Uygun Adım Yürüyen Askerler Köprülerin Çökmesine Neden Olabilir mi?

Hiçbir zaman şehir efsanelerinin gücünü hafife almayın. Bazı efsaneler bazen o kadar yaygınlaşır ki yönetmeliklerde bile yer alır. Bunlardan bir tanesi de askerler ve köprüler arasındaki bir ilişki ile ilgilidir. Uzun zamandan beri yürüyüş halindeki tüm askeri birimlerinin bir köprüden geçerken uygun adım yürüyüşü bırakmaları istenmektedir. Bunun nedeni 1831 yılında meydana gelen bir köprü kazası ile ilgilidir. idi.

12 Nisan 1831’de 60. piyade bölüğünün yetmiş dört mensubu arazideki talimlerinin ardından kışlalarına dönüyordu. Bunun için İngiltere, Salford yakınlarındaki Broughton Asma Köprüsü’nden geçmeleri gerekiyordu. 1826’da tamamlanan köprü, Avrupa’da inşa edilen ilk asma köprülerden biriydi. Türünün ilk örneklerinden olan Broughton Köprüsü bölgede bir gurur kaynağıydı. Köprü, Lancashire’daki Broughton ve Pendleton arasında bulunan Irwell Nehri’ni bağlıyordu.

Ancak bölük köprüyü geçerken köprü çöktü. Neyse ki suyun derinliği yarım metre kadar olduğundan küçük çaplı yaralanmalarla kazayı atlatmışlardı. Hikayeye göre, birliklerin senkronize yürüyüşü köprünün tam doğru frekansta titreşmesine neden olmuştu. Bunun devamında bu da köprünün çökmesi ile sonuçlanmıştı. Sonrasında ordu, yürüyüş yapan tüm birimlere talimat gönderdi. Bu talimatta askerlerden köprülerden geçerken yürüyüş düzenlerini bozmaları ve rasgele yürümeleri istenmekteydi.

Gerçek sonraları anlaşılacaktı. Bu köprünün çökmesinin nedeni rezonans ve yürümekte olan askeri kıtalarla ilgili değildi. Yapılan incelemelerinin ardından, zemin ankrajına bağlı destek zincirlerinden birini koruyan büyük cıvatalardan birinin koptuğunu fark ettiler. Köprüyü askıda tutan zincirleri sağlama alan diğer cıvataların pek çoğunun da ya bükülmüş ya da çatlamış olduğu anlaşıldı.

Aslında köprü yapımı esnasında mühendis Eaton Hodgkinson zincirlerin sağlamlığı konusunda şüpheleri olduğunu ve yerine monte edilmeden evvel test edilmesinin yararlı olacağını dile getirmişti. Ancak bu sağduyulu öneri pek de dikkate alınmamıştı. Kısacası köprünün çökmesi teknik bir hataydı. Ne var ki benzer bir ikinci kaza, köprülerin uygun adım yürüyen askerlerin yarattığı rezonans sonucunda çökebileceği mitini güçlendirdi.

Angers Asma Köprüsü’nün Çöküşü

-Basse-Chaîne Köprüsü olarak da adlandırılan Angers Köprüsü, Fransa’nın Angers kentindeki Maine Nehri üzerinde bir asma köprü idi. Joseph Chaley ve Bordillon tarafından tasarlandı ve 1836 ve 1839 arasında inşa edildi. Köprü 16 Nisan 1850’de çöktü,

Angers Asma Köprüsü’nün Fransa’da 16 Nisan 1850’de çöktü. Bu esnada 500 kişilik birkaç taburdan oluşan bir müfreze kuvveti köprüden geçiyordu. Bu kaza ne yazık ilki kadar sorunsuz atlatılmadı. Kaza sonucunda toplamda 226 asker yaşamını yitirdi. Aslında askerler daha önceki emire uymuş ve yürüyüş düzenini bozmuşlardı. Ancak buna rağmen, yürüyüşün neden olduğu mekanik rezonans bir kere daha olayın sorumlusu olarak görüldü. Sonrasında yapılan incelemeler ilk kaza ile benzer bir sonuca vardı. Kopuk kabloların bağlantı noktalarında aşınmalar vardı. Bu köprünün çöküşü de bir kere daha mekanik bir hatanın sonucunda gerçekleşmişti.

Tacoma Narrows Asma Köprüsü’nün Çöküşü

Sonrasında da bir çoğumuzun daha yakından bildiği 1940 yılında Tacoma Narrows Asma Köprüsü’nün çöküşü gerçekleşti. Bu köprüde yürüyen kimse yoktu. Ancak bu sefer de köprünün çöküşününe rüzgarın neden olduğu rezonans olduğu iddia edildi. Çöküşle ilgili daha sonra yapılan bir araştırma, köprünün çökmesine neden olan şeyin rüzgarın etkisiyle ortaya çıkan bir bükülme hareketi olduğunu belirledi. Burulma titreşimi olarak adlandırılan bu durum, yolun bir tarafının yukarı çıkmasına ve diğer tarafın aşağı inmesine neden olmuştu. Devamında köprüyü destekleyen çelik asma halatlardan biri koptu. 

Bir Köprü Rezonans Nedeni İle Gerçekten Yıkılabilir mi?

Yukarıda aktardığımız köprü çöküşlerinin her birinin kendine özgü çökme nedeni vardı. Yani bu çökmelerin rezonans teorisiyle bir ilişkisi bulunmuyor gibiydi. Ancak konu uzun süre tartışılacaktı. Hatta Efsane Avcıları adlı TV programı bu hikayeyi ilk incelediklerinde bunun yanlış olduğunu düşündüler. Bununla birlikte, ilerleyen süreçte bir düzeltme ile bu efsaneyi “makul” olarak yeniden sınıflandırdılar. Ancak bunun gerçekleşmesi için koşulların tam olarak denk gelmesi gerekir. Ancak bu imkansız demek değildir.

Titreşebilen tüm nesnelerin doğal bir salınım frekansı vardır. Bir cetvelin bir ucunu masa üzerine sabitler ve boşta kalan ucu aşağıya doğru bastırıp aniden serbest bırakırsanız, cetvel, malzemeye, boyutuna ve şekline bağlı olarak doğal frekans ile titreştirecektir. Rezonans, titreşebilen bir nesneye harici bir salınım kuvveti uygulandığında meydana gelir. Ancak rezonans çok hassas bir kuvvettir. Bir frekansın, nesnenin doğal frekansıyla eşleşmesini sağlamak için çok özel şartlar gerekir. 

Kaynak son derece güçlü olmalı, kuvvet darbeleri çok kesin bir frekansta gönderilmelidir ve buna müdahale eden başka hiçbir frekans olmamalıdır. Tüm bu gereksinimler, askerler tamamen adım adım bir köprüde yürüdüklerinde karşılanabilir mi? Cevap evet ama askerlerin bu frekansı yakalama şansı çok çok azdır. İşte bu nedenle askeri birlikler, her ihtimale karşı, köprüden geçerken uygun adım yürümeyi bırakırlar.



Kaynaklar ve ileri okumalar:


Dip not:

Matematiksel, tamamen gönüllü bir ekip tarafından 2015 yılından beri yürütülen, Türkiye’de matematiğe karşı duyulan önyargıyı azaltmayı hedefleyen, öğretmenler tarafından kurulmuş bir bilim platformudur. Bu sitenin tek kazancı sizlere göstermek zorunda kaldığımız reklamlardır. Yüksek okunurluk düzeyine sahip bir web sitesi barındırmak ne yazık ki oldukça masraflıdır. Bu konuda bizi anlayacağınızı umuyoruz. Ayrıca yazımızı paylaşarak da büyümemize destek olabilirsiniz. Matematik ile kalalım, bilim ile kalalım.

Sibel Çağlar

Merhabalar. Matematik öğretmeni olarak başladığım hayatıma 2016 yılında kurduğum matematiksel.org web sitesinde içerikler üreterek devam ediyorum. Matematiğin aydınlık yüzünü paylaşıyorum. Amacım matematiğin hayattan kopuk olmadığını kanıtlamaktı. Devamında ekip arkadaşlarımın da dahil olması ile kocaman bir aile olduk. Amacımıza da kısmen ulaştık. Yolumuz daha uzun ama kesinlikle çok keyifli.
Başa dön tuşu