One tarafından öngörülen ilk kilometre taşı idi. O zamandan sonra da yaşam kalitesinin dramatik bir şekilde düşeceği öngörülmüştü.

Dünyanın sonu tahmininin üzerinden yaklaşık 50 yıl geçti. Öngörülen sona da adım adım yaklaşıyoruz. Peki tahminler ne kadar doğru. Benzer bir programı bugün çalıştırsak bize hangi sonucu verecek? Yeni bir araştırma bu gibi sorulara cevap vermek istedi. Ancak sonuç hiç de iç açıcı değil. Anlaşılan tahminler doğruydu.

Tahminler Ne Kadar Tutarlı?

2040 civarında sert bir düşüş gözleniyor.

Hollanda merkezli KPMG adlı danışmanlık şirketinin Sürdürülebilirlik ve Dinamik Sistem Analizi Lideri Gaya Herrington, MIT’nin iddialarını kanıtlamak için 1972’den itibaren dünyanın nasıl ilerlediğini gösteren bir simülasyon oluşturdu.

Herrington, nüfus, endüstriyel üretim ve kalıcı kirlilik gibi 10 temel değişkeni inceledi. Bununla birlikte, veriler daha da kasvetli bir geleceği ortaya çıkardı. Dünya 2040 yılına kadar tam bir toplumsal çöküş yaşayabilir. Toplam bir toplumsal çöküş ise yaşam kalitesinde, gıda üretiminde, endüstriyel üretimde ve nihayetinde insan nüfusunda ani bir düşüş anlamına geliyor.

Herrington da aynı simülasyonun üçüncü versiyonu olan World3’ü kullandı ve 10 temel değişkeni inceledi: Nüfus, doğurganlık oranları, ölüm oranları, endüstriyel çıktı, gıda üretimi, hizmetler, yenilenemeyen kaynaklar, kalıcı kirlilik, insan refahı ve ekolojik ayak izi. Birinin öngörülerini burada görebilirsiniz.

Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) verilerine göre, şu anda dünya çapında on kişiden dokuzu yüksek düzeyde kirliliğe sahip hava soluyor. Ajans, her yıl 7 milyon ölümün kirliliğe bağlanabileceğini tahmin ediyor. Senaryolar önümüzde 10 ya da 20 yıl olduğunu öne sürüyor. Bizlerin ise çoğu zaman olduğu gibi yapabileceğimiz tel şey oturup izlemek gibi gözüküyor. Dünyanın sonu senaryoları korkuturken, dünyevi sorunlarımız ile kendimizi kandırmaya devam ediyoruz.



Kaynaklar ve ileri okumalar:

  • In 1973, an MIT computer predicted when civilization will end; Yayınlama tarihi: 23 Ağustos 2018; Bağlantı: https://bigthink.com
  • M.I.T. Computer Program Predicts in 1973 That Civilization Will End by 2040; yayınlanma tarihi: 8 Mart 2022; Bağlantı: https://www.openculture.com/
  • MIT Predicted in 1972 That Society Will Collapse This Century. New Research Shows We’re on Schedule.; yayınlanma tarihi: 14 Haziran 2021; Bağlantı: https://www.vice.com

Dip Not:

Matematiksel, 2015 yılından beri yayında olan ve Türkiye’de matematiğe karşı duyulan önyargıyı azaltmak ve ilgiyi arttırmak amacıyla kurulmuş bir platformdur. Sitemizde, öncelikli olarak matematik ile ilgili yazılar yer almaktadır. Ancak bilimin bütünsel yapısı itibari ile diğer bilim dalları ile ilgili konular da ilerleyen yıllarda sitemize dahil edilmiştir. Bu sitenin tek kazancı sizlere göstermek zorunda kaldığımız reklamlardır. Yüksek okunurluk düzeyine sahip bir web sitesi barındırmak ne yazık ki günümüzde oldukça masraflıdır. Bu konuda bizi anlayacağınızı umuyoruz. Ayrıca yazımızı paylaşarak da büyümemize destek olabilirsiniz. Matematik ile kalalım, bilim ile kalalım

Matematiksel

Sibel Çağlar

Merhabalar. Matematik öğretmeni olarak başladığım hayatıma 2016 yılında kurduğum matematiksel.org web sitesinde içerikler üreterek devam ediyorum. Matematiğin aydınlık yüzünü paylaşıyorum. Amacım matematiğin hayattan kopuk olmadığını kanıtlamaktı. Devamında ekip arkadaşlarımın da dahil olması ile kocaman bir aile olduk. Amacımıza da kısmen ulaştık. Yolumuz daha uzun ama kesinlikle çok keyifli.

Bu Yazılarımıza da Bakmanızı Öneririz