Psikoloji

Dilimin Ucunda Fenomeni Nedir?

Bazen birinin adını hatırlamakta zorlanırız. Zihnimizde kişinin yüzünü görebilir ve bir başkası söylediğinde de hemen detayları anımsarız. Bu durum sadece adlarda değil bazen kelimelerde de meydana gelir. Kavramı hatırlarız ancak uygun kelimeyi bir türlü bulamayız. Bu sorun dilimin ucunda fenomeni (tip-of-the-tongue ) olarak bilinir.

Dilimin ucunda fenomeni, ilk ampirik çalışmanın yürütüldüğü 1966’dan bu yana kapsamlı olarak incelenmektedir. İnsanların dillerinin ucundaki bir sözcükle ilgili birçok şey hatırlayabildikleri ve ken­dilerine gösterildiğinde sözcüğü hemen tanıdıkları anlaşılmıştır.

Dilimin ucunda fenomeni, hemen hemen evrensel bir deneyim olarak, çok iyi bilinen bir kelimenin ya da bildik bir ismin hatırlanmasında zorluk şeklinde kendini gösteren bir bellek çağırma durumudur. Bu durum özellikle yaşla beraber rahatsız edici bir bilişsel sorun haline dönüşür.

Çalışmalar; 18 ila 22 yaş aralığındaki insanların “dilimin ucunda” anlarını haftada bir veya iki defa yaşadıklarını, buna karşın daha yaşlıların (65-75 yaş arası) haftada iki veya daha fazla yaşadıklarını ortaya koyuyor.

Yaşlanma, uyku eksikliği, anksiyete, alkol ve uyuşturucu bağımlılığı gibi etkenler, fiziksel ve bilişsel sağlığı olumsuz etkilediğinden, “dilimin ucunda” anlarının yaşanma sıklığı da bu durumlarda daha sık görülür.

Hatırlamak otomatik bir süreçtir; bir uyarana yanıt olarak bilginin bellekten geri çağrılması belleğin otomatik olan özel bölümüdür. Kimi zaman zahmetli olan şeyse, bilginin geri çağrılmasına neden olan iç düşünceleri ortaya çıkar­maktır. Örtülü anıların geri çağrılması otomatiktir, ancak bellek sık sık takılır; hatalar yapar ve aradığımız bilgiyi geri çağırabilmek için uğraşır dururuz.

Beyin, etkinliğine bağlı olarak bilgiyi önem sırasına göre koyan bir oda gibidir. Bu odada da “kullan ya da kaybet” prensibi uygulanır. Örneğin telefon numaraları; onları artık hafızanızda tutmanız gerekmez çünkü artık telefonlarınızda kayıtlıdır ve silinebilir.

Dilimin ucunda hali yaşanırken, insanlar bloklanmış kelimenin neredeyse anımsanacağını hissederler. Erişilmezlik ve her an erişilebilecekmiş duygusu dilinin ucunda fenomenini tanımlayan iki temel özelliktir.

İnsanlar kendilerindeki çok engelleyici olabilen bu “blokları kaldırmak” için her tür tekniğe başvururlar. Kimileri alfabeyi baştan sona geçer ya da ilgili bir şeyi gözünün önüne getirmeye çalışır. Kimileri başka birilerine sorar ya da etrafı araştırır. Kimi zaman da sözcük kendiliğinden ve durup dururken “ortaya çıkıverir”.

Bir kuramda, dilimin ucunda fenomeninin nedeninin, sözcü­ğün sesinde aranması gerektiği öne sürülmüştür. Semantik bilginin -sözcüğün anlamının- önemine odaklanmaktansa, sözcüğün sesinin daha önemli olması mümkündür.

Başka kuramcılar, dilinin ucunda fenomeninin sözcüğün anlamı ve sesi arasındaki zayıf bağlantılar nedeniyle ortaya çıktığını düşünürler. Bağlantılar kullanıldıkça güçlenir. Yeni kullanılmışlarsa daha güçlüdürler. Yaşlanma da bağlantıları zayıflatıyor olabilir. Bu durum, neden akla birdenbire yanlış bir sözcüğün geliverdiğini de açıklayabilir.

Dilimin Ucunda Sendromu Engellenebilir mi?

Kesin olarak bir çözüm olmasa bile yapılan araştırmalar, kişi bir kelimeyi hatırlamakta zorluk çektiğinde, doğrudan cevabı söylemek yerine hatırlamaya yardımcı olacak ipuçları vermenin, devamında o bilginin unutulmasını engellediğini ortaya koyuyor. 

Yani katılımcıya fonolojik bir ipucu verildiğinde, örneğin; kelimenin ilk birkaç harfini söylemek gibi, bir sonraki sefere kelimeyi hatırlamak daha mümkün hale geliyor.

Jane Austen’in dediği gibi; Bellek kimi zaman öylesine kuvvetli, öylesine elverişli, öylesine uysal kimi zaman da öylesine şaşkın ve öylesine zayıf ve yine kimi zaman bir o kadar gaddar ve kontrol ötesidir…

Kaynaklar:

Adrian Furnham – Gerçekten Bilmeniz Gereken 50 Psikoloji Fikri

www.bilimfili.com/dilimin-ucunda-anlarini-neden-yasariz-ve-nasil-engelleriz/

Matematiksel

Sibel Çağlar

7 yıl Kadıköy Anadolu Lisesinin devamında lisans eğitimimi Marmara Üniversitesi İng. Matematik öğretmenliği üzerine tamamladım. Devamında 20 yıl çeşitli özel eğitim kurumlarında matematik öğretmenliği ve eğitim koordinatörlüğü yaptım. 2015 yılında matematiksel.org web sitesini kurdum. Amacım bilime ilgiyi arttırmak, bilimin özellikle matematiğin zihin açıcı yönünü açığa koymaktı. Yolumuz daha uzun ve zorlu ancak en azından deniyoruz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu