Mors Alfabesi İle Beethoven’ın Beşinci Senfonisi Neden İlgilidir?

Beethoven’ın Beşinci Senfonisi, müzik tarihinin en ünlü açılışlarından biriyle başlar – üç kısa nota ve ardından uzun bir nota. Peki BBC neden İkinci Dünya Savaşı sırasında haberlerin her radyo yayınını Beethoven’ın bu ünlü eseriyle başlatmıştır? Cevap, şifreli bir mesaj içermesidir. Beethoven’ın Beşinci Senfonisi ve Mors alfabesi arasında bir bağlantı vardır.

Beethoven’ın Beşinci Senfonisinin giriş kısmı

Ludwig van Beethoven (1770-1827) 5 numaralı Senfonisini 1804-1808 yılları arasında 30’lu yaşlardayken dört yıllık bir çalışma sonucunda besteledi. Devamında da bu senfoni, özellikle açılış kısmı klasik müziğin en bilinen eserlerinden biri oldu. Beethoven eserini bestelerken elbette Mors alfabesinden etkilenmemişti.

Aynı şekilde Samuel Morse’da V harfini sembolize etmek için nokta, nokta, nokta, çizgi desenini icat ederken Beethoven’ı pek düşünmemişti. Ancak tarih bu ikiliyi çok sonraları bir araya getirecekti. Bu, II. Dünya Savaşı sırasında, Zafer işareti (İngilizce Victory kelimesinin baş harfi olan V harfi) aracılığı ile olacaktı.

Mors Alfabesi Nedir?

Üç Amerikalı, Samuel F. B. Morse, Joseph Henry ve Alfred Vail, 1830’larda farklı bir haberleşme sistemi üzerinde çalışmaya başlamıştı. Bu yeni haberleşme biçimi ile bir dizi elektromanyetik darbede teller aracılığıyla sinyaller gönderebiliyordu.

Bu iletişim biçimini ilk deneyenlerden biri aslında Carl Friedrich Gauss’du. Kendisinin ilgi alanı matematiğin yanı sıra, elektromanyetizma idi. 1831’de Carl Friedrich Gauss ile fizikçi Wilhelm Weber bir ekip kurdu. İkili, o günlerde büyük bir karmaşa yaratan elektromanyetizma teorisini yeniden ele aldı.

Carl Friedrich Gauss ile fizikçi Wilhelm Weber Göttingen’de bulunan bir heykelde bir arada gözüküyor.

Çalışmaları esnasında Weber’in Göttingen’deki laboratuvarından Gauss’un yaşadığı gözlemevine giden bir kilometre uzunluğunda bir tel hazırlamışlar ve bunu birbirlerine mesajlar göndermek için kullanmışlardı.

Ancak bunu yapmak için bir kod geliştirmeleri gerekiyordu. Sonrasında telin her iki ucuna, bir mıknatısa iliştirilmiş iğne yerleştirdiler. Akımın yönünü değiştirerek mıknatısın sola veya sağa dönmesi sağladılar. Devamında Gauss ve Weber, bu dönüşleri harflere çeviren bir kod geliştirdiler. İkili aslında, dünyanın ilk elektromanyetik telgrafını icat etmişlerdi.

İlerleyen yıllardan bir uçtan diğer uca mesaj iletimi için başka kodlama biçimleri de ortaya çıktı. Ancak hiç biri Samuel Morse tarafından 1838’de geliştirilen ve adıyla bilinen Mors alfabesi kadar başarılı olamadı. Onun fikri de aslında Gauss ve Weber’in fikrine benziyordu. Ancak bu sefer işin içine karışan çizgiler ve noktalar vardı. Samuel Morse bu alfabe ile ilk telgrafını 1844 yılında gönderdi.

Mors Alfabesi Nasıl Çalışır?

Mors alfabesi farklı kelimelere karşılık gelen farklı sayıları temsil eden çeşitli darbelerden oluşur. Bu kelimeler, tüm telgraf operatörlerinin sahip olduğu bir kod kitabında yer alır. Mors alfabesiyle, belli bir süre içinde herhangi bir şifreleme sistemine kıyasla dörtte bir kadar fazla mesaj göndermek mümkündür.

Bir Mors alfabesinde, kodlar bir dizi kısa “nokta” ve uzun “çizgi” biçimindedir. Bir kısa çizginin süresi 3 nok­tanın süresine eşittir. Bu aynı zamanda operatörün her harf veya sembol ara­sında vermesi gereken boşluğun da süresidir. Keli­meler arasında ise 5 veya 6 noktalık boşluk bırakılır.

Mors alfabesi tablosu 26 harf ve 10 rakam Wikipedia

Bu alfabeyi geliştirirken Mor­se’un temel önceliği, en kı­sa nokta ve kısa çizgi kombi­nasyonlarının en sık kullanılan İngilizce harflerini tem­sil etmesiydi. Morse sık kullanılan harfleri bir Phila­delphia gazetesindeki harf baskı kutusunu inceleyerek keşfetmişti. Kutuda 12000 e harfi, 9000 t harfi, her biri 8000 adet olmak üzere a, o, n, i, s harfi. yer alıyordu. Dolayısıyla e’nin şifresi yalnızca bir nokta oldu. İkinci sırada gelen t harfi ise bir kısa çizgi ile alfabede yer aldı. Mors alfabesinin kullanışlılığının gerisinde yatan da budur. Günümüz­ de Uluslararası Mors Alfa­besi, özellikle telsiz opera­törlerini ilgilendirir.

Tüm Bunların Beethoven İle İlişkisi Nedir?

Mors alfabesi 2. Dünya Savaşı boyunca gemiler, deniz üsleri ve uçaklar tarafından yaygın olarak kullanıldı. O zamanlarda Hitler Beethoven’ı Alman ruhunu temsil eden bestecilerden biri olarak görüyordu. Bu dönemde İngiliz Yayın Şirketi (BBC) 34 dilde haber bültenleri yayınlıyordu. Bilgiler, günde birkaç kez hızlı ve doğru çeviriler gerektiriyordu. En başarılı kampanyalardan biri olan ‘Zafer İşareti’ kampanyasını bu dönemlerde başladı.

Belçika nüfusu Fransızca ve Flemenkçe konuşanlar olmak üzere iki dil grubuna dahildir. Felemenkçe ve Fransızca konuşanları birleştirmek amacıyla, “V” harfini bir direniş sembolü olarak kullanma fikri, Belçikalı bir yapımcı olan Victor de Laveleye’den geldi. Bu harfin seçilmesinin elbette özel bir neden vardı. Bu harf, Fransızca Victoire (zafer) kelimesinin ve Flemenkçe Vrijheid (özgürlük) kelimesinin ilk harfi idi. Sonrasında BBC yürüttüğü kampanya ile işgal altındaki ülkelerde, müttefik kuvvetlere destek olmak için dinleyicilerden her yere V harfi yazmasını istedi.

Şimdi, Mors kodu ile Beethoven’ın Beşinci senfonisinin ilgilisine gelelim. Parçanın açılış kısmını Mors kodu olarak yorumlarsak, o zaman nokta-nokta-nokta-çizgi BBC’nin zaferi sembolize etmek için kullandığı V harfi biçiminde yorumlanır. Beethoven’in böyle bir amacı olmamasına rağmen akıllı gözlemciler birbirinden bağımsız iki unsuru birleştirerek başarılı bir propaganda kampanyasına imza atmışlardır.



Kaynaklar ve ileri okumalar:

  • Beethoven’s Fifth Symphony and Morse Code; yayınlanma tarihi: 19 Mayıs 2016; Bağlantı: https://www.cmuse.org/
  • The Number Mysteries: A Mathematical Odyssey through Everyday Life (MacSci) – du Sautoy, Marcus
  • Was the Morse Code symbol for “V” chosen as an intentional homage to Beethoven’s 5th Symphony?; https://www.quora.com/

Dip not:

Matematiksel, tamamen gönüllü bir ekip tarafından 2015 yılından beri yürütülen, Türkiye’de matematiğe karşı duyulan önyargıyı azaltmayı hedefleyen, öğretmenler tarafından kurulmuş bir bilim platformudur. Bu sitenin tek kazancı sizlere göstermek zorunda kaldığımız reklamlardır. Yüksek okunurluk düzeyine sahip bir web sitesi barındırmak ne yazık ki oldukça masraflıdır. Bu konuda bizi anlayacağınızı umuyoruz. Ayrıca yazımızı paylaşarak da büyümemize destek olabilirsiniz. Matematik ile kalalım, bilim ile kalalım.

Sibel Çağlar

Merhabalar. Matematik öğretmeni olarak başladığım hayatıma 2016 yılında kurduğum matematiksel.org web sitesinde içerikler üreterek devam ediyorum. Matematiğin aydınlık yüzünü paylaşıyorum. Amacım matematiğin hayattan kopuk olmadığını kanıtlamaktı. Devamında ekip arkadaşlarımın da dahil olması ile kocaman bir aile olduk. Amacımıza da kısmen ulaştık. Yolumuz daha uzun ama kesinlikle çok keyifli.

Bu Yazılarımıza da Bakmanızı Öneririz