Mühendislik

Nikola Tesla’nın Ölüm Işını İle İlgili Gizem Çözüldü mü?

Nikola Tesla, elektrik mühendisliği ve kablosuz güç aktarımı alanlarına yaptığı çığır açıcı katkılarla geniş çevrelerce tanınır. Bu etkileyici fikir ve icatların arasında, ölümünden sonraki onlarca yıl boyunca insanların hayal gücünü sürekli meşgul eden bir tasarım da yer alır. Bu “Ölüm Işını” olarak anılan bir silahtır.

tesla ölüm ışını

Kilometrelerce uzaktaki uçakları yalnızca elektrik gücüyle durdurabildiği iddia edilen bir enerji ışını hayal edin. Bir ülkeyi işgalden koruyan görünmez bir enerji duvarı düşünün. Öyle bir savunma hattı ki, teorik olarak düşman askerlerini daha sınırı geçmeden etkisiz hâle getirebiliyor.

Bu tür bir “ölüm ışını” düşüncesi, onlarca yıl boyunca silah geliştiricilerinin hayal gücünü besledi. Ancak Nikola Tesla, bu fikri yalnızca bir hayal olarak görmüyordu. Böyle bir sistemi gerçekten tasarladığını iddia etmişti.

Tesla’nın Ölüm Işını Nasıl Çalışıyordu?

Tesla, buluşuna Teleforce adını vermişti. Bugün birçok kişi onu “Tesla’nın ölüm ışını” olarak bilse de Tesla bu ifadeyi doğru bulmuyordu. Çünkü ona göre sistem, havada dağılıp etkisini kaybedecek bir enerji ışını göndermiyordu. Bunun yerine enerjiyi dar bir hat boyunca yoğunlaştırıyordu. Tesla, bu sayede sistemin uçakları düşürebilecek ve insanları anında öldürebilecek kadar güçlü olacağını ileri sürmüştü.

tesla ölüm ışını
Aslında, bu yeni cihaz Tesla’nın yaşamının son on yıllarına hükmedecekti. Tesla, ölüm ışınının işe yaradığına dair hiçbir zaman fazla kanıt sağlamadı. 

Tesla’ya göre bu buluş, bir ülkenin çevresinde ulusal bir enerji çiti oluşturmayı mümkün kılacaktı. Bu savunma hattından geçen her düşman yok edilecekti. Ancak Tesla, buluşunun barışçıl bir amaca hizmet etmesini umuyordu. Orduların başka bir ülkeye saldırmasını imkânsız hâle getirerek savaşları tamamen ortadan kaldırabileceğine inanıyordu.

Ancak Tesla’nın idealist düşleri ciddi bir engelle karşılaştı: Projeyi finanse etmek isteyen kimse yoktu. Amerika Birleşik Devletleri ve Sovyetler Birliği dâhil olmak üzere çeşitli hükümetlere başvurdu, fakat hiçbiri bu fikir için para ayırmadı. Üstelik Tesla’nın maddi durumu giderek kötüleşiyordu. Böylesine büyük ölçekli bir “ölüm ışını” tasarımını parasız hayata geçirmek de pek mümkün değildi.

Buna rağmen Tesla, 1937 yılında Yugoslavya Büyükelçiliği’nde düzenlenen bir toplantıda dikkat çekici bir açıklama yaptı. Buluşunun yalnızca mümkün olduğunu söylemekle kalmadı, onu çoktan inşa ettiğini de ileri sürdü. Hatta birkaç ay içinde dünyaya tanıtacağını açıkladı.

Fakat Tesla gerçekten bir ölüm ışını yaptıysa bile dünya onu asla görmedi. Aynı yılın ilerleyen aylarında, karşıdan karşıya geçerken bir arabanın çarpması sonucu ağır yaralandı ve tam olarak iyileşemedi. 1943’te, uzun süredir yaşadığı New Yorker Oteli’nde hayatını kaybetti.

Ölüm Işınına Ne Oldu?

Tesla’nın ölüm haberi üzerine Amerikan yetkilileri kısa sürede otele geldi ve odasında başka ülkelerin eline geçmesini istemedikleri herhangi bir buluş olup olmadığını araştırdı. Resmî açıklamaya göre kayda değer hiçbir şey bulunamadı. O hâlde geriye şu soru kaldı: Teleforce’a ne oldu?

Nikola Tesla'nın Ölüm Işını İle İlgili Gizem Çözüldü mü?
Ölüm ışını ya da Tesla’nın deyimiyle ‘teleforce’un gücünü duyan tüm ordular, bu silahı üretmek için çalışmalara başladı. Hatta birçoğu Tesla’nın taslak çizimlerini kullanarak ölüm ışınını hayata geçirmeyi denedi. Sonucunda bu kimin eline geçerse geçsin çok büyük bir güç demekti.

Tesla gerçekten böyle bir silah yaptıysa ve kimse onu almadıysa, onu nereye koymuş olabileceğine dair elde açık bir ipucu yoktur. Dahası, eğer elinde çalışan bir sistem varsa, bunu neden kamuoyuna hiç göstermediği de ayrı bir soru olarak kalır.

Her ne kadar böyle bir aygıt geliştirdiğine dair kesin bir kanıt bulunmasa da İngiliz mucit Harry Grindell Matthews, 1924’te İngiliz Hava Bakanlığı’na “ölüm ışını” adını verdiği bir sistemi satmaya çalışıyordu. Matthews, bu sistemin uzak mesafedeki uçakları düşürebileceğini öne sürüyordu. Ölüm ışını makinesi icat ettiğini iddia edenler arasına 1934’te İspanyol mucit Antonio Longoria da dahil oldu.

Nikola Tesla'nın Ölüm Işını İle İlgili Gizem Çözüldü mü?
Antonio Longoria, 1934’te bir ölüm ışını olduğunu iddia etti.

II. Dünya Savaşı sırasında Mihver Devletleri, “ölüm ışını” olarak adlandırılan silahlar geliştirmek için birden fazla girişimde bulundu. Örneğin Japon İmparatorluğu, “Ku-Go” adını verdikleri bir tasarım üzerinde çalıştı. Bu tasarımda, büyük bir magnetronda üretilen mikrodalgaların silah olarak kullanılması amaçlanıyordu.

Bu arada Almanya’da da iki ayrı proje yürütüldü. Bunlardan biri, Schiebold adlı araştırmacının öncülük ettiği ve bir parçacık hızlandırıcı ile berilyum çubuklarına dayanan bir çalışmaydı. İkinci proje ise Dr. Rolf Widerøe yönetiminde Dresden Plazma Fiziği Laboratuvarı’nda geliştirildi. Ancak laboratuvar Şubat 1945’te bombalandı. Aynı yılın nisan ayında, savaş sona yaklaşırken, cihaz Amerikan ordusunun eline geçti.

Sonuç Olarak

Tesla gerçekten bir ölüm ışını geliştirdiyse ve kimse ona el koymadıysa, aygıtı nereye koymuş olabileceğine dair elimizde hiçbir ipucu yoktur. Üstelik böyle bir sistemi gerçekten çalışır hâle getirdiyse, bunu neden hiçbir zaman kamuoyuna göstermediği de açık değildir.

Aslında “ölüm ışını”, Tesla’nın geliştirdiğini iddia ettiği ancak varlığı hiçbir zaman kanıtlanamayan tek buluş değildi. Onun bazı tasarımları, kâğıda dökülmüş mühendislik projelerinden çok zihninde şekillenen büyük fikirler olarak kaldı. Bu nedenle Teleforce’un da hiçbir zaman çalışır bir silaha dönüşmemiş olması güçlü bir olasılıktır.


Kaynaklar ve ileri okumalar


Size Bir Mesajımız Var!

Matematiksel, matematiğe karşı duyulan önyargıyı azaltmak ve ilgiyi arttırmak amacıyla kurulmuş bir platformdur. Sitemizde, öncelikli olarak matematik ile ilgili yazılar yer almaktadır. Ancak bilimin bütünsel yapısı itibari ile diğer bilim dalları ile ilgili konular da ilerleyen yıllarda sitemize dahil edilmiştir. Bu sitenin tek kazancı sizlere göstermek zorunda kaldığımız reklamlardır. Yüksek okunurluk düzeyine sahip bir web sitesi barındırmak ne yazık ki günümüzde oldukça masraflıdır. Bu konuda bizi anlayacağınızı umuyoruz. Ayrıca yazımızı paylaşarak da büyümemize destek olabilirsiniz. Matematik ile kalalım, bilim ile kalalım.

Matematiksel

Bunlar da ilgini çekebilir

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir