ZİHİN AÇAN YAZILAR

Phineas Gage: Sinirbilimin En Ünlü Hastası

Tarih boyunca din adamları, filozoflar, şairler ve yazarlar kişilik hakkında çok şeyler yazıp söylemişler; ama onların tanımlarına bakıldığında kişilik ve beyin arasındaki ilişkiye dair pek bir delile rastlamıyoruz.

Oysa modern bilimin elde ettiği inanılmaz ilerlemeler kişiliğin beyindeki belli yapılar tarafından belirlendiğini ve çevrenin ancak bu yapılar üzerindeki etkileri aracılığıyla kişiliği etkileyebildiğini gösteriyor.

Phineas Gage’in Hikayesi

1848 yılında, 25 yaşındaki Pheneas Gage, Vermant’in Green Dağları’na demiryolu döşeyen bir şirketin şantiyesinde çalışıyordu. Gage’in işi dağın kayalık kısımlarına gelindiğinde dinamitle bu kayaları parçalayarak demiryolu inşaatının önünü açmaktı.

Özel olarak yaptırdığı, yaklaşık bir metre boyunda, üç santimetre çapında, kalem gibi bir ucu sivri diğer ucu ise düz olan demir çubuğun sivri ucuyla, önce barutun ortasına fitil yerleştiriyor daha sonra deliğin geri kalan boş kısmını kumla doldurup bu sefer demir çubuğun düz ucuyla kuma küçük darbelerle vurarak deliğin içeriğini bastırıyordu.

Böylece barut patladığında basınç deliğin ağzına doğru değil kayaya doğru yönleniyor ve patlamayla ortaya çıkan basınç kayayı paramparça ediyordu.

Gage bu işlemi yüzlerce defa tekrarlamıştı ve işinin ehliydi. Fakat bir gün, bir şeyler yanlış gitti, barut erken ateşlendi ve patlama etkisiyle demir çubuk, Gage’in sol elmacık kemiğinin altından girip sol gözünden geçtikten sonra kafatasını delerek havaya fırladı.

Hikaye ilginçleşmeye burada başlıyor. Normal koşullarda böyle bir kazanın devamında ölmüş olması gerekirken, Gage önemli bir şey olmamış gibi konuşmaya başladı.

İşçiler onu doktora götürmek istediler. Gage, çıkış saatini deftere kaydettikten sonra bunu kabul etti. Ancak kasabanın doktoru o gün evde değildi.

Gage evine gitti, etrafında toplanan kalabalığa olanları anlattı. Devamında yan kasabanın doktoru geldi, Gage’in yarasını temizledi, kafatasındaki kırık kemikleri normal konumlarına getirerek bantladı.

Gage’in kanaması yirmi dört saat sonra durmuştu. Fakat iki gün sonra Gage’in durumu kötüleşmeye başladı. Gage’in yarası enfeksiyon kapmıştı.

Yaşının genç olması sayesinde Gage yaklaşık 3 ay içinde iyileşti ve işine döndü. Ancak bir gariplik vardı. Artık o eski insan değildi sanki.

Phineas Gage’in kafatasi ve maketi

İyiliksever, çalışkan adeta bir örnek insan Phineas Gage gitmiş, yerine kavgacı, saygısız, tembel, küfürbaz bir adam gelmişti. Yani kişiliği tamamen değişmişti.

Devamında insan ilişkileri bozuldu, girdiği işlerde tutunamadı ve 1860 yılında geçirdiği güçlü bir epilepsi nöbetinden sonra yaşama veda etti.

Phineas Gage vakasının tıp tarihinin en önemli vakaları arasına girmesinin önemli bir nedeni var. Çünkü onun hikâyesi beynimizde kişisel sorumluluklarımızla, diğer insanlarla olan ilişkilerimizle, toplumda nasıl davranmamız gerektiğiyle veya geleceğe ait planlar yapmamızla ilgili bölgelerin bulunduğunu gösteriyordu.

Phineas Gage Vakasının Ardından

Phineas Gage’in başına gelenlerin tam olarak anlaşılabilmesi için 150 yıl geçmesi gerekiyordu. Bilim insanı Hannah Damásio , Gage’in beyninin hangi kısımlarının kazadan etkilendiğini araştırmak istedi. Amacı, Gage’in kişiliğindeki değişiklikten beynin hangi kısmının sorumlu olduğunu anlamaktı.

Damásio, Brainvox adı verilen bir teknik kullanarak insan beyninin yüksek çözünürlüklü manyetik rezonans taramalarla elde edilen fotoğraflarını bilgisayarda bir araya getirip beynin üç boyutlu görüntüsünü elde ediyordu.

Kendisi, bu tekniği kullanarak demir çubuğun Gage’in beyninin hangi bölgesini parçaladığını bulabileceğini düşünüyordu. Gage’in beyni korunmamıştı ama kafatası Harvard Üniversitesi’ne bağlı Warren Tıp Müzesi’ndeydi.

Damásio ve arkadaşları önce Gage’in kafatasının üç boyutlu görüntüsünü çıkardılar. Daha sonra Gage’in demir çubuğunun da görüntüsünü oluşturdular ve bu görüntüyü daha önce elde ettikleri kafatası görüntüsüne yerleştirdiler.

Demir çubuk Gage’in frontal lobunda yer alan ve beyninin karar vermeden sorumlu bölgesi kazada parçalanmıştı. Prefrontal korteks dediğimiz bu bölgede oluşan hasar onun gelecek için planlar yapma, toplum içinde uygun bir şekilde davranma yeteneğinin zayıflamasının nedeniydi.

Damásio devamında başka vakalar üzerinde yaptığı çalışmalar da onun bu bulgusunu destekler niteliğindeydi. Daha sonra eşi Antonio Damasio bu konunun üzerine çeşitli kitaplar da kaleme aldı.

Phineas Gage hikayesi bizi biz yapan özelliklerimizin yani kişiliğimizin aslında beynimizde belli sistem ve yapılar tarafından idare edildiğini kanıtlıyor. Beynimizde kişiliğimizi belirleyen yapı ve sistemlerin herhangi bir nedenle değişmesi kişiliğimizin de değişmesine neden olabiliyor.

Aslında bu yapıların temelinde de beynimizi meydana getiren sinir hücreleri, onların birbirleriyle olan ilişkileri ve her bir sinir hücresinde hangi genlerin ne oranda çalıştıkları yatıyor.

Modern sinirbilim insanlık için olağanüstü bir gelecek vaat ediyor. Beyni ince ayrıntılarına kadar inceleyebildiğimiz günler geldiğinde, belki de ilişki kurduğumuz kişileri sosyal, ekonomik ve kültür durumu yanında beyin taramalarının sonuçlarını da bakarak seçeceğiz, kim bilir…

İleri okumalar: Phineas Gage: Neuroscience’s Most Famous Patient, https://www.smithsonianmag.com/history/phineas-gage-neurosciences-most-famous-patient-11390067/

Matematiksel

Paylaşmak Güzeldir

Sibel Çağlar

Kadıköy Anadolu Lisesi, Marmara Üniversitesi, ardından uzun süre özel sektörde matematik öğretmenliği, eğitim koordinatörlüğü diye uzar gider özgeçmişim… Önemli olan katedilen değil, biriktirdiklerimiz ve aktarabildiklerimizdir bizden sonra gelenlere... Eğitim sisteminin içinde bulunduğu çıkmazı yıllarca iliklerimde hissettikten sonra, peki ama ne yapabilirim düşüncesiyle bu web sitesini kurmaya karar verdim. Amacım bilime ilgiyi arttırmak, bilimin özellikle matematiğin zihin açıcı yönünü açığa koymaktı. Yolumuz daha uzun ve zorlu ancak en azından deniyoruz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı