Sosyoloji

Sosyal Bilişsel Öğrenme Kuramı: Gözlem Yoluyla Nasıl Öğreniyoruz?

Neredeyse bilinçsizce, kültürümüzün kurallarının ne olduğunu ve erkekler ve kadınlar için normların ne olduğunu öğreniyoruz. Her iki durumda da bu durumlar, insanların saldırgan veya barışçıl davranma yönündeki bireysel isteklerini şekillendirebilir, yönlendirebilir, teşvik edebilir veya bastırabilir. Sosyal bilişsel öğrenme kuramı, saldırganlıktan özgeciliğe kadar sosyal davranışı, büyük ölçüde başkalarını gözlemleyerek ve onları taklit ederek öğrendiğimizi savunur.

Ancak insandaki gözlemsel öğrenme, öğrencinin düşünce süreçleri ve algıları dikkate alınmadan tam olarak anlaşılamaz; bu, sosyal bilişsel öğrenme kuramının “bilişsel” kısmıdır. Sizin ve bir arkadaşınızın aynı vampir filmini izlediğinizde, birinizin bunun aptalca olduğunu ve diğerinizin komik olduğunu düşünmenizin nedeni budur.

Sosyal Bilişsel Öğrenme Kuramının Kökeni: Bobo Bebek Deneyi

bobo bebek deneyleri
Çocuklar saldırgan davranışları taklit yoluyla öğrenirler. Bu klasik çalışmada deneyci, oyuncak bebeğe oldukça şiddetli şekilde davranmış ve çocuklar onu mükemmel bir şekilde taklit etmişlerdir.

Çocuklar özellikle gözlemsel öğrenmeye karşı hassastır. Klasik bir deney serisinde, Albert Bandura ve arkadaşları sosyal öğrenmenin çocukların saldırgan davranışları üzerindeki gücünü göstermişlerdir. Deneylerinde bizim hacıyatmaz diye tanımlayabileceğimiz bir Bobo bebeği kullanmışladır. Bu bebeğe öncelikle agresif hareketler sergileyen bir yetişkin vurmuş ve bu durum çocuklar tarafından izlenmiştir. Çocukların daha sonra aynı bebekle oynamasına izin verildi. Bu deneylerde, çocuklar saldırgan yetişkinleri taklit ettiler ve oyuncak bebeğe yukardaki şekilde de görebileceğiniz gibi neredeyse tamamen aynı şekilde davrandılar. Bazıları sadece taklitin ötesine geçerek, bebeği dövmenin yaratıcı yeni biçimlerini ortaya çıkardı Saldırgan yetişkini eylemde görmeyen çocuklar, talihsiz oyuncak bebeğe karşı hiçbir saldırganlık belirtisi göstermedi.

Bu araştırma, saldırgan davranışın sosyal öğrenimi için güçlü bir destek sunuyor – başkalarının davranışlarını izleme ve taklit etme gücü. Benzer şekilde, çocuklar ebeveynlerini veya diğer yetişkinleri izlediklerinde bağırmaya, tekmelemeye ve diğer saldırgan şekillerde davranmaya hayran kalırlar ve bunu da kendi davranışlarında taklit etme eğilimi gösterirler.

Çocuklarbüyüklerini dinleme konusunda pek iyi sayılmazlar ama onları taklit etme konusunda başarısız oldukları görülmemiştir.”

James Baldwin

1977’de Profesör Bandura, gözlemsel öğrenme ve modelleme üzerine fikirlerini daha da geliştiren Sosyal Öğrenme Teorisi’ni tanıttı. Daha sonra 1986’da, gözlemsel öğrenmenin bilişsel bileşenlerine ve davranış, biliş ve çevrenin insanları şekillendirmek için etkileşime girmesine daha fazla vurgu yapmak için Sosyal Bilişsel Öğrenme Kuramını tanımladı.

Bir şeyleri tersine çevirirsek ve çocukları saldırgan olmayan modellere – provoke edildiğinde kendilerini ölçülü, mantıklı bir şekilde ifade eden insanlara – maruz bırakırsak ne olur? Bu soru birkaç deneyde test edilmiş ve sonucunda da saldırgan olmayan modelleri görmemiş çocuklara göre bu çocukların saldırgan tepkiler verme olasılıkları çok daha düşük bulunmuştur.

Gözlemsel Öğrenme

Sosyal bilişsel öğrenme kuramının önemli bir bileşeni gözlemsel öğrenmedir. Gözlemsel öğrenme dört süreçten oluşur

  • 1. Dikkat süreçleri. Çevrede gözlem için seçilen bilgileri açıklar. İnsanlar, gerçek hayattaki modelleri veya medya aracılığıyla karşılaştıkları modelleri gözlemlemeyi seçebilirler.
  • 2. Tutma işlemleri. Gözlemlenen bilgilerin hatırlanmasını içerir, böylece daha sonra başarılı bir şekilde geri çağrılabilir ve yeniden oluşturulabilir.
  • 3. Üretim süreçleri. Gözlemlerin anılarını yeniden yapılandırır, böylece öğrenilenler uygun durumlarda uygulanabilir. Çoğu durumda bu, gözlemcinin gözlemlenen eylemi tam olarak çoğaltacağı anlamına gelmez, ancak içeriğe uyan bir varyasyon üretmek için davranışı değiştirecekleri anlamına gelir.
  • 4. Motivasyon süreçleri. Gözlemlenen bir davranışın gerçekleştirilip gerçekleştirilmeyeceğini, bu davranışın model için istenen veya olumsuz sonuçlara yol açıp açmadığına bağlı olarak belirler.

Gözlemlenen bir davranış ödüllendirildiyse, gözlemci daha sonra yeniden üretmek için daha motive olacaktır. Ancak, bir davranış bir şekilde cezalandırılırsa, gözlemci onu yeniden üretme konusunda daha az motive olur. Bu nedenle, sosyal bilişsel öğrenme kuramı insanların modelleme yoluyla öğrendikleri her davranışı gerçekleştirmedikleri konusunda uyarır.

Göz atmak isterseniz…

Kaynak: Social Cognitive Theory: How We Learn From the Behavior of Others; https://www.thoughtco.com/social-cognitive-theory-4174567

Matematiksel

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.