Sanat ve Edebiyat

John Cage ve 4’33”: En Çok Ses Getiren En Sessiz Beste

Yaşanan olaylara farklı çerçeveler kullanarak bakmak, olası zorluklar ile başa çıkabilmek adına önemlidir. Bazı sanatçılar ve müzisyenler de, dünyayı farklı gözlerle görmemizi teşvik etmek için referans çerçevemizi değiştirme konusunda uzmanlaşmıştır. Örneğin M. C. Escher, çalışmalarında algılarımızla oynayarak bizi şaşırtır. Bu konuda verebileceğimiz bir başka örnek ise 4’33 “(“dört dakika, otuz üç saniye “olarak telaffuz edilir) adlı bir eserin yaratıcısı olan Amerikalı besteci ve filozof John Cage’dir.1947-1948 yıllarında şekillenen parça Cage’in “herhangi bir sesin müzik meydana getirebileceği” düşüncesine dayanmış ve bu düşünceye somut örnek oluşturmuştur. Eser, 33 saniye, 2 dakika 40 saniye ve 1 dakika 20 saniye olmak üzere üç ayrı bölümden oluşmaktadır.

4’33″‘ün ilk performansı 29 Ağustos 1952’de David Tudor tarafından, bir piyano resitali sırasında Woodstock, New York’ta gerçekleştirildi. Tudor sahneye çıkarak piyanonun başına oturdu ve kapağı kapatarak parçanın başladığını işaret etti. Bir süre sonra, birinci bölümün sonunu ifade etmek için kapağı açtı ve kapadı. Bu hareketini ikinci ve üçüncü bölümler için de tekrarladı. Parça boyunca Tudor tek bir nota bile çalmadı, kasıtlı bir ses çıkarmadı. Sadece bir kronometre tutarak nota kâğıtlarını çevirdi. Performansı aşağıda izleyebilirsiniz.

John Cage 4’33” İle Ne Mesaj Vermek İstemişti?


Amaç, izleyicinin icra edilen müzik yerine oditoryumdaki ortam seslerine odaklanmasını sağlamaktır. Bu esnada seyirci tarafından duyulan tek ses, o sırada gerçekleşen bir kişinin öksürmesi, sandalye gıcırtısı ve ağaçların hışırtısı gibi başka seslerdi. Seyircilerin çoğu ilk başta olan bitenden bir şey anlayamasa da yapıtın hayatta gerçek sessizliğin imkansızlığını anlatmaya çalıştığını sonradan kavrayabildiler. Seyirciler de istemsiz yarattıkları sesler ile bu alışılmadık kompozisyonun bir parçası olmuşlardı.

Cage’in amacı aslında tüm seslerin müzik olduğu gerçeğine zihni açmaktı. Dinlemeye yeni bir yaklaşım, hatta belki de yeni bir müzik anlayışı, sanat ve yaşam arasındaki geleneksel sınırların bulanıklaşmasını sağlamayı hedeflemişti. Bu performansın ilham kaynaklarından birinin Harvard Üniversitesi’nde bulunan Yankısız Oda (Anechoic chamber) olduğunu söylemişti. Yankısız oda, ses veya elektromanyetik dalgaların yansımalarını tamamen emmek için tasarlanmış özel bir odadır. Cage bu odayı ziyaret ettikten sonra, “Boş alan veya boş zaman diye bir şey yoktur. Her zaman duyacak ya da görülecek bir şey vardır. Elimizden geldiğince sessiz olmaya çalışsak da bunu asla yapamayız.” diyerek performansının amacını özetlemişti aslında. Bir diğer ilham kaynağı da Cage’in arkadaşı ve bazen de meslektaşı olan Robert Rauschenberg’un aşağıda gördüğünüz beyaz resimleri idi.

16 Ocak 2004’te BBC Senfoni Orkestrası bu eserin ilk orkestra performansını sergiledi. BBC radyo kanalları bu performansı yayınladı. Orkestra dört buçuk dakika boyunca hiç ses çıkarmadan sahnede oturdu. Salonda ve radyo başında bulunan izleyiciler de sessizliklerini dinledi. Gürültüye boğulduğumuz bu zamanlarda 4’33” fikrini hayatımıza bazen uygulamamız gerekebilir. Sessizliğin sesleri bize aradığımız dinginliği sağlayacaktır.

Göz Atmak İsterseniz

Matematiksel

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

İlgili Makaleler