
Denklem çözme konusunda zorluk yaşamıyor olabilirsiniz. Ancak karşınıza çıktığında nasıl çözüleceğini ilk bakışta kestiremeyeceğiniz birçok denklem vardır. Üstelik bilim insanlarının ve mühendislerin karşılaştığı denklemlerin önemli bir kısmı da bu türden karmaşık denklemlerdir.
Böyle durumlarda denklemi düzenlemek, çarpanlarına ayırmak ya da bilinen formülleri uygulamak yeterli olmayabilir. Bu nedenle matematikte bazı denklemleri yaklaşık olarak çözmemizi sağlayan yöntemler geliştirilmiştir. Bu yöntemlerden biri de ikiye bölme yöntemidir.
İkiye Bölme Metodu Nedir?
Eğer bir fonksiyon belirli bir aralıkta sürekli ise, yani grafiğini kalemi kaldırmadan çizebiliyorsak, ve bu aralığın uç noktalarında fonksiyonun değerleri zıt işaretliyse, grafik bu iki nokta arasında x eksenini en az bir kez kesmek zorundadır. Başka bir deyişle, bu aralıkta f(x) = 0 eşitliğini sağlayan en az bir x değeri vardır.
Şimdi elimizde sürekli bir f fonksiyonu olduğunu düşünelim. Ayrıca, bu fonksiyonun [a, b] aralığında tanımlı olduğunu ve f(a) ile f(b) değerlerinin zıt işaretlere sahip olduğunu kabul edelim. Bu durumda aradığımız kökün bu aralıkta olduğunu biliriz.
Yöntemin temel fikri oldukça basittir. Önce aralığın orta noktasını buluruz. Bunun için a ve b değerlerini toplayıp ikiye böleriz: c = (a + b) / 2
Sonra f(c) değerine bakarız. Eğer f(c) = 0 ise kökü tam olarak bulmuş oluruz. Eğer f(c) sıfır değilse, bu kez hangi alt aralıkta işaret değişimi olduğuna bakarız.

- f(a) ile f(c) zıt işaretliyse kök [a, c] aralığındadır. Bu durumda b yerine c alınır.
- f(c) ile f(b) zıt işaretliyse kök [c, b] aralığındadır. Bu durumda a yerine c alınır.
Böylece başlangıçtaki aralık ikiye bölünmüş ve kökün bulunduğu daha küçük bir aralık elde edilmiş olur. Aynı işlem tekrarlandıkça aralık giderek daralır ve kökün yaklaşık değeri daha hassas biçimde bulunur.
İkiye Bölme Metodu İle İlgili Bir Örnek
Şimdi bu fikri √2 üzerinden görelim. √2’yi bulmak, x² − 2 = 0 denkleminin pozitif çözümünü bulmak anlamına gelir. Bu denklemin iki çözümü vardır: x = √2 ve x = −√2. Biz burada pozitif olanla ilgileniyoruz.

Fonksiyonda x = 1 için, f(1) = −1 ve x = 2 için ise, f(2) = 2 olur. Yani fonksiyonun değeri 1’de negatif, 2’de pozitiftir. Fonksiyon sürekli olduğuna göre, grafik 1 ile 2 arasında bir yerde x eksenini kesmek zorundadır.

Şimdi [1, 2] aralığını ikiye bölelim. Bu aralığın orta noktası 1,5’tir. Bu değeri fonksiyonda yerine yazarsak, f(1,5) = (1,5)² − 2 = 0,25 elde ederiz. Sonuç pozitiftir. Daha önce f(1) değerinin negatif olduğunu biliyorduk. Demek ki işaret değişimi 1 ile 1,5 arasında gerçekleşir. Bu nedenle aralığımız 1 < √2 < 1,5 biçiminde olur.
Artık [1, 1,5] aralığıyla çalışabiliriz. Ancak yaklaşımı iyileştirmemiz de mümkündür. Bunun için x = 1,5 değerini fonksiyonda yerine yazalım: f(1,5) = (1,5)² − 2 = 0,25. Bu değer pozitiftir.
Daha önce f(1) değerinin negatif olduğunu biliyorduk. Demek ki işaret değişimi 1 ile 1,5 arasında gerçekleşir. [1, 1,5] aralığının orta noktası 1,25’tir. Bu durumda yeni yaklaşık değerimiz √2 ≈ 1,25 olur.

Şimdi x = 1,25 için fonksiyonun değerini hesaplayalım: f(1,25) = −0,4375. Bu değer negatiftir. Daha önce f(1,5) değerinin pozitif olduğunu biliyorduk. O hâlde işaret değişimi 1,25 ile 1,5 arasında gerçekleşir. Bu nedenle √2 bu kez 1,25 < √2 < 1,5 aralığındadır.

Şimdi bu yeni aralığı da ikiye bölelim. [1,25, 1,5] aralığının orta noktası 1,375’tir. Bu durumda yeni yaklaşık değerimiz √2 ≈ 1,375 olur. Bir adım daha ilerleyelim. x = 1,375 için, f(1,375) = −0,109375 elde ederiz. Bu değer de negatiftir.

f(1,5) pozitif olduğuna göre işaret değişimi 1,375 ile 1,5 arasında gerçekleşir. Dolayısıyla √2 artık daha dar bir aralıktadır: 1,375 < √2 < 1,5. Bu aralığın orta noktası ise 1,4375’tir. Böylece bir sonraki yaklaşık değerimiz √2 ≈ 1,4375 olur.
İkiye Bölme Metodu Ne Zaman Kullanılmalıdır?
Elbette elde ettiğimiz değer √2’nin tam değeri değildir. Ancak her adımda aralık yarıya indiği için, kökün bulunduğu bölge giderek daralır. Daha küçük aralıklarla çalıştıkça hata payımız da küçülür. Bu nedenle ikiye bölme yöntemi, yeterince çok adım uygulandığında √2’yi ya da başka karekökleri istediğimiz hassasiyette yaklaşık olarak hesaplamamızı sağlar.
Elbette bu yöntem, böyle yaklaşık değerler bulmanın en hızlı yolu değildir. Ancak ikiye bölme yönteminin güzelliği sadeliğinde yatar. Yalnızca temel aritmetik işlemler kullanarak karekökler için, daha genel olarak da sürekli fonksiyonların kökleri için oldukça hassas yaklaşık değerler elde edebiliriz.
Bugün teknolojik araçlar sayesinde bir sayının karekökünü bulmak için çoğu zaman yalnızca bir düğmeye basmamız yeterlidir. Fakat ikiye bölme yöntemi, o düğmeye bastığımızda bilgisayarın bizim adımıza ne tür bir düşünme sürecini gerçekleştirdiğini anlamamıza yardımcı olur. Başka bir deyişle, sonuçtan çok sonuca nasıl yaklaşıldığını görmemizi sağlar.
Yazının devamında ayrıca göz atmak isterseniz. Matematik İspatlarıyla Bilgisayar Programlarını Birleştiren Derin Bağlantı: Curry-Howard Yazışması Nedir?
Kaynaklar ve ileri okumalar
- Rivaie, Mohd & Fakhri, Muhammad & Hayati, Nujma & Ramli, Nurul & Jusoh, Ibrahim. (2017). The n-th section method: A modification of Bisection. Malaysian Journal of Fundamental and Applied Sciences. 13. 10.11113/mjfas.v0n0.577.
- Wikipedia contributors. (2025, October 31). Bisection method. In Wikipedia, The Free Encyclopedia. Retrieved 10:32, November 5, 2025, from https://en.wikipedia.org/w/index.php?title=Bisection_method&oldid=1319728336
Matematiksel



