Şimdiye Kadar Verilen En Tartışmalı Nobel Barış Ödülleri

Nobel Ödülleri geri alınamaz

Nobel Barış Ödülü, Alfred Nobel’in vasiyeti uyarınca, her yıl ulusların ve halkların kardeşliği, silah ve orduların azaltılması, ve barış kongreleri düzenlemek için en çok çaba sarf eden kişi, kişiler veya kuruluşlara verilmektedir. Ancak ne yazık ki kimi zamanlarda Nobel Barış Ödülü Komitesi yanlış seçimler de yapabilir. Ya da uzun vadede bu seçimlerin yanlış olduğu ortaya çıkar. Ancak kuarl gereği verilen bir Nobel ödülünü geri almak mümkün değildir. Bu yazıda, Nobel Barış Ödülü için belirli bir sıra olmaksızın en kötü beş seçeneğe bakıyoruz.

Yaser Arafat, Yitzhak Rabin ve Şimon Peres, 1994

Nobel barış ödülü

Filistinli lider Yaser Arafat, İsrail Başbakanı İzak Rabin ve İsrail Dışişleri Bakanı Şimon Peres 1994’te Oslo Barış Anlaşması’nı imzalamaları nedeniyle ödüle layık görülmüştü. O dönemde bu anlaşmanın İsrail-Filistin sorununu çözeceği umulmaktaydı. Ancak, Yaser Arafat’ın ödül kazananlardan biri olarak seçilmesi tartışmalıydı. Geçmişte silahlı mücadele vermiş birinin bu ödülü alması hem İsrail’de hem dünyada, hem de Nobel komitesinin kendi içinde tartışmalara neden oldu. Hatta bunun neticesinde, Nobel Ödülü Komitesi üyesi Kåre Kristiansen istifa etti.

Barack Obama, 2009

ABD’nin 44. Başkanı, 2009 yılında “uluslararası diplomasiyi ve halklar arasındaki işbirliğini güçlendirmeye yönelik olağanüstü çabaları” nedeniyle Nobel Ödülü’nü kazandı. Bu, o sırada bir yıldan daha az bir süredir görevde olduğu için Başkanın kendisi de dahil olmak üzere birçok kişiyi şaşırttı.

Küresel tepki karışıktı. Fidel Castro bunu “olumlu” olarak nitelendirirken, Barış Ödülü sahibi Lech Wałęsa, bunun erken olduğunu düşündü. Kendi adına, Obama bile kazandığı zaferden biraz kafası karışmış görünüyordu. Sonuçta Obama’nın görev yaptığı iki dönemde ABD askerleri, Afganistan, Irak ve Suriye’de çatışmalara dahildi. Hatta ilerleyen süreçte komite üyeleri bile kararlarından pişmanlık duyduklarını dile getireceklerdi. Sonucunda bu ödül de en kötü Nobel barış ödülleri arasında yerini aldı.

Aung San Suu Kyi, 1991

Nobel barış ödülü

Myanmarlı politikacı Aung San Suu Kyi, Mayanmar’daki ordu yönetimine karşı verdiği barışçıl mücadele ile 1991’de Nobel Barış Ödülünü kazanmıştı. Ancak bu ödül kararı çok erken vermenin güzel bir örneği idi. Ödülü, “demokrasi ve insan hakları için şiddet içermeyen mücadelesi” nedeniyle ev hapsindeyken kazanmıştı.

Çoğu zaman olduğu gibi, birine güç vermek, onun karakterini öğrenmenin gerçek yoludur. 2016’da dizginleri eline aldığında dünya onu farklı tanımaya başladı. 2016’dan başlayarak, Rohingya halklarına yönelik askeri baskı, bir milyondan fazla insanın anavatanlarından kaçmasına, en az 25.000 kişinin ölümüne yol açtı. Myanmar’da 1 Şubat 2021’de yapılan askeri darbenin ardından cunta yönetimince görevden alınarak tutuklandı. Kendisinin farklı suçlardan dolayı 26 yıl boyunca hapsi devam edecek.

Henry Kissinger ve Le Duc Tho, 1973

Nobel barış ödülü

ABD Dışişleri Bakanı Henry Kissinger ve Kuzey Vietnamlı diplomat Le Duc Tho, Paris barış anlaşmalarını müzakere ettikleri için 1973 yılında Nobel Barış Ödülü’ne layık görülecekti. Kissinger bu ödülü kabul etti, ancak Tho, “barış gerçekten tesis edilene” kadar ödülü reddetti. Bu esnada Nobel Ödül Komitesi’nden iki kişi de Kissinger’a ödül verilmesini protesto etmek için istifa etti.

Kamboçya’da gizli bombardımanlar ve Güney Amerika’daki ölüm saçan askeri rejimlere destek vermek gibi ABD dış politikasının en eleştirilen hamlelerinden bazılarına dahil olmuş bir kişiye barış ödülü verilmesi, epey eleştiri topladı. New York Times ise ödüle Nobel Savaş Ödülü adını verdi. Paris Barış Anlaşmasının imzasından iki ay sonra açık savaş yeniden başladı.

Mahatma Gandi ve Nobel Barış Ödülü, 1948

Nobel barış ödülü

Nobel Ödülleri kişinin ölümünden sonra verilmemektedir. Ancak bunun arkasındaki kural 1970’lere kadar resmi değildi. Ne yazık ki bu, edebiyat için Mark Twain ve Leo Tolstoy; tıp için Rosalind Franklin gibi ödüle layık birçok kişinin ödülü almamasına neden oldu. Bununla birlikte bunu en çok hak edenlerden biri olarak, Mahatma Gandhi’nin bu ödülü alamaması komitenin en çok eleştiri aldıkları nokta olacaktı.

Sonuçta Mahatma Gandhi(1869-1948) 20. yy’ın şiddet karşıtlığı hareketinin sembolü olmuştur. Bu nedenle 1937, 1938, 1939, 1947 ve 1948 yıllarında Nobel Barış Ödülü’ne aday gösterilmişti. Ancak ödülü asla alamayacaktı.

Norveç Barış Komitesi’de, 1948 yılında Gandi’nin adaylığı konusunda yapılan müzakereler hakkında çok az şey biliyoruz. Ancak net olan bir şey var ki, Gandi’nin ölümü ardından ödülü verme konusu üzerinde yoğun bir şekilde durulmuştur. Komitenin ödülü 1948 yılında Gandi’ye vermesi resmi sebeplerle mümkün değildi.

Bunun sonucunda komite, o yıl ödül verilmeyeceğini ve ödülün parasının sonraki yıla devir edilmeyeceğini açıklamıştır. Böylece Nobel Barış Ödülleri Listesinde, Gandi’ye duyulan saygıyı belirten, bir boşluk bırakılmıştır.



Kaynaklar ve ileri okumalar


Dip Not:

Matematiksel, 2015 yılından beri yayında olan ve Türkiye’de matematiğe karşı duyulan önyargıyı azaltmak ve ilgiyi arttırmak amacıyla kurulmuş bir platformdur. Sitemizde, öncelikli olarak matematik ile ilgili yazılar yer almaktadır. Ancak bilimin bütünsel yapısı itibari ile diğer bilim dalları ile ilgili konular da ilerleyen yıllarda sitemize dahil edilmiştir. Bu sitenin tek kazancı sizlere göstermek zorunda kaldığımız reklamlardır. Yüksek okunurluk düzeyine sahip bir web sitesi barındırmak ne yazık ki günümüzde oldukça masraflıdır. Bu konuda bizi anlayacağınızı umuyoruz. Ayrıca yazımızı paylaşarak da büyümemize destek olabilirsiniz. Matematik ile kalalım, bilim ile kalalım

Matematiksel

Deniz Kartal

Uludağ Üniversitesi Elektronik Mühendisliği Mezunu, Uzun yıllar IT sektöründe çalıştı, GSM sektöründe teknoloji danışmanlığı, ulusal gazetelerde teknik yöneticilik yaptı. Dunyalilar.org kurucu editörlerinden biridir. Seyahat etmeyi, araştırmayı, yazmayı ve okumayı sever.

Bu Yazılarımıza da Bakmanızı Öneririz