Psikoloji

Frenoloji Nedir? Yoksa Karakterimiz Kafatası Şeklimizde mi Gizli?

Artık kimse kafatasımızın şeklinin kişiliğimize açılan bir pencere olduğuna gerçekten inanmıyor. “Frenoloji” olarak bilinen bu fikir, 1796 yılında Alman hekim Franz Joseph Gall tarafından geliştirildi ve 19. yüzyılda oldukça popülerdi.

Frenoloji.
Günümüzde frenoloji, daha çok kafatası üzerinde zihinsel yetilerin haritalandığı o kitsch büstlerle hatırlanmaktadır.. Bu büstlerin birçoğunda, 19. yüzyılda ABD’de geniş bir frenoloji endüstrisi kuran Fowler kardeşlere gönderme yapan “Fowler” markası vardır.

Frenoloji, beynin etkinliğinin, beynin dışa doğru ittiği noktalarda oluşan kafatası çıkıntıları incelenerek anlaşılabileceği inancına dayanıyordu. Frenologlar, bu çıkıntıların büyüklüğüne bakarak bir kişinin karakterini okuyabileceklerini ileri sürüyordu.

Alman fizyolog Franz Joseph Gall bu kuramı 1800’ler civarında ortaya attığında, konu başlangıçta ciddi bir bilimsel tartışma alanıydı. Ancak kısa sürede akademik çevreler tarafından sahte bilim olarak nitelendirildi.

Bu durum frenolojinin sonu olmadı. Aksine, özellikle hekim Johann Gaspar Spurzheim sayesinde 19. yüzyılda daha da yaygınlaştı. Spurzheim, Britanya ve Fransa’da kitaplar yazdı, halka açık konferanslar verdi. Yaklaşımı, kafatası ve beyin incelemesinden çok yaşayan insanları “okumaya” odaklanıyordu.

Frenoloji, başta İngilizce konuşulan ülkeler olmak üzere dünyanın farklı bölgelerinde, örneğin Çin’de, bir yüzyıldan uzun süre popüler bir uğraş olarak varlığını sürdürdü.

Frenoloji nedir
Günümüzde beynin belirli bölgelerinin belirli işlevler veya mizaçla bağlantılı olduğunu biliyoruz. Aslında Franz Gall araştırmasını bu noktada bitirmiş olsaydı, hiçbir zarar vermezdi. Onun hatası, önermesini genişletmesi idi.

Frenoloji Çılgınlığı Bir Zamanlar Dünyayı Etkisi Altına Almıştı

Frenolojinin cazibesinin bir kısmı, insanlara kendilerini ve başkalarını anlamak için bir dil sunmasından kaynaklanıyordu. Şehir yaşamında herkes birbirini tanımıyordu. Hatta komşular bile çoğu zaman yabancıydı.

Bu durum bir yandan özgürlük sağladı, diğer yandan bireylerde hem kendilerinin hem de başkalarının konumu konusunda bir belirsizlik yarattı. Frenoloji, başkalarını sınıflandırmanın yeni bir yolu olarak ortaya çıktı. Ancak yalnızca başkalarını incelemek için kullanılmıyordu. Aynı zamanda kişinin kendini tanımasının bir aracıydı.

Frenoloji
Başınızı bir frenolog tarafından muayene ettirmek Viktorya döneminde popüler bir etkinlikti. Gall’in fikirlerine karşı bilimsel kanıtlar artmaya başladıktan sonra bile oldukça popüler kaldı. Franz Joseph Gall’in kel bir kadının kafasını ölçtüğü karikatür.

Bu alana ilgi duyanlar bir konferansa katılabilir ya da frenoloji üzerine kitaplar okuyabilirdi. Eğer New York City’te yaşıyorlarsa, kafatasları, büstler ve portrelerin sergilendiği “Frenoloji Kabinesi”ni ziyaret edebiliyorlardı. Kendileri hakkında daha fazla şey öğrenmek isteyenler ise bir frenoloğa muayene oluyordu.

Bir değerlendirmeden sonra danışanlara bazen yazılı bir rapor verilirdi. Ancak daha yaygın olan, özelliklerini özetleyen daha ucuz, standart bir çizelge sunulmasıydı. Bu çizelgede, frenolojiye özgü nitelikler için puanlar yer alırdı. Bağlılık ya da dostluk, ruhsallık, yardımseverlik ve zaman algısı gibi özellikler değerlendirilirdi.

Bu puanlar, frenoloğun yaklaşımına dayanıyordu. Genellikle kafatasındaki çıkıntıların büyüklüğünü, hem kişinin kendi diğer çıkıntılarıyla hem de başkalarınınkiyle karşılaştırarak ölçtüklerini söylerler ve yöntemin bilimsel olduğunu iddia ederlerdi.

Günümüzde Frenoloji Bir Sahte Bilim Olarak Kabul Edilmektedir

Frenolojinin en önemli karşıtlarından biri, Gall’ın çağdaşı olan Fransız bilim insanı Jean Pierre Flourens idi. Flourens, hayvanlar üzerinde deneyler yürüttü. Bu deneylerde, Gall’ın zihinsel yetileri belirli beyin bölgelerine yerleştiren haritasını destekleyen hiçbir kanıt bulamadı.

Frenolojiye ilgi, popüler psikoloji türü olarak bir süre daha sürdü. Ancak 1840’lara gelindiğinde, ciddi bir bilim dalı olarak saygınlığını yitirmeye başladı. Giderek karikatüristlerin ve hiciv yazarlarının alay konusu hâline geldi.

Kraniyometri, yani kafatası ölçümlerinin incelenmesi, 19. yüzyılda ve 20. yüzyılın başlarında Britanya, Avrupa ve Amerika Birleşik Devletleri’ndeki tıp okullarında yaygın biçimde öğretiliyordu.

Ancak, frenolojiden farklı olarak, kraniyometri 19. yüzyılda geniş ölçüde bilimsel destek görüyordu. Bunun nedeni, veri toplama ve istatistiğe dayanmasıydı.

Kraniyometriyle uğraşan araştırmacılar kafataslarını ölçüyor ve farklı nüfus grupları için ortalama değerler hesaplıyordu. Elde edilen bu veriler, insanları kafanın büyüklüğü ve şekline göre sözde ırklara ayırmak için kullanılıyordu.

Sonuç olarak;

Frenolojinin kötü şöhreti bazı açılardan talihsizdir. Çünkü bu durum, beyin anatomisine önemli katkılar yapan Franz Joseph Gall’ın çalışmalarını gölgede bırakır. Gall usta bir diseksiyoncuydu. Ondan önce, Thomas Willis ve Leonardo da Vinci gibi az sayıdaki istisnaya rağmen, korteksin işlevsel önemi büyük ölçüde küçümsenmişti. Antik Yunan’dan beri korteks, bağırsak benzeri kıvrımlardan oluşan tekdüze bir kütle olarak görülüyor ve farklı işlevlere sahip bölgelere ayrılmadığı düşünülüyordu.

18. yüzyılda Emanuel Swedenborg, korteksin işleyişine dair kapsamlı metinler yazdı. Ancak akademik bir kuruma bağlı olmadığı için bu çalışmalar dikkate alınmadı. Gall’ın korteksin farklı işlevsel bölümlerden oluştuğu yönündeki genel görüşü ise doğruydu. Bu yaklaşım, korteksin hangi bölümünün ne yaptığını araştırmaya yönelik bilimsel ilgiyi başlattı.

Yakın zamanda araştırmacılar, frenolojiyi yeniden test etti. MRI için geliştirilen yazılımları tersine kullanarak beyni dışarıda bırakıp yalnızca kafatası yapısını analiz ettiler. Yaklaşık 6.000 kişilik bir veri seti üzerinde çalıştılar. Kafatası çıkıntılarını haritaladılar ve bunları, frenolojideki özelliklere karşılık gelecek 23 kişilik ölçütüyle karşılaştırdılar.

Bazı özellikler arasında ilginç ilişkiler görüldü. Ancak kafatası ile kişilik özellikleri arasında hiçbir anlamlı bağ bulunmadı. Ayrıca beynin yüzeyi ile kafatası şekli arasında da bir uyum olmadığı gösterildi. Kısacası, kafatası yapısından kişilik çıkarsamak mümkün değildir.


Kaynaklar ve ileri okumalar:

  • Parker Jones O, Alfaro-Almagro F, Jbabdi S. An empirical, 21st century evaluation of phrenology. Cortex. 2018;106:26-35. doi:10.1016/j.cortex.2018.04.011
  • Inside Phrenology, The Bizarre Turn-Of-The-Century ‘Study’ Of Head Shapes. Yayınlanma tarihi: 26 Mayıs 2023; Bağlantı: https://allthatsinteresting.com/phrenology-charts#7
  • Levinson S. Return of the living dead: Re-reading Pierre Flourens’ contributions to neurophysiology and literature. Prog Brain Res. 2013;205:149-72. doi:10.1016/B978-0-444-63273-9.00009-5

Matematiksel

Bunlar da ilgini çekebilir

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir