Sosyoloji

Takımlar Neden Tembeldir? Sosyal Aylaklık Yani Ringelmann Etkisi

Hiç başarıya ulaşmamış bir grubun üyesi oldunuz mu? Cevabınız evet ise, insanların gruplar halinde çalışırken tembellik yapma eğilimi olduğunu ortaya koyan sosyal aylaklık ya da diğer adıyla Ringelmann etkisi bunun nedeni olabilir. Sosyal aylaklık sonucu olarak da bütün, parçalarının toplamından daha azdır. Bunun nedeni de sorumluluğun tüm takıma yayılması ile ilgilidir. Gruplar halinde çalışan insanlar genellikle bir projenin sonucundan kendilerini daha az sorumlu hissederler. Sonuç olarak da çok fazla çaba harcamazlar.

Neden Ringelmann Etkisi?

On dokuzuncu yüzyılda Fransız ziraat mühendisi Max Ringelmann (1913), grup üretkenliğini inceleyen ilk araştırmacılardan biriydi. kKfasında grup performansı konusunda kuşkulu sorular vardı ve bu sorulara cevaplar aramak için farklı büyüklüklerde ekipler ( öküzler- atlar ve de insanlar dahil) kurdu ve kolektif güçlerini ölçtü. Ringelmann şaşırtıcı biçimde deneyde kullandığı tüm grupların, birlikte hareket etmek zorunda olduklarında daha az üretken hale geldiklerini gözlemledi. Sonra bunu ölçümlemeye karar verdi. Ringelmann deneklerden önce bireysel sonra da grup olarak basınç ölçere bağlı bir ipi çekmelerini istedi.

Ringelmann etkisi

Tek başına bir kişi ortalama 85,3 kg çekebilir. Ancak, altı kişi birlikte 390 kg çekebiliyorlardı. Bu kişi başına 65 kg çekme gücü yani yaklaşık % 24’lük bir azalma anlamına geliyordu. Gruba katılan sayısı arttıkça da bireysel performans giderek azalıyordu. Bu deney ile Ringelmann, grup çalışmalarında birey sayısı arttıkça toplam bireysel performansın azaldığı sonucuna varmış, grup büyüklüğü ile performansta gösterilen çaba arasındaki bu ters orantılı ilişki “Ringelmann Etkisi” olarak kavramsallaşmıştır.

Ringelmann, 7 ve 14 kişilik gruplar halinde çalışmasını gerçekleştirmişti.

Sosyal Aylaklık Neden Gerçekleşiyor?

Ringelmann’a, göre üretkenlikteki bu azalmanın iki nedeni vardı. Birincisi, koordinasyon sıkıntısı yani çabanın eşzamanlı olmamasıydı. Bu gruba verimsizlik getirmişti. İkincisi, motivasyon kayıpları aynı zamanda grup üretkenliğini de düşürüyordu. Grup performansı ile ilgili olumlu ve olumsuz düşünceler, gruba olan inanç bireyin göstereceği çabayı etkiliyordu. Bu etki ilerleyen süreçte sosyal aylaklık – sosyal kaytarma olarak tanındı. İlerleyen süreçte psikologlar farklı ortamlarda konuyla alakalı çok sayıda araştırma yaptılar ve hepsinde benzer sonuçlar gözlemlediler.

Her türlü fiziksel ve zihinsel görevi yerine getiren kişilerin, bir grup haline gelip çabalarını birleştirdiklerinde daha az çaba sarf ettiklerini görüyoruz. Daha da kötüsü, bu durumu grup üyeleri tarafından fark edemiyor. Gruplardaki insanlara sonuçlar gösterilse bile onlar ellerinden geleni yaptıklarını dile getiriyorlar. Açıkça görülüyor ki insanlar aylaklık yaptıklarının farkında değiller ya da bunu kabul etmek istemiyorlar. Araştırmacıların bir gruptaki sosyal aylaklık düzeyini azaltmak için bazı önerileri var.

sosyal aylaklık

Sosyal Aylaklığı Azaltmak Mümkün

  • İnsanlar, kolektif bir görevde bireysel çabalarının belirlenemeyeceğini hissettiklerinde, sosyal aylaklık olası hale gelir. Ancak insanlar değerlendirildiklerini hissettiklerinde, daha fazla çaba sarf etme eğilimindedirler ve üretkenlikleri artar. Bu nedenle görev ve sorumlulukların net olarak tanımlanması önemlidir.
  • Tanımlamalar ve kurallar üyeleri üzerlerine düşeni yapmaları konusunda uyarsa bile eğer kişiler grubun onlara veya katkılarına ihtiyaç duymadığını hissederlerse, kaytarma eğiliminde olacaklardır. Ayrıca, diğer grup üyelerinin çok sıkı çalışmadığından şüphelenirlerse aynı eğilimde olma olasılıkları yüksektir. Grup üyeleri, diğerlerinden daha çok çalışarak bir “enayi” gibi görünmek yerine, çabalarını diğer grup üyelerinin harcadıklarını düşündükleri seviyeye ulaşmak için azaltırlar. Bu durum grup üyelerinin yetkin ama tembel olduklarını hissettiklerinde daha da güçlenir. Bunu engellemek için daha küçük gruplar oluşturmak ve gruba bağlılığı ve aidiyeti arttırmak gerekebilir.
  • Net ve zorlayıcı hedefler belirlemek üyeleri gözden kaybolan grupların daha iyi performans göstermesini sağlar. Beklentiler düşükse veya bireyler hedefe değer vermiyorsa motivasyon azalır. Gruplar halinde, çabamız ve başarı şansı arasındaki bağlantı belirsizdir. Çok çalışsak bile diğerleri çalışmayabilir ve grup başarısız olabilir. Dahası, grup başarılı olsa bile, kişisel olarak grubun iyi performansından pek yararlanamayabiliriz. Bireylerin başarı beklentileri yüksekse ve aradıkları hedefin değerli olduğunu düşünürlerse aylaklık azalır.

Ayrıca diğer birçok sosyal psikolojik fenomen gibi, sosyal aylaklık da kültürel faktörlerden etkilenebilir. Araştırmacılar Amerika Birleşik Devletleri gibi bireyci ülkelerdeki insanların, Çin gibi kolektivist ülkelerdeki insanlara göre sosyal aylaklığa daha yatkın olduğunu dile getiriyorlar. Bunun nedeni ikinci gruptaki ülkelerde yaşayan insanların grup başarılarının veya başarısızlıklarının sonuçlarından daha fazla sorumlu hissetmeleri olabilir.

Kaynak:

  • Donelson R. Forsyth; Group Dynamics, Seventh Edition; Cengage Learning 2019, ISBN: 978-1-337-40885-1
  • Scott O. Lilienfeld, Steven J. Lynn; Psychology: From Inquiry to Understanding; ISBN:  0134552512

Matematiksel

Bir Yorum

  1. Tesadüf eseri karşılaştım sitenizle. Çok ilgimi çekti. Başarılı olabilirsiniz, biraz daha çaba daha fazla tanınmak için.
    Sizi takip edeceğim ve belki ben de katılırım Size. Bol şans…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.