Sinirbilim

İnsanlar Gözleri Kapalıyken Neden Düz Yürüyemez?

Gözlerinizi kapatıp, düz yürümeniz gerekirse göreceksiniz ki bu hiç kolay değil. Peki ama düz yürümek neden bu kadar zor? Filmlerde görmeye aşina olduğumuz bir sahnedir. Çölde veya ormanlık bir arazide kaybolan bir grup insan, yolu bulabilmek için uzun bir süre çabaladıktan sonra dönüp bakarlar ki aslında ilk başladıkları noktaya geri dönmüşler. Bu olayın sadece filmlerde olduğunu zannediyorsanız yanılıyorsunuz. Gözü kapalı insanlar da aynı eğilimi gösterirler; dış referans noktaları bulunmadığından, düz çizgiler halinde yürüdüklerine inanmalarına rağmen, çapları 20 metre kadar olan çemberlerin etrafında dönerler.

Neden Düz Yürüyemiyoruz?

Ya da soruyu şöyle soralım, insanlar gözleri kapatıldığında, ya da referans noktası alabilecekleri ( ay, güneş vb ) bir yer olmadığında neden düz yürüdüklerini zannettikleri halde aslında çemberler çizip duruyorlar? Bu soru elbette yeni bir soru değil. Kökeni 1920’lere kadar iniyor ve konu ile ilgili yapılmış pek çok deneme buluyor. 1928’de Asa A. Schaeffer, “İnsandaki Spiral Hareket” adlı bir rapor yayınladı. Schaeffer hem erkekleri hem de kadınları bir dizi deneyde gözlerini bağlayarak onlardan yürüme, yüzme, kürek çekme veya araba kullanma gibi bir dizi aktivite esnasında düz bir çizgide hareket etmelerini istedi. (Araba sürmeleri esnasında gözleri bağlı sürücülerin yanında güvenlik için kopilotları vardı).

Schaeffer, çoğu (yüzme ve kürek çekme haricinde) açık Kansas tarlalarında gerçekleştirilen bu deneylerde, hiç kimsenin mükemmel bir biçimde düz bir çizgide gidemediğini buldu. Bundan da öte kişiler, genellikle öyle aşırı kıvrımlı yollarda hareket ettiler ki bir dizi döngü gerçekleştirdiler – yani, spiraller oluşturdular. Deneyi aşağıdaki video da izleyebilirsiniz.

2009 yılında, Almanya, Tübingen’deki Max Planck Biyolojik Sibernetik Enstitüsü’nden Jan Souman, Kanada ve Fransa’daki meslektaşları ile birlikte, GPS kullanarak insanları izlemek için (bazen göz bağı takılıyken, diğer zamanlarda olmadan) deneyi genişletti. Deneklerin birkaç saat serbestçe yürümelerine izin verildi. Kişiler güneş göründüğü sürece neredeyse mükemmel bir biçimde düz çizgide yürüyebildiler. Ancak bulutlu koşullarda, tekrar tekrar daireler çizdiler, yani sonuçlar ilk deney ile tutarlı idi.

Düz Yürümek Neden Bu Kadar Zor?

Uzun zaman boyunca bilim insanları bu sorunun cevabını araştırdı. Akla ilk gelen neden, bu insanların saptıkları yönün bir ellerinin, gözlerinin ya da bacaklarının daha baskın veya sık kullanılması ile bir ilişkisinin olabileceği yönünde idi. Ancak zaman içinde yapılan çalışmalar bu faktörler ile düz yürümek arasında bir ilişki bulamadı. Araştırmacılar düz yürüyememe sebebimizin değişen düzlük algımıza bağlamış durumdalar. Bu ne demek derseniz?

Attığımız her küçük adımda, yukarıda da belirttiğimiz gibi karşımıza belli bir noktayı referans almadıysak, düzlük algımızda çok küçük bir sapma oluşur ve bu sapmalar, zaman içinde geçtikçe hareketimizin bir eğri oluşturmasına neden olur. Bunun nedeni ise görsel ipucu azlığında arızalanan iç kulaktır. Günlük hayatta bize oldukça basit gelen düz bir hat üstünde yürümek, vücudumuzun denge ve mekansal algı sistemlerini yöneten vestibüler sistem ve vücut uzuvlarımızın pozisyonunu kavramımıza yarayan proprioseptif sistemin koordine bir şekilde çalışması sonucu gerçekleşiyor.

Bu iki yönetim merkezi arasındaki iletişimsizlik de ufak sapmalara sebep oluyor. Herhangi bir görsel ipucu alamayan beynimiz içkulak tarafından yanıltılarak kendini düz bir çizgide yürüyor varsayar. Bazı insanların normal şartlarda bile düz çizgide yürümeye imkan vermeyecek oranda şiddetli vestibüler (denge) rahatsızlıklarına sahip olduklarını hatırlatalım. Durumun görme engelli bireyler boyutunda nasıl işlediğine dair süreç hala gizemini koruyor.

Kaynak:Why Do Humans Walk in Circles?; https://www.livescience.com/

Matematiksel

Sibel Çağlar

Merhabalar. Matematik öğretmeni olarak başladığım hayatıma 2016 yılında kurduğum matematiksel.org web sitesinde içerikler üreterek devam ediyorum. Matematiğin aydınlık yüzünü paylaşıyorum. Amacım matematiğin hayattan kopuk olmadığını kanıtlamaktı. Devamında ekip arkadaşlarımın da dahil olması ile kocaman bir aile olduk. Amacımıza da kısmen ulaştık. Yolumuz daha uzun ama kesinlikle çok keyifli.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu