Biyoloji

Yemek Yemeden Ve Su İçmeden Kaç Gün Yaşayabiliriz?

İnsan vücudu yiyecek eksikliğine haftalarca dayanabilirken susuzluk çok daha kısa sürede yaşamı tehdit eder. Peki bu süreleri hangi koşullar belirler?

İnsan bedeninin sınırları çoğu zaman kesin sayılarla anlatılır. Havasız birkaç dakika, susuz birkaç gün, yiyeceksiz birkaç hafta… Bu tür ifadeler akılda kolay kalır; ancak gerçeği yalnızca kabaca yansıtır.

Çünkü insanın açlığa ya da susuzluğa ne kadar dayanabileceğini tek bir sayı belirlemez. Ortam sıcaklığı, nem, fiziksel hareket, yaş, sağlık durumu ve vücudun enerji depoları bu süreyi büyük ölçüde değiştirir. Aynı koşullarda bulunmayan iki insan, yiyecek ve su eksikliğine aynı biçimde tepki vermez.

Üstelik açlık ile susuzluk vücudu aynı yoldan etkilemez. Yiyecek azaldığında beden enerji kullanımını değiştirir ve kendi depolarına yönelir. Su eksildiğinde ise kan dolaşımından böbreklere, vücut sıcaklığından hücrelerin çalışmasına kadar pek çok sistem kısa sürede zorlanmaya başlar.

Bu nedenle “Bir insan yemek yemeden ve su içmeden kaç gün yaşayabilir?” sorusunun tek ve kesin bir cevabı yoktur. Yine de vücudun açlık ve susuzluk sırasında nasıl davrandığını inceleyerek bu sınırların neden bu kadar değişken olduğunu anlayabiliriz.

Bir İnsan Su İçmeden Kaç Gün Yaşar?

Bu soruya kesin bir sayı vermek kolay değildir. Çünkü bir insanın susuzluğa ne kadar dayanacağı bulunduğu ortama ve sağlık durumuna göre değişir. Serin bir yerde dinlenen biriyle sıcak altında yürüyen biri aynı hızda su kaybetmez. Ateş, kusma ve ishal gibi durumlar da susuzluğu çok daha tehlikeli hâle getirir. Bu nedenle sık sık duyduğumuz “İnsan susuz üç gün yaşar” sözü kesin bir kural değildir.

Vücut, günlük su ihtiyacını içeceklerden, yiyeceklerden ve metabolik süreçlerden karşılar; bu suyu başta idrar olmak üzere terleme, solunum ve dışkı yoluyla kaybeder.

Vücudumuz gün boyunca nefes alırken, terlerken ve idrar yaparken su kaybeder. Su içmediğimizde beden önce bu kaybı azaltmaya çalışır. Daha az idrar üretir, susama hissini artırır ve hareketlerimizi yavaşlatır. Ancak su kaybı sürdükçe ağız kuruluğu, baş ağrısı, halsizlik ve baş dönmesi ortaya çıkar.

Bir süre sonra kan dolaşımı yavaşlar, vücut sıcaklığını denetlemek zorlaşır ve böbrekler görevini yapmakta güçlük çeker. Susuzluk devam ederse organlar zarar görmeye başlar.

Bir İnsan Yemek Yemeden Kaç Gün Yaşar?

Bir insanın yemek yemeden ne kadar yaşayacağını da kesin bir sayıyla açıklayamayız. Vücuttaki yağ miktarı, sağlık durumu, yaş, ortam sıcaklığı ve kişinin su içip içmediği bu süreyi değiştirir. İnsan su alabildiği sürece yiyeceksizliğe susuzluktan çok daha uzun süre dayanabilir. Ancak bu durum, uzun süren açlığın güvenli olduğu anlamına gelmez.

Önce karaciğer ve kaslarda depoladığı şekeri kullanır. Bu kaynak azaldıkça enerjisini büyük ölçüde yağlardan sağlamaya başlar. Aynı zamanda kaslardaki proteinleri de parçalar.

Vücut zamanla enerji harcamasını azaltır; kalp daha yavaş atar, vücut sıcaklığı düşer ve kişi daha az hareket etmek ister. Bu değişimler yaşam süresini uzatsa da, bedenin giderek güçten düşmesini engelleyemez.

Bu etkileri gösteren en önemli çalışmalardan biri Minnesota Açlık Deneyi’dir. Araştırmacılar, II. Dünya Savaşı sırasında 36 sağlıklı erkeğin aldığı kaloriyi yaklaşık altı ay boyunca ciddi biçimde azalttı.

Minnesota Açlık Deneyi daha doğrusu Minnesota Yarı-Açlık Deneyi, 19 Kasım 1944 tarihinde Minnesota Üniversitesi’nde başladı.

Katılımcılar bu sürede belirgin ölçüde kilo verdi; güçsüzlük, üşüme, içe kapanma ve sürekli yemek düşünme gibi sorunlar yaşadı. Deney, uzun süreli yetersiz beslenmenin yalnızca bedeni değil, ruh hâlini ve davranışları da etkilediğini gösterdi.

Bu konuda en sık verilen sıra dışı örneklerden biri Angus Barbieri’dir. Barbieri, 1960’lı yıllarda doktorların düzenli takibi altında 382 gün boyunca katı yiyecek tüketmedi. Başlangıçta yaklaşık 207 kilogram olan Barbieri, bu süreçte 125 kilogram vererek yaklaşık 82 kilograma düştü.

Angus Barbieri eski pantolonuyla kilo kaybını gösteriyor

Ancak, bu süre boyunca su, vitamin, mineral ve gerekli görülen diğer destekleri aldı. Dolayısıyla bu vaka, insanın hiçbir destek almadan aylarca aç yaşayabileceğini değil, özel koşulların ve tıbbi gözetimin hayatta kalma süresini ne kadar değiştirebildiğini gösterir.

Açlık grevleri ise çok farklı koşullarda gerçekleşir ve ölümle sonuçlanabilir. İrlandalı yazar ve siyasetçi Terence MacSwiney, İrlanda Bağımsızlık Savaşı sırasında tutuklandı. Hapishanede başlattığı açlık grevini 74 gün boyunca sürdürdü ve 25 Ekim 1920’de yaşamını yitirdi.

MacSwiney’nin ölümü, açlığa dayanma süresinin kişiden kişiye ve içinde bulunulan koşullara göre büyük ölçüde değişebileceğini gösteren en bilinen tarihsel örneklerden biridir.

Sonuç olarak

Bir insanın yemek yemeden ve su içmeden ne kadar yaşayacağını kesin bir süreyle açıklamak mümkün değildir. Yine de bu konu, “üçler kuralı” adı verilen basit bir genellemeyle akılda kalacaktır. Bu kurala göre insan oksijensiz yaklaşık üç dakika, susuz üç gün ve yiyeceksiz üç hafta yaşayabilir. Ancak bu süreler kesin biyolojik sınırlar değil, yalnızca kaba tahminlerdir.


Kaynaklar ve ileri okumalar

  • Elliott B, Mina M, Ferrier C. Complete and Voluntary Starvation of 50 days. Clin Med Insights Case Rep. 2016 Aug 11;9:67-70. doi: 10.4137/CCRep.S39776. PMID: 27547044; PMCID: PMC4982520.
  • Here’s The Longest People Have Survived Without Air, Food, Water, Sunshine, or Sleep. Yayınlanma tarihi: 10 Haziran 2016. Kaynak site: Science Alert. Bağlantı: Here’s The Longest People Have Survived Without Air, Food, Water, Sunshine, or Sleep
  • Müller MJ, Enderle J, Pourhassan M, Braun W, Eggeling B, Lagerpusch M, Glüer CC, Kehayias JJ, Kiosz D, Bosy-Westphal A. Metabolic adaptation to caloric restriction and subsequent refeeding: the Minnesota Starvation Experiment revisited. Am J Clin Nutr. 2015 Oct;102(4):807-19. doi: 10.3945/ajcn.115.109173. Epub 2015 Sep 23. PMID: 26399868.

Matematiksel

Sibel Çağlar

Kadıköy Anadolu Lisesi’nin ardından Marmara Üniversitesi İngilizce Matematik Öğretmenliği bölümünden mezun oldum. Matematiksel.org’un kurucusu olarak matematik, bilim ve düşünce alanlarında içerik üretmeye devam ediyorum.

Bunlar da ilgini çekebilir