Tarih

Bir Renk Dünyayı Nasıl Biçimlendirdi? Mor Rengin Tarihi

Eğer bir zaman makinesi yapıp 16. yüzyıl İngiltere’sine geri dönmeyi başarırsanız kesinlikle üzerinizde mor renkli bir kıyafet bulunmamasına özen gösterin. Bunun nedeni Kraliçe I. Elizabeth’in, kraliyet ailesinin yakın üyeleri dışında, mor renk giyilmesini yasaklamasıydı. Gerçekten de mor renk yüzyıllardır kraliyet, güç ve zenginlik ile ilişkilendirilmiştir. Bu durum, 18 yaşındaki bir kimya öğrencisinin tesadüfi keşfinin bize mor rengi verdiği ve dünyada devrim yarattığı 1856 yılına kadar devam etmiştir. Peki ama mor rengi bu kadar özel kılan şey nedir? Ayrıca bir boyanın keşfi dünyayı nasıl değiştirdi? Kısaca mor rengin tarihçesine göz atalım.

Kraliçe I. Elizabeth’in Sumptuary Kanunları, kraliyet ailesinin yakın akrabaları dışında kimsenin mor giymesini yasaklar, bu nedenle renk yalnızca kullanıcının zenginliğini değil, aynı zamanda 
kraliyet statüsünü de yansıtır 
.

Fenikeliler Zamanında Mor Rengin Üretimi

Bir zamanlar mor boya yaygın olarak Lübnan’ın Akdeniz kıyısında yer alan Tyre şehrinden elde ediliyordu. ( Bugünkü adıyla Sur şehri.) Yunanlılar bu bölgeye mor renkten esinlenerek Phoenicia, yani “Mor diyarı” anlamına gelen “Fenike” adını vermişlerdi. Tyrian mor boyası ilk olarak MÖ 16. yüzyılda Fenikeliler tarafından burada üretildi. Mor pahalı bir renkti. MS 1. yüzyılda Roma’da, bir pound Tyrian mor boyası, Romalı bir askerin yıllık maaşının yaklaşık yarısına veya günümüz bir elmas yüzüğün maliyetine eşdeğerdi. Bunun nedeni de elde edilmesinin çok zor olmasıydı. Boyanın kaynağı aşağıda görselini gördüğünüz Akdeniz’de bulunan yırtıcı deniz salyangozlarının ürettiği bir özsıvıydı.

Murex salyangozu endokrin bezlerinden mor mukus salgılar. O dönemlerde boya üreticileri sadece 1 gram mor boya elde etmek için on binlerce yumuşakçayı toplamak zorunda kalırdı. Daha sonra bu canlıların salgı bezlerini çıkartır ve yaklaşık 10 gün boyunca kaynatılırdı. Uzun işlemden sonra tencerede kalan, boya yapmak için kurutulması ve ezilmesi gereken kokulu bir yapışkan maddeydi.

Mor rengin üretimi esnasında yok edilen tek canlı sadece bu yumuşakçalar değildi. Aynı sıralarda, dünyanın başka bir köşesinde, İnkalar, cochineals adı verilen bir böceği kurutup ezerek mor boya elde ettiler. Bu süreç, Tyrian morunun üretiminden daha kolay olsa da, yine de arka plandaki emek fazlaydı. Tüm bunların sonucunda da mor renk pahalı bir boya olmaya devam etti. Bunun sonucunda bir kumaşa gereğinden fazla para ödemeyi yalnızca zengin yöneticiler göze aldı. Zamanla mor renk Roma, Mısır ve Pers’in imparatorluk sınıflarıyla ilişkilendirildi. Mor aynı zamanda maneviyatı ve kutsallığı temsil etmeye başladı. Çünkü bu rengi giyen eski krallar ve kraliçeler genellikle tanrılar veya tanrıların torunları olarak düşünülürdü.

1800’lerde, Britanya dünyayı fethederken, bu imparatorluğun birçok insanı tropik iklimlerde sivrisineklere maruz kaldıktan sonra sıtmadan muzdaripti. Mevcut tek çare, Güney Amerika’daki chinchona ağacından elde edilen kinindi. İngiltere’deki bilim insanları yapay kinin sentezlemek için çalışmaya başladı.

Mor Rengin Tarihinde Bir Dönüm Noktası: William Perkin ve Sentetik Mor Rengin Keşfi

1856’da August Hoffman adlı bir kimyager, kömür katranından kinin elde edip edemeyeceğini düşündü. Kinin elde etme çalışmalarına 18 yaşındaki William Perkin’de dahil oldu. Sonuçta Perkin kinin elde edemese de hiç beklemediği bir sonuca ulaştı. Bir gün anilin ile çalışmalarını yaparken potasyum bikromat ile tepkimesinden çökelti oluştuğunu gördü. Sonrasında çökelti rengini değiştirmek adına karışıma etanol ekledi ve mor rengi elde etti. Bu renge “Mauve” adını verdi. Bu rengin aynı zamanda ipeği boyadığını fark ettiğinde aslında sentetik boyayı bulmuştu. Bu boyanın adına da “Mauvenie” koydu. Rengin adı daha sonra 1859’da mor ebegümeci çiçeğinin Fransızca adına dayanarak “leylak rengi” olarak değiştirildi.  

Perkin, elde ettiği başarının potansiyelini hemen anladı. Birkaç gün içinde Hoffman’ın gözetiminde hazırlama tekniğini mükemmelleştirdi. Boyasının patentini aldı ve sentetik bir boyayı ticarileştiren ilk kişi oldu. Bunun sonucunda yüzyıllar boyunca ilk kez, mor tekstiller sıradan insanlar için uygun fiyatlı hale geldi. Perkin’in buluşuyla birlikte mor renk de yavaş yavaş statü sembolü olmaktan çıktı ve herkesin kullandığı bir renge dönüştü.

Bu başarıdan ilham alan birçok kimyager, organik moleküllerden sentetik boyalar geliştirmeye başladı. Boyanın keşfi sadece moda endüstrisini değiştirmekle kalmadı. Aynı zamanda organik kimya endüstrisinin büyümesini de hızlandırdı. Yapay boyalar, kromozomlar ve hastalığa neden olan mikroplar gibi biyolojik örneklerin mikroskoplar altında net bir şekilde görüntülenmesini sağladı. Perkin’in icadı da kemoterapi araştırmalarında önemli bir rol oynadı.

Kaynaklar ve İleri Okumalar:

Matematiksel

Sibel Çağlar

Merhabalar. Matematik öğretmeni olarak başladığım hayatıma 2016 yılında kurduğum matematiksel.org web sitesinde içerikler üreterek devam ediyorum. Matematiğin aydınlık yüzünü paylaşıyorum. Amacım matematiğin hayattan kopuk olmadığını kanıtlamaktı. Devamında ekip arkadaşlarımın da dahil olması ile kocaman bir aile olduk. Amacımıza da kısmen ulaştık. Yolumuz daha uzun ama kesinlikle çok keyifli.
Başa dön tuşu