Felsefe

İbni Sina: Bilimi, Tıbbı ve Felsefeyi Şekillendiren Bir Bilgin

İbn-i Sina (Latince adıyla Avicenna), 980-1037 yılları arasında şim­diki Özbekistan’da yaşadı. İbn-i Sina, Fars kökenli bir filozof ve he­kimdir; İslamiyet’in Altın Çağının en önemli kişisi olarak kabul edilir. 450 eserinden 150’si felsefe ve 40’ı tıp üzerine olmak üzere yaklaşık 240’ı hayatta kalmayı başardı. Onun düşünce biçimi birçok erken dönem Avrupalı ​​akademisyeni etkiledi. Bu da kendisinin, şimdiye kadar yaşamış en önemli kişiliklerden birisi olarak kabul edilmesine neden oldu.

Günümüzde İran’ın Hamadan kentindeki Bu-Ali Sina Üniversitesi, 1952’de onun adına inşa edilen bir mozoleye ve müzeye ev sahipliği yapıyor. Buhara müzesinin dışında da onun adına dikili bir anıt bulunuyor.

İbni Sina, daha çocukluğunda, şaşırtıcı bir zeka ve hafıza örneği göstermişti. Önce babasından daha sonra da dönemin ünlü bilginlerinden mantık, matematik ve gökbilim öğrenimi gördü. On yaşındayken geometri, hukuk, felsefe ve mantık öğrendi. Kendi başına teoloji, fizik, matematik çalıştı. Özellikle tıp bilgisi üzerine yoğunlaştı. 18 yaşına geldiğinde bilinen bütün bilimlere hakim hale gelmişti. O yıllarda Buhara Emiri Nuh İbni Mansur’ un bir türlü iyileştirilemeyen hastalığını tedavi etmeyi başardı. Başarısına karşılık sarayın kütüphanesinde çalışma iznini aldı. Bu vesileyle bilgilerini genişletme fırsatı buldu. 22 yaşına geldiğinde, devrin sultanlarının politik kararlarını vermeden önce danıştıkları bir kişi konumuna gelmişti.

Bir Değil Çok Yönlü Bir Bilim İnsanı

İbni Sina hemen her ilim dalında eserler yazmış ve özellikle filozof olarak ün kazanmıştır. Tıp ilmine dair araştırmaları son derece orijinal ve doğrudur. Farsça olan birkaçı dışında eserlerinin hepsi Arapçadır. En önemli eseri kabul edilen El-Kanun Fit’t-Tıbb isimli kitabı yaklaşık bir milyon kelimelik bir tıp ansiklopedisidir. On dört bölümden oluşur ve deneylere dayanır. Orta çağda dört yüz yıl Batı’ da ders kitabı olarak okutulmuştur. Latinceye on çevirisi yapılmıştır. Bu eser gerek içeriği gerekse hazırlanış tarzı bakımından asırlarca dünya tıp literatürüne hakim olmuştur.

İç organların çizimi

İbni Sina’nın, ilaçların güvenliğini ve etkinliğini test etmek için bilimsel ilkeleri kullanması, çağdaş farmakoloji ve klinik çalışmaların temelini oluşturmaktadır. Bulaşıcı hastalıkların bulaşmasını kontrol etmek için karantinayı savunduğu kitabında, mikrop teorisinin de erken bir ortaya koymuştur. Bu kitap, İslam tıbbını Hipokrat (MÖ 460 – 370) ve Galen’in (MS 129 – 200) çalışmaları ile sentezlemekte, ayrıca eski Pers, Mezopotamya ve Hint tıbbının unsurlarına da incelemektedir.

Veloso Salgado – Arabic Medicine, 1907.

İbni Sina ayrıca kardiyoloji, nabız bilimi ve kardiyovasküler hastalıkları günümüzde anlamamız için de önemli çalışmalar yapmıştır. Onun kardiyovasküler sistemdeki (kan ve dolaşım sistemi) kılcal akış ve arteryel ve ventriküler kasılmalara ilişkin ayrıntılı açıklamaları, kanın pulmoner dolaşımını tanımlayan ilk hekim olan İbn el Nafis’e (1213-1288) yardımcı olmuştur. Bu, William Harvey’in 17. yüzyıl İngiltere’sinde aynı sonuca varmasından yüzyıllar önce, 1242 yılında gerçekleşmiştir.

Kitabın, İtalyan hekim Gentilis de Fulgineo tarafından yapılan Latin çevirisi, 1477

İbn-i Sina’nın Felsefe Alanındaki Çalışmaları

Tıp’ta büyük bir çığır açmış olan İbn-i Sina, felsefe alanında da gerek Doğu gerekse Batı filozoflarını etkilemiştir. İslamiyetin Altın Çağı, Avrupa’nın dinsel bağnazlığa iyiden iyiye gö­müldüğü ve felsefe açısından nispeten pek az ilerleme kaydettiği Ortaçağ dönemine denk gelir. Avrupa’da felsefe durgunluk içindeyken İslam aleminde felsefe, büyük ölçüde İbn-i Sina’nın çalışmaları sayesinde serpilip gelişti.

Yapıtları 12. yüzyılda Latince’ye çevrilmiş ve bunun ardından da tüm dünyaya yayılmıştır. İbni Sina felsefeyi ikiye ayırmıştır: kuramsal felsefe ve eylemsel felsefe. Kuramsal felsefe; tabiat felsefesi, matematik felsefe ve metafiziği kapsar. Eylemle değil, bilmekle ilgilidir. Eylemsel felsefe ise siyaset ve ekonomi gibi, hem eyleme hem de bilgiye aittir.

İbn-i Sina’nın Metafiziği: Öz ve Varoluş

Tıbbın Kanunu kitabından bir sayfa

İbn-i Sina, (mahiyet olarak bilinen) özün (vücut olarak bilinen) varo­luştan bağımsız, sonsuz ve değişmez olduğunu savundu. Bu nedenle, vücut bulan herhangi bir şey, özün o varoluşa olanak sağlamasının bir sonucuydu. Onun öz ve varoluş konusundaki anlayışı, Platon’un biçimler ya da İdealar kuramına benzer. Bununla birlikte, İbn-i Sina koyu bir Müslümandı. Ona göre, Allah (ilk gerçeklik), bir özün önceleme­diği dünyadaki biricik varlıktır. Yani, kimsenin tanımlayamayacağı zorunlu varlıktır. Eğer biri çıkıp Allah’ı tanımla­ maya kalkışırsa, o tanımlama ediminin kendisi karşıtlık oluşturur. Örneğin, biri çıkıp “Allah güzeldir;’ diyecek olsa, bu aynı zamanda da “Allah çirkin değildir;’ demek olur ki, böyle bir durum söz konusu olamaz; çünkü her şey Allah’tan gelir.

İbn-i Sina, mantığın ve aklın Allah’ın varlı­ğını kanıtlamak için kullanılabileceğine inanıyordu. Bu nedenle de çalışmalarında sıklıkla Ku­ran’ı yorumlamak için mantığa başvurdu. İbn-i Sina yeni bilgiler edinmek, çıkarımlar yapmak, bir savın ge­çerli olup olmadığına karar vermek ve başkalarıyla bilgi paylaşmak için de mantığın kullanılması gerektiğini savunur. İbn-i Sina’nın kanısına göre, bir kişinin selamete ermek için bilgi kazanması ve aklını kusursuzlaştırması gerekir.

İbni Sina, 58 yaşında hayatını kaybetmiştir ve İran’ın Hamedan kentinde toprağa verilmiştir. Birbiriyle ilişkili ve sistem temelli bir sağlık anlayışını savunması da onun düşüncelerine evrensellik kazandırmış ve haklı olarak kendisine büyük hayranlık duymamızı sağlamıştır.



Kaynaklar ve ileri okumalar:

  • Here’s What to Know About Avicenna, Great Medical Mind of the Islamic Golden Age; yayınlanma tarihi: 7 Ağustos 2018; Bağlantı: https://time.com
  • Avicenna: the Persian polymath who shaped modern science, medicine and philosophy; yayınlanma tarihi: 29 Eylül 2020; Bağlantı: https://theconversation.com/

Dip Not

Matematiksel, tamamen gönüllü bir ekip tarafından 2015 yılından beri yürütülen, Türkiye’de matematiğe karşı duyulan önyargıyı azaltmayı hedefleyen, öğretmenler tarafından kurulmuş bir bilim platformudur. Bu sitenin tek kazancı sizlere göstermek zorunda kaldığımız reklamlardır. Yüksek okunurluk düzeyine sahip bir web sitesi barındırmak ne yazık ki oldukça masraflıdır. Bu konuda bizi anlayacağınızı umuyoruz. Ayrıca yazımızı paylaşarak da büyümemize destek olabilirsiniz. Matematik ile kalalım, bilim ile kalalım.

Sibel Çağlar

Merhabalar. Matematik öğretmeni olarak başladığım hayatıma 2016 yılında kurduğum matematiksel.org web sitesinde içerikler üreterek devam ediyorum. Matematiğin aydınlık yüzünü paylaşıyorum. Amacım matematiğin hayattan kopuk olmadığını kanıtlamaktı. Devamında ekip arkadaşlarımın da dahil olması ile kocaman bir aile olduk. Amacımıza da kısmen ulaştık. Yolumuz daha uzun ama kesinlikle çok keyifli.
Başa dön tuşu