Lüsid (Lucid) Rüya Nedir? Bilinçli Rüya Görmek Mümkün müdür?

Neredeyse hepimiz, her gece alışkın olduğumuz gerçeklik düzeyinden son derece farklı, çoğunlukla kontrol edilemez bir âlemde kendimizi buluyoruz. Bahsettiğimiz alem elbette rüya alemi. Rüyaların ne olduğu, neden ortaya çıktığı, nasıl çalıştığı gibi sorular, zihinlerimizi asırlardır meşgul ediyor. En çok merak edilen de bilinçli rüya, berrak rüya yani Lucid rüya nedir sorusunun cevabı gibi gözüküyor.

Rüyalar ile ilgili ilk bilimsel açıklamaları 19. yüzyılın sonlarında psikanalizin kurucusu Sigmund Freud ve analitik psikolojinin babası Carl Jung yaptı. Her ikisi de bağlam açısından farklı anlamlar taşısa da rüyalarda baskın olan gücün bilinçdışı olduğuna karar verdiler. Çoğu zaman, bilinçli zihin düşünme sürecimize hükmeder. Ancak, gece derin bir uykuya daldığımızda bilinçdışı zihin ortaya çıkar. Bilinçaltı zihni çalışırken görmek, “rüya görmek” dediğimiz şeydir.

Bilinçli Rüya Görmek Yani Lucid Dream Nedir?

Hiç rüya görmeye başlayıp aniden bir rüyada olduğunuzu fark ettiğiniz oldu mu? Hiç rüyanızın kontrolünü ele geçirmeyi başardınız mı? Bunlardan herhangi birine cevabınız “evet” ise, lucid rüya denilen şeyi deneyimlemiş olabilirsiniz. Lucid rüya olarak tanımlanan bilinçli rüyalar, kişinin rüya gördüğü sırada, rüya gördüğünün farkında olması hâline verilen addır. Yani bu rüyalar esnasında bir rüyada olduğumuzu biliyoruz.

Bir araştırma ekibi açık kaynak kodlu, giyilebilir bir cihaz üzerinde çalışıyor. Bu cihaz sayesinde rüyaları çeşitli şekillerde izleyebilmek onlarla etkileşime geçmek ve hatta rüyaların kontrolünü sağlamak hedefleniyor. Dormio adlı eldiven benzeri bu cihaz, kullanıcının hangi uyku durumunda olduğunu algılayabilen bir dizi sensörle donatılmış durumda.

Lucid Rüyanın Tarihi

Bir rüya sırasında rüya durumlarının farkındalığı ile ilgili ilk yazılı kayıt Yunan filozof Aristoteles tarafından tanımlandı. Rüyalar Üzerine adlı çalışmasında, rüya görme durumunun bir farkındalık durumuna ulaştığını anlattı. Bu fenomen binlerce yıl önce ilk kez gözlemlenip tarif edilmiş olsa da, bilim insanları konuyu on dokuzuncu yüzyıla kadar dikkate almadı. Son birkaç on yıla kadar, araştırmacılar bilinçli bir rüya sırasında neler olduğunu incelemek için nesnel bilimsel yöntemler kullanmadılar.

1960’larda ve 1970’lerde yapılan araştırmalar, Lucid rüyaların REM uykusuyla ilişkili olduğunun keşfedilmesine neden oldu. Günümüzde hala bu rüyalar sırasında beyinde neler olup bittiğinden tam olarak emin değiliz. Ancak bu esnada beyinlerimizin normalde uyanıkken olduğu gibi gama dalgaları yaydığını biliyoruz. Bu dalgalar da beynin tüm birimlerini harekete geçiriyor.

 
Bu rüyaların ortak özelliği, rüyanın içinde gerçekten garip şeyler olsa bile, gerçekmiş gibi görünmesidir. İnsanlar ancak uyandıktan sonra bunun bir rüya olduğunu anlarlar. Bununla birlikte, berrak bir rüya görürken, olanların gerçek olmadığının ve bir rüyanın içinde gerçekleştiğinin farkına varılır. 

2016’da yapılan bir araştırmaya göre, insanların yaklaşık %23’ü ayda bir veya daha fazla bilinçli rüya deneyimi yaşıyor. Bu tür bir rüya deneyimi ile ilgili en heyecan verici fikir ise elbette kontrol etme olasılığının bulunması. Uzun bir süre bir fenomen olarak kabul edilen bilinçli rüyalar hakkında yapılan araştırmalar giderek artıyor. Konu hakkında detayları anlatmaya devam etmeden önce uyku ve rüyalar hakkında bazı temel bilgileri aktarmamız gerekiyor.

Rüya Görmek Nedir?

Rüya görmek için gerekli koşullardan biri bilinçli zihnin hareketsizliğidir. Uyuduğumuzda, bilinçli zihin mutlaka uykuda değildir. Rüyalar hakkında gerçekleştirilen ilk büyük araştırma 1953 yılında, uykudaki deneklerin beyin dalgalarının kayda geçirilmesiyle yapıldı.

Araştırmada yaklaşık olarak her 90 dakikada bir uyanık konuma geçtiğimiz anlaşıldı. Ancak bu esnada elbette uyuyorduk. Ancak zihinsel aktivitemiz bunun tersini söylüyordu. Süreçte rastlanan, gözlerdeki ani hareketler nedeniyle uykunun bu evresine, hızlı göz hareketli uyku anlamına gelen REM (Rapid Eye Movement) denir.

Araştırmacılar REM uykusundaki denekleri uyandırdıklarında net olarak rüyalarını hatırladıklarını gördüler. Bu sonuçlar, REM’in rüya görülen bir evre olduğunu gösterdi. Günümüzde uykunun toplamda 90 dakika kadar süren beş evreden oluştuğunu ve her gece bu evreleri 4-5 kere tekrar ettiğimizi biliyoruz.

REM uykusu sırasında çeşitli fizyolojik değişiklikler de meydana gelir. Kalp atış hızımız ve nefes alışımız hızlanır. Kan basıncımız yükselir ve vücut sıcaklığımızı etkin bir biçimde düzenleyemeyiz. Beyin aktivitemiz, uyanık olduğumuz zamankiyle aynı seviyede olmasına rağmen vücudun geri kalanı felç durumundadır.

Paralize olmamızla rüyalar arasında da tuhaf bir bağlantı vardır. Kaslardan doğan hareket gücünü kaybettiğimiz an rüyalarda özgürlüğümüz başlar. Uyku felcine neden olan şeyse beyin kökünden motor nöronlara yayılan glisin adli bir amino asittir. Bu esnada birini uyandırmaya çalışırsanız işiniz kolay değildir.

Ne Zaman Rüya Görürüz?

Bilinçli zihin bizi horlamakla meşgul ettiği zamanlarda uyanıktır. Başka bir deyişle, horlarken rüya görmek mümkün değildir.

Araştırmalar ayrıca insanların REM dışı evrelerde de rüya gördüğünü göstermiştir. Bilim insanları henüz bu REM dışı rüyaların kaynağını kesin olarak bilmiyorlar. Bu durumu bilinçli zihnin kontrolünü kaybetmesine bağlıyorlar. Ancak Rem dışı rüyaların genellikle olumlu, kendimizi iyi hissetme potansiyeline sahip olduğunu, bunun aksine REM uykusu esnasında gördüğümüz rüyaların da derinlerdeki korkularımızın açığa çıkmış hali gibi olduğunu düşünüyorlar.

Rüyaları incelemek zordur. Çünkü insanlar genellikle uyandıktan sonra ayrıntıları unutur. Bir kişi REM uykusu sırasında uyandırılırsa rüyalarını diğer evrelere kıyasla çok daha fazla hatırlar. Herhangi bir rüyanın %50’sinin 5 dakika içinde, yaklaşık %90’ının ise 10 dakika içinde unutuyoruz.

Bilinçli Rüyalar Görmemiz Mümkün mü?

Gelecek sadece uzayın derinliklerine değil zihnimizin derinliklerine doğru ineceğimiz bir yolculuk olmaya doğru değişim gösteriyor. Bilim-kurgu filmlerin konuları da gittikçe gündelik hayatın konuları olmaya başlıyor. Bu konulardan birisi de rüyalarımızı kontrol etmek gibi gözüküyor.

Rüyalarımızı kontrol etme yeteneği, çoğumuzun sırf zevk için edinmeye çalıştığı bir beceridir. Ancak berrak rüya, uyku sırasında ortaya çıkan birçok “anormal” deneyimden biridir. Lucid rüyaların istek dâhilinde tetiklenebileceğine dair kısıtlı da olsa kanıtlar vardır. Bazı insanlar, neredeyse her uykuya dalışlarında bilinçli rüya başlatabilmektedir. Fakat bunun nasıl mümkün olduğu tam netleşmiş durumda değildir.

İnternette size bunu başarmanız için çeşitli önerilerde bulunan web siteleri ile karşılaşmanız olasıdır. Gerçekten de bu tarz rüyalar, bir kişinin günlük hayatta yapamayacağı şeyleri deneyimlemesinin ve keşfetmesinin harika bir yolu olurdu.

Ne var ki bu rüyaların istemli olarak deneyimlenebileceğini gösteren bilimsel bulgular çok kısıtlıdır. Dolayısıyla lucid dream gerçektir ancak bunu basit bir kaç teknik ile deneyimlemenizin mümkün olduğunu söylemek için elimizde henüz yeterince bilimsel bulgu bulunmamaktadır.

Son bir not düşelim. Araştırmalar, tüm rüyalarını hatırlayan kişilerin berrak rüya görme olasılığının çok daha yüksek olduğunu göstermiştir. Rüyalarınızı uyandığınız zaman bir yere yazacak kadar hatırlayamıyorsanız, bu muhtemelen rüyalarınızın çok canlı olmadığı anlamına gelir. Bu nedenle berrak rüyalar görmek sizin için çok daha zor olacaktır.



Kaynaklar ve İleri Okumalar:

Matematiksel

Sibel Çağlar

Merhabalar. Matematik öğretmeni olarak başladığım hayatıma 2016 yılında kurduğum matematiksel.org web sitesinde içerikler üreterek devam ediyorum. Matematiğin aydınlık yüzünü paylaşıyorum. Amacım matematiğin hayattan kopuk olmadığını kanıtlamaktı. Devamında ekip arkadaşlarımın da dahil olması ile kocaman bir aile olduk. Amacımıza da kısmen ulaştık. Yolumuz daha uzun ama kesinlikle çok keyifli.
Başa dön tuşu